Kas-iskelet tümörlerinin uyarıcı belirtileri:
Kas-iskelet sistemi tümörleri kemik, kas, kıkırdak ve bağ dokularından köken alabilir ve iyi ya da kötü huylu formda görülebilir. Kötü huylu olanlara 'sarkom' denir; nadir olmakla birlikte çocuklardan ileri yaştaki yetişkinlere kadar geniş bir yaş spektrumunu etkileyebilir.
Gece ağrısı en belirgin sinyaldir:
Acıbadem Bursa Hastanesi Ortopedi Uzmanı Prof. Dr. Reşit Sevimli bu gruptaki en tipik belirtinin inatçı, dinlenmeyen ve özellikle gece uykudan uyandıran kemik ve kas ağrıları olduğunu vurguluyor. Hastalar sıklıkla bu ağrıları spor yaralanması, basit incinme veya çocuklarda 'büyüme ağrısı' olarak değerlendiriyor; ancak ağrı dinlenmeyle geçmiyor veya giderek şiddetleniyorsa tetikte olmak gerekiyor.
Giderek büyüyen kitleler ve patolojik kırık:
Ağrının yanı sıra kol, bacak veya gövdede fark edilen, zamanla büyüyen şişlikler ve kitleler de önem taşıyor. Bazı olgularda belirti yokken küçük bir travma sonrası kemikte ani kırık gelişebilir; bu duruma tıp dilinde patolojik kırık deniyor ve arkasından tümör teşhisi konabiliyor.
Tedavi yaklaşımları ve cerrahideki yenilikler:
Geçmişte kemik kanserlerinde uzvun kesilmesi daha sık gündeme gelirken, günümüzde cerrahi, radyoloji ve onkolojideki gelişmeler tedavi anlayışını değiştirdi. Prof. Dr. Sevimli, güncel uygulamalar sayesinde hastaların yüzde 90'dan fazlasında uzuv koruyucu cerrahi uygulanabildiğini belirtiyor. Temel hedef, tümörü tamamen temizlerken hastanın kendi uzvunu korumak ve ameliyat sonrası fonksiyonlarını sürdürmesini sağlamak.
Kalıp dışı çözümler: kişiye özel implant ve navigasyon:
Tümör çıkarıldıktan sonra oluşan boşluk çeşitli yöntemlerle doldurulabiliyor; kemik bankası greftleri, hastanın kendi kemikleri veya modüler tümör protezleri bunlardan bazıları. Son yıllarda 3 boyutlu yazıcı teknolojisi sayesinde leğen kemiği ya da omurga gibi zor bölgeler için hastanın tomografi görüntülerine uygun, kişiye özel titanyum implantlar üretilebiliyor. Cerrahide kullanılan navigasyon sistemleri de tümörlü dokunun hassas çıkarılmasına katkı sağlıyor.
Biyopsi ve multidisipliner yaklaşımın önemi:
Prof. Dr. Sevimli, tedavide en kritik iki unsurun erken tanı ve doğru planlanmış biyopsi olduğunu vurguluyor. Kas-iskelet sistemi tümöründen şüphelenildiğinde rastgele yapılan cerrahi müdahale veya hatalı biyopsi, hastanın uzuv koruma şansını olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle şüphe durumunda mutlaka ortopedik onkoloji alanında uzman merkezlere başvurulmalı; tedavi planı ortopedik onkoloji, tıbbi onkoloji ve radyoloji gibi disiplinlerin ortak değerlendirmesiyle oluşturulmalıdır.
Erken tanı, hem hastalığın kontrol altına alınması hem de hastanın fonksiyonlarını koruması açısından kritik öneme sahiptir. Gece uykudan uyandıran, dinlenmeyen veya giderek şiddetlenen kemik ve kas ağrılarında uzman görüşü almak gecikmemelidir.
SPOR YARALANMASI, İNCİNME YA DA ÇOCUKLARDA "BÜYÜME AĞRISI" SANILARAK ÖNEMSENMEYEN, ANCAK DİNLENMEYLE GEÇMEYEN VE ÖZELLİKLE GECELERİ UYKUDAN UYANDIRAN KEMİK VE KAS AĞRILARI, NADİR GÖRÜLEN KAS-İSKELET SİSTEMİ TÜMÖRLERİNİN BELİRTİSİ OLABİLİYOR.