Gökova susamı tarladan ihracata hazırlanıyor
Muğla'nın Ula ilçesinde, özellikle Akçapınar ve Akyaka mahallelerinde yetiştirilen Gökova susamında hasat sezonu başladı. Bölgenin rüzgarı ve denizden gelen nem, ürüne kendine özgü bir aroma kazandırırken üretim tamamen geleneksel yöntemlerle yürütülüyor. Altın sarısı tarlalar, ürünün olgunlaştığını gösteriyor ve bölge üreticileri için hasat yılın en kritik dönemini oluşturuyor.
Hasat süreci ve üretim yöntemleri:
Üreticiler, susam bitkileri tarlada elle sökülüp istiflendikten sonra doğal şartlarda yaklaşık 21 gün kurutuyor. Ardından bitkiler elle çırpılarak taneler ayrılıyor ve elekten geçirilerek satışa hazır hale getiriliyor. Bu süreçte teknoloji yerine el işçiliği ön planda; ürünün tamamı geleneksel yöntemlerle işleniyor. Üreticiler, susuz tarım yöntemiyle ve gübresiz olarak yetiştirdikleri susamın 'organik' niteliğini vurguluyor.
Pazar talepleri ve fiyat beklentileri:
Gökova susamının en büyük alıcılarından biri Japonya. Japon mutfağında suşi yapımında yoğun kullanılan susam, tüccarlar aracılığıyla her yıl bölgeden satın alınarak ihraç ediliyor. 2025'te sarı susamın ihracat fiyatı kilosu 4.70 dolar (yaklaşık 230 TL) olarak kaydedildi. Bu yıl için fiyatlar henüz resmen açıklanmamış olmakla birlikte, 2026 iç pazar beklentisi perakende için 200 TL, toptan için 180 TL civarında.
Üreticiler, talebin hem yurt içinden hem de yabancı alıcılardan yoğun olduğunu belirtiyor. Nilgün Sarıoğlu, 'Bu organik doğal. Toprağın altı nemli olduğu için tarlamızda yetişiyor. Denizin tuz havasını alıyor. Talep oluyor çok, isteyen oluyor, perakende çok isteyen oluyor. Kilo kilo. Evet evet, yabancılar hep kilo kilo alıyorlar. Japonlar Suşhi'de kullanıyor' diye konuştu.
İş gücü sorunları üretimi zorluyor:
Gökova susamının üretiminde en büyük sıkıntılardan biri işçi bulunamaması. Hasat ve elle işleme yoğun emek gerektirdiğinden, üreticiler uzak köylerden gelen işçilere ihtiyaç duyuyor; kimi üreticiler 80–90 kilometre uzaklıktaki Köyceğiz kırsal mahallelerinden işçi temin ediyor. 20 yıldır üretim yapan Adem Akyüz, 'El işi, hep el işi. Yok, işçi de yok. İşçi de yok, bulunmuyor' sözleriyle sorunu özetliyor.
Gökova susamı, bölgenin iklimi ve geleneksel üretim teknikleri sayesinde hem yerel ekonomiye katkı sağlıyor hem de suşi gibi uluslararası mutfaklarda yer alarak dış pazarlarda tanınırlık kazanıyor. Ancak sürdürülebilir üretim için işgücü temini ve pazar fiyatlarındaki gelişmeler takip edilmeye devam edecek.
Altın susamın Japonya yolculuğu başlıyor