Ev duvarlarını el işçiliğiyle süsleyen alçı ustası

Sapanca'da çatı tamircisiyken hobi olarak başladığı alçı rölyeflerini mesleğe dönüştüren Yakup Seyisoğlu, el işçiliğiyle hazırladığı eserleri internetten ve yerinde binlerce liraya satıyor.

Yayın Tarihi: 22.10.2026 11:53
Güncelleme Tarihi: 22.10.2026 11:53

Ev duvarlarını el işçiliğiyle süsleyen alçı ustası

Atölye bir çatı ustasının ellerinde doğdu:

Sakarya'nın Sapanca ilçesinde çatı tamirciliği yaparken hobi olarak başladığı alçı rölyef çalışmalarıyla tanınan Yakup Seyisoğlu, tavus kuşu figürüyle başlayan ilginin ardından sanatını mesleğe dönüştürdü. Yaptığı dekoratif sıva uygulamaları ve rölyef tablolarla kısa sürede sipariş almaya başlayan usta, eserlerini hem müşterilerin ev ve iş yerlerinde hem de internet üzerinden satışa sunuyor.

Başlangıç ve dönüşüm:

Seyisoğlu, Sapanca'da bir villa inşaatında çalışırken yaptığı bir figürün beğenilmesinin ardından işin yön değiştirdiğini anlatıyor: "Bu iş bana ciddi bir derecede gelir sağladı. Ben bunu hobi olarak yapıyordum." Tanıştığı bir kadın sayesinde profesyonel siparişler almaya başladığını; evlerin içindeki taş desen, sıvalara görseller gibi uygulamalarla işini genişlettiğini söylüyor.

Çalışma yöntemi ve zorlukları:

Usta, mesleği Çinliler ve Japonların vasıtasıyla keşfettiğini ve Türkiye'de bu işi yapan çok az kişi olduğunu vurguluyor. Kimi ustaların resim çizip kalıp kullandığını, kendisinin ise tamamen el işçiliğiyle çalıştığını belirtiyor: "Ben ne resim yaparım ne de kalıp koyarım, bende el işçiliği hastalığı var." Gözlerinin ağrıdığını ama ince detaylar için emek gerektiğini aktaran Seyisoğlu, basit görünen bir elma kabartmasının bile en ince ayrıntısına kadar uğraştırdığını anlatıyor.

Fiyatlandırma, satış ve üretim kapasitesi:

Yüzün üzerinde eseri bulunan usta, tablolarını modeline ve işçiliğine göre fiyatlandırıyor. Eserleri zaman zaman binlerce liraya alıcı buluyor. Siparişleri hem internet üzerinden alıyor hem de müşterinin mekanında çalışmayı tercih ediyor; yerinde çalışmanın izlenme ve etkileşim açısından daha iyi olduğunu söylüyor: "Birilerinin bir şey yaparken izlemesi işin en iyi tarafı." Ayrıca üretim kapasitesinin sınırlı olduğuna değinerek, "Ayda 2-3 taneden fazla sipariş almam" diyor.

Seyisoğlu'nun hikâyesi, geleneksel el işçiliğinin kişisel tutku ve sabırla nasıl ticari bir değere dönüşebileceğine dair somut bir örnek sunuyor; nadir kalan bir zanaatın, detay odaklı çalışma ve internetin sunduğu erişimle yeniden hayat bulduğunu gösteriyor.

Parmaklarının ucunda alçı sanata dönüşüyor

Parmaklarının ucunda alçı sanata dönüşüyor

Yazar
EDİTÖR

Mehmet Yılmaz

Ben Mehmet Yılmaz, 28 yaşındayım. İstanbul'dayım. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin hırslı araştırmacı gazetecisiyim. Masa başında durmayı sevmem; sahada, meclis koridorlarında, siyasi kulislerde gerçeklerin peşindeyim. İdealist biriyim ve işimi ciddiyetle yaparım.