Gece horlaması ihmal edilmemeli: uyku apnesi belirtilerine dikkat

Gece horlama, nefes durması ve gündüz aşırı uyku hali uyku apnesinin habercisi olabilir; tanı için polisomnografi ve risk değerlendirmesi ile uygun tedavi gerekir.

Yayın Tarihi: 21.10.2026 10:08
Güncelleme Tarihi: 21.10.2026 10:08

Gece horlaması ihmal edilmemeli: uyku apnesi belirtilerine dikkat

Horlama ve uyku apnesi nasıl ilişkilidir?

Medical Park Ataşehir Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Emre Oymak, gece uyurken görülen horlama, nefes durması ve boğulur gibi uyanma ataklarının uyku apnesi açısından önem taşıdığını vurguluyor. Horlama, üst solunum yollarının daralmasıyla hava akışının yarattığı titreşim sonucu ortaya çıkabiliyor; ancak tek başına her horlama hastalık anlamına gelmiyor.

Op. Dr. Oymak, "Horlamanın sıklığı, uyku sırasında solunum durmalarının olup olmadığı ve kişinin gündüz kendini nasıl hissettiği önem taşıyor" diyerek, eşin uyku sırasında nefesin durduğunu fark etmesi veya kişinin sık sık boğulur gibi uyanmasının uyku apnesi şüphesini artırdığını belirtiyor.

Belirtiler ve günlük yaşam etkileri

Uyku apnesinde solunumun tekrarlayan şekilde kesintiye uğraması uykunun bölünmesine yol açar. Bunun sonucunda gündüz aşırı uyku hali, belirgin yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve sabah baş ağrısı gibi şikâyetler sık görülür. Dr. Oymak, uyku sırasında dokulara ulaşan oksijen miktarının azalmasının ve uykunun sık sık bölünmesinin kişinin dinlenmesini engellediğini vurguluyor.

Uzun vadeli sağlık riskleri

Tedavi edilmeyen uyku apnesinin kalp ve damar sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olabilir. Op. Dr. Oymak, "Uyku sırasında oksijen seviyesinin düşmesi ve tekrarlayan uyanmalar, kan basıncında değişikliklere ve hipertansiyon riskinde artışa yol açabilir" diyerek, bazı hastalarda kalp ritmi bozukluklarının görülebileceğine dikkat çekiyor. Bu nedenle belirtilerin göz ardı edilmemesi önem taşıyor.

Risk faktörleri ve yaşam tarzı önerileri

Fazla kilo, boyun çevresindeki yağ dokusunun artmasıyla üst solunum yolunu daraltarak horlamayı ve apneyi kötüleştirebilir. Ayrıca alkol, sakinleştirici ilaçlar, burun tıkanıklığı ve sırt üstü yatma pozisyonu şikâyetleri artıran faktörler arasında sayılıyor. Dr. Oymak, bu etkenlerin değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Yaşam tarzı değişiklikleri bazen semptomları hafifletebilir: özellikle kilo verme, uyurken yan pozisyon tercih etme ve alkol tüketiminden kaçınma öneriliyor. Sigara ve uyku öncesi sakinleştirici maddelerin kullanımının da gözden geçirilmesi tavsiye ediliyor. Ancak bu önlemler uyku apnesinde tıbbi değerlendirme ve tedavinin yerini tutmaz.

Tanı ve tedavi süreci

Horlama şikâyetiyle başvuran hastalarda öncelikle ayrıntılı öykü alınır ve kulak burun boğaz muayenesi yapılır. Risk faktörleri (fazla kilo, burun tıkanıklığı, üst solunum yolunun yapısal özellikleri) değerlendirilir. Gündüz aşırı uyku hali, belirgin yorgunluk veya tanıklı nefes durması varsa uyku apnesi olasılığı düşünülür.

Tanıyı netleştirmek için gerekli görülen hastalarda polisomnografi adı verilen uyku testi uygulanır. Test sonuçlarına göre yaşam tarzı değişiklikleri, uyku sırasında kullanılan cihazlar veya uygun hastalarda cerrahi tedavi seçenekleri değerlendirilebilir. Op. Dr. Oymak, horlamaya nefes durmalarının eşlik etmesi durumunda mutlaka değerlendirme yapılması gerektiğini vurguluyor.

Sonuç olarak, gece horlaması tek başına basit bir sorun gibi görünse de nefes durmaları, gündüz yorgunluğu veya eşin fark ettiği solunum kesintileri varsa uzman değerlendirmesi ve gerekirse polisomnografi önemlidir.

KULAK BURUN BOĞAZ UZMANI OP. DR. EMRE OYMAK

KULAK BURUN BOĞAZ UZMANI OP. DR. EMRE OYMAK

Yazar
EDİTÖR

Elif Çelik

Selam! Ben Elif Çelik, 22 yaşındayım ve Bursa'dan bağlanıyorum. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin en genciyim, yeni mezun oldum. Enerjim süper! Sosyal medya trendleri, sokak röportajları ve gençliğin nabzını tutan konular bende. Bu işe bayılıyorum!