germiyan’da eski bir kapı nuran erden’in fırçasıyla mahalle hafızasına dönüştü

Çeşme Germiyan’da Nuran Erden, teyzesine ait eski dam kapısını hayat ağacı, servi ve cami sembolleriyle renklendirerek bölgenin hafızasını canlandırdı.

Yayın Tarihi: 06.10.2026 15:32
Güncelleme Tarihi: 06.10.2026 15:32

germiyan’da eski bir kapı nuran erden’in fırçasıyla mahalle hafızasına dönüştü

Bir dam kapısı, bir mahallenin hikâyesi

Çeşme'nin Germiyan Mahallesi sokaklarını renklendiren duvar resimleriyle tanınan sanatçı Nuran Erden, bu kez yıllarca bir damın kapısı olarak kullanılmış eski bir kapıya hayat verdi. Teyzesine ait olan kapı, uzun süre koyun, keçi, eşek ve beygirin geçtiği, üretimin ve umudun somutlaştığı bir mekânın kapısıydı; Erden bu geçmişi fırçasıyla yeniden görünür kıldı.

Kapının sembollerle yeniden okunması:

Erden, kapıya işlediği motiflerde hayat ağacı, servi ve cami gibi öğelere yer vererek hem bireysel anılara hem de ortak kültürel belleğe dokundu. Sanatçı, hayat ağacının yaşamı; servinin mezarlıkla ilişkilendirilen geçmiş ve ölümü simgelediğini belirtiyor. Bu seçimin, kapının taşıdığı işlevsel geçmişle duygusal anlamını birbirine bağladığı öne çıkıyor.

Sanatın yerel belleğe katkısı:

Erden, kapıyı boyarken yaptıklarını şöyle özetliyor: "Bana göre o damda yetişen koyun, keçi, eşek, beygir ne varsa o insanın umuduydu. ‘Bu sene iki tane doğurdu, üç tane doğurdu, sütü olacak, peyniri yapılacak’ diye düşünülürdü. O kapı bana göre umudun olduğu bir kapı. Senelerce orada durmuş, insanlara hizmet etmiş. Başkası baktığında belki hiçbir özelliğini göremeyebilir ama benim için çok kıymetli."

Bu ifadeler, eserin yalnızca estetik bir müdahale olmadığını; aynı zamanda mahallenin ekonomik ve duygusal hafızasını koruyan bir araç olduğunu gösteriyor. Eski kapı, Erden’in renkleriyle Germiyan’ın kolektif belleğini anlatan bir objeye dönüştü.

Karşılaşılan önyargılar ve sanatın sınırları:

Sanatçının çalışması, bölgeyi ziyaret eden çocuklar ve yetişkinlerle kurulan diyaloglara da vesile oldu; fakat Erden bazı önyargılarla da karşılaştığını aktarıyor. Bir ziyaretçinin cami motifini sorgulaması üzerine Erden, esprili bir dille "En sonunda, ‘Oraya bir katedral mi çizseydim?’ dedim" diyor. Benzer şekilde bir öğretmenin "Sen katedrali nereden biliyorsun?" sorusu, sanatın ve bilginin görünür kültürle ilişkisine dair dikkat çekici bir örnek oluşturuyor. Erden bu durumu, "Bu önyargıları hâlâ yıkamadık, belki de kolay kolay yıkamayacağız" sözleriyle özetliyor.

Bu bakış açıları, yerel sanatın yalnızca görsel dönüşüm olmayıp sosyal algılar ve kimlik tartışmaları için bir alan açtığını gösteriyor. Erden’in kapıya yüklediği anlam, hem geçmişe bir saygı hem de güncel bir söylem üretme çabası olarak okunabilir.

Sonuç olarak, yıllarca işlev görmüş bir dam kapısı, Nuran Erden’in müdahalesiyle Germiyan’ın hafızasını taşıyan, üzerinde yaşam, ölüm ve ibadet imgelerinin birlikte okunduğu bir sanat eserine dönüştü. Erden, çalışması hakkında, "Benim için bu kapı çok özel. Alışılmış, eski bir kapıydı ama onu süsleyince başka bir anlam kazandı. Güzel oldu" diyerek duygusunu paylaşıyor; kapı artık hem görünür bir hatıra hem de mahalleye gelenlerin sorularını ve tartışmalarını beraberinde getiren bir simge haline geldi.

ÇEŞME’NİN GERMİYAN MAHALLESİ’NDE EVLERİN DUVARLARINA YAPTIĞI RESİMLERLE MAHALLENİN ÇEHRESİNİ...

ÇEŞME’NİN GERMİYAN MAHALLESİ’NDE EVLERİN DUVARLARINA YAPTIĞI RESİMLERLE MAHALLENİN ÇEHRESİNİ RENKLENDİREN VE GERMİYAN’IN TANITIMINA KATKI SAĞLAYAN NURAN ERDEN, BU KEZ YILLARCA BİR DAMIN KAPISI OLARAK KULLANILAN ESKİ BİR KAPIYI SANATLA BULUŞTURDU

Yazar
EDİTÖR

Ali Yıldırım

Ben Ali Yıldırım, 31 yaşındayım, İstanbul. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin gece editörüyüm. Siz uyurken ben gelen haber akışını yönetir, manşetleri belirlerim. Stres altında çalışmaya alışkınım ama ekibi ayakta tutan espriler de benden çıkar.