Çırağan Sarayı'nda adalet çağrısı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çırağan Sarayı'nda düzenlenen Uluslararası Adalet Zirvesi'nde uluslararası hukukun ve adalet mekanizmalarının işleyişine dair kapsamlı eleştirilerde bulundu. Zirvede ele alınan uluslararası insancıl hukuk, enerji dönüşümü hukuku, dijital dünyada adalet ve göç yönetimi başlıklarının günümüz için kritik olduğunu belirten Erdoğan, adalet kavramının evrensel tanımına dair görüşlerini paylaştı.
Konuşmasının başında adaletin; haklıya hakkının teslim edilmesi, güçsüzün güçlüye ezdirilmemesi ve mazlumu zalimden koruma kudreti olduğunu vurgulayan Erdoğan, kanun önünde eşitliğin, mükafat ve mücazat dengesinin ve hakların korunmasının adaletin temel koşulları olduğunu ifade etti.
Küresel sistemin zaafları:
Erdoğan, Birleşmiş Milletler düzeyindeki temsil, işlev ve meşruiyet eksikliklerine dikkat çekti. San Francisco'da imzalanan ve günümüz sisteminin hukuki temelini oluşturan Birleşmiş Milletler Şartı'nın uluslararası barış ve güvenliğin korunmasını amaçladığını anımsatan Cumhurbaşkanı, mevcut yapının veto imtiyazına sahip beş ülkenin kararlarına bağımlı olmasının adil ve sürdürülebilir olmadığını söyledi.
Uluslararası mahkemelerin kararlarının uygulanmaması, anlaşmaların hükmünü yitirmesi ve uluslararası hukukun fiilen askıya alınmış olması gibi sorunların sistemin işleyişini ciddi şekilde zaafa uğrattığını belirten Erdoğan, bu tespitlerin polemik değil, yüzleşilmesi gereken gerçekler olduğunu vurguladı.
Gazze: 'dünyanın en büyük toplama kampı':
Erdoğan, İsrail'in Gazze'deki uygulamalarını sert sözlerle ele aldı. Konuşmasında, Gazze'de son üç yıldır sivillerin vahşice öldürüldüğünü, çoğunun çocuk ve kadın olduğunu ve 74 binden fazla Gazzelinin yaşamını yitirdiğini söyledi. Savaşta bile dokunulmaması gereken okulların, üniversitelerin, hastanelerin ve ibadethanelerin hedef alındığını kaydetti.
Gazze'yi tanımlarken, "Gazze, kendini uluslararası hukukun üstünde gören, kibirli, radikal ve öldürmeye doymayan bir soykırım şebekesi tarafından dünyanın en büyük toplama kampına dönüştürüldü" sözlerine yer verdi. Erdoğan, geçen yıl ülkemizin katkılarıyla tesis edilen ateşkesin Filistinli tarafın riayet etmesine rağmen İsrail tarafından binlerce kez ihlal edildiğini belirtti ve ateşkesin yürürlüğe girdiği 11 Ekim 2025'ten bu yana bin 500 Filistinlinin daha katledildiğini, 5 binden fazla kişinin yaralandığını aktardı.
Ayrıca Batı Şeria'daki yasa dışı yerleşim faaliyetleri, Kudüs'teki kutsal mekanlara yönelik baskınlar ve tarihi statülerin değiştirilme girişimlerine değindi. Erdoğan, bu tablo karşısında uluslararası toplumun yeterli tepkiyi vermediğini ve yargı ile yaptırım mekanizmalarının gerektiği şekilde işletilmediğini söyledi.
Türkiye'nin adım ve taahhütleri:
Erdoğan, Türkiye'nin Gazze konusundaki tutumunu somut adımlarla gösterdiğini belirtti: Uluslararası Adalet Divanı'nda müdahillik başvurusu, İsrail ile ticari işlemlerin tamamen durdurulması ve küresel su mut filosuna yönelik silahlı saldırının faillerine yönelik olarak kırmızı bülten talepleri bunlar arasında sayıldı. Cumhurbaşkanı, bu adımları Türkiye'nin hukuka ve mazlumlara yönelik sorumluluğunun bir parçası olarak sundu.
Konuşmasında "Dünya 5'ten büyüktür" ve "daha adil bir dünya mümkündür" ifadelerini tekrarlayan Erdoğan, Türkiye'nin mazlumların sesi olmaya devam edeceğini; bulunduğu her platformda güçsüzlerin, gariplerin, yoksulların hak ve hukukunu savunacağını kaydetti.
Sınır aşan suçlar ve adli işbirliği:
Erdoğan, uluslararası suç coğrafyasının artık tek bir ülkenin sınırlarıyla sınırlı olmadığına dikkat çekti. Teknolojinin; elektronik para kuruluşları, kripto varlıklar, soğuk cüzdanlar ve sosyal medyanın suç örgütleri tarafından etkin kullanıldığını belirterek, sınır aşan suçlarla mücadelenin başarılı olması için ülkeler arası işbirliğinin şart olduğuna işaret etti.
Bu kapsamda Türkiye'nin ilk dokuz aylık dönemde 294 kişinin iadesini sağladığı ve çeşitli aramalar kapsamında 736 kişinin ülkeye getirildiğini aktaran Cumhurbaşkanı, hukukun dışına çıkan hiç kimsenin dünyanın hiçbir yerinde rahat etmemesi gerektiğini vurguladı.
Erdoğan, uluslararası mahkeme kararlarının uygulanmadığı, uluslararası iradenin yansımadığı bir sistemin meşru ve hakkaniyetli olamayacağını söyleyerek, küresel adalet mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini yineledi ve katılımcılardan işbirliği çağrısında bulundu.
Konuşma, Türkiye'nin hem bölgesel hem de küresel düzeyde adalet ve insan hakları konusundaki iddiasını ve bunu destekleyecek hukuki ve siyasi adımları sürdürme kararlılığını bir kez daha ortaya koydu.
CUMHURBAŞKANI RECEP ERDOĞAN, ÇIRAĞAN SARAYI'NDA DÜZENLENEN ULUSLARARASI ADALET ZİRVESİNE KATILDI.