Eşinin emanetini hiç bırakmayan anne: 33 yıllık fedakârlığın öyküsü

Hatay'da yaşayan Nimet Atıcı, eşinin vefatı sonrası yüzde 98 engelli oğlu Cengiz'e hayatını adadı; onu hiç kimseye vermiyor, bakımı tek başına üstleniyor.

Yayın Tarihi: 11.10.2026 10:23
Güncelleme Tarihi: 11.10.2026 10:27

Eşinin emanetini hiç bırakmayan anne: 33 yıllık fedakârlığın öyküsü

Hatay'ta bir anne, hayatını engelli oğluna adadı

Hatay Defne ilçesi Dursunlu Mahallesi'nde yaşayan Nimet Atıcı, evliliğinin 5'inci ayında trafik kazasında hayatını kaybeden eşinin kendisine emanet bıraktığı oğlu Cengiz Atıcı'a ömrünü adadı. 1993 doğumlu ve %98 ağır engelli olan Cengiz'in bakımını 33 yıldır tek başına üstlenen anne, gününün tamamını oğlunun ihtiyaçlarına ayırdığını anlatıyor.

Günlük hayat ve bakım yükü:

Atıcı, oğlunun doğumundan itibaren ona hem anne hem baba rolü ile baktığını belirtiyor. 'Hayatım çok zor, bu evin içinde kaldım ve hiçbir yere çıkamıyorum. Oğlumu bırakıp gidemem' diyen anne, Cengiz'in ne konuşabildiğini ne yürüyebildiğini; altına yaptığını ve yemeğini kendi eliyle tutup yiyemediğini ifade ediyor. Bu yüzden tüm bakım, beslenme ve temizlik işleri üzerine düşüyor.

Cengiz zaman zaman kendi kendine zarar verdiği için anne, onu bir an olsun yalnız bırakamıyor. Atıcı, 'Bütün günüm Cengiz'le geçiyor. Ne konuşabiliyor ne yürüyebiliyor. Kendini dövüyor, sürekli onunla ilgilenmem gerekiyor' sözleriyle bakımın yoğunluğunu vurguluyor.

Ekonomik koşullar ve destekler:

Hayatını oğluna adayan Nimet Atıcı, maddi ihtiyaçlarını devletten aldığı yardımlarla karşılamaya çalıştığını belirtiyor. Evde bakım sürecinde aldığı destekler arasında engelli maaşı, bakıcı maaşı ve eşinden kalan ölüm aylığı bulunuyor. Atıcı, kocasından kalan ölüm aylığının 7 bin lira olduğunu söylüyor. Bu ödemelerle evin giderlerini ve oğlunun bakım masraflarını karşılamaya çalışsa da yaşamın zorlukları devam ediyor.

Atıcı, oğlunun ağır engel durumundan dolayı bir daha evlenmediğini belirtiyor: 'Oğlum için evlenmedim, her şeyim oğlum için ve bütün hayatımı ona adadım.' Oğluna bakmak için evden çıkamadığını, sosyal hayata katılamadığını ve yaşadığı yalnızlıktan ötürü zorlandığını aktarıyor.

Vazgeçmeme kararı ve duygular:

Anne, herhangi bir bakımevine vermeyi kesinlikle reddettiğini söylüyor: 'Bana bir daha bakım evine götürmeyi söylemeyin. Ben onu kimseye bırakmam.' Zaman zaman yaşadığı tükenmişliği 'Keşke doğmasaydım' diye dile getirse de, 'oğlum için ölmeyeyim' diyerek yaşamaya devam ettiğini ifade ediyor. Atıcı'nın sözlerinde hem derin bir sorumluluk hem de bitmeyen sevgi var.

Nimet Atıcı'nın hikâyesi, yakın takip ve sürekli bakım gerektiren ağır engelli bireylerin aileler üzerindeki yükünü, ekonomik ve psikososyal zorluklarını gözler önüne seriyor. Tek başına sürdürülen bu bakım süreci, hem ailenin imkanları hem de sosyal destek mekanizmalarının önemini bir kez daha hatırlatıyor.

CENGİZ ATICI VE ANNESİ

CENGİZ ATICI VE ANNESİ

Yazar
EDİTÖR

Meryem Özdemir

Ben Meryem Özdemir, 24 yaşındayım, Bursa'dan çalışıyorum. aksiyon.com.tr Gündem'deyim ama spesifik olarak eğitim ve sağlık politikalarındaki güncel gelişmelere odaklanıyorum. Öğrenmeye açık, meraklı ve enerjik bir yapım var.