Erken tanıdan rehabilitasyona: meme kanserinde multidisipliner bakım

Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Merkezi, radyolojiden genetiğe ve rehabilitasyona kadar uzanan multidisipliner yaklaşımla meme kanseri bakımını bütüncül sağlıyor.

Yayın Tarihi: 19.10.2026 11:49
Güncelleme Tarihi: 19.10.2026 11:49

Erken tanıdan rehabilitasyona: meme kanserinde multidisipliner bakım

Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin bütüncül yaklaşımı

Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi, meme kanseri tanı ve tedavisinde multidisipliner bir model uyguluyor. Radyoloji, genel cerrahi, patoloji, medikal onkoloji, radyasyon onkolojisi, tıbbi genetik, fizik tedavi ve psikolojik destek ekiplerinin ortak çalışmasıyla hasta odaklı planlama yapılıyor. Merkez uzmanları, farkındalık ayı vesilesiyle erken tanının önemine dikkat çekiyor ve tedavinin yalnızca bedeni değil bireyin bütününü kapsayan bir süreç olduğu vurgulanıyor.

Patoloji: doğru tanının temel yapıtaşı:

Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Filiz Aka Bolat doğru tanının tedavi planında belirleyici olduğuna dikkat çekti. "Meme biyopsisi ile alınan doku örneğinin patolojik incelemesi, yalnızca kanser tanısının konulmasını değil, tümörün türü, derecesi ve biyolojik özelliklerinin belirlenmesini de sağlar. Patolojik değerlendirme sonucu, meme kanseri tanısı konulur ise, Patoloji raporunda kanserin hangi türde olduğu, kanserin derecesi ve biyolojik ortaya konulur. Bu sonuçlar, hastanın tedavi planlanmasında önemli bir yol göstericidir. Cerrahi sonrasında ise tümörün boyutu, özellikleri ve lenf nodlarının durumu değerlendirilerek hastalığın evrelendirilmesine katkı sağlanır. Meme kanserinin tanı ve tedavisinde multidisipliner yaklaşımla radyoloji, genel cerrahi, patoloji, medikal onkoloji ve radyasyon onkolojisi gibi alanların birlikte çalışması büyük önem taşırken, patoloji bu sürecin temel yapı taşlarından biridir. Unutulmamalıdır ki farkındalık erken tanının, doğru tanı ise doğru tedavinin başlangıcıdır."

Görüntüleme yöntemleri ve tanıda doğruluk:

Radyoloji Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Hülya Özdemir erken tanıda görüntülemenin seçimindeki hassasiyetin önemini vurguladı. Tomosentez eşliğinde yapılan biyopsi, ultrasonda görünmeyen ancak mamografi veya tomosentezde saptanan şüpheli alanlardan hassas doku örneklemesi alınmasını sağlıyor. Kontrastlı mamografi, standart mamografide fark edilemeyen lezyonların tespitinde katkı sunarken, meme MR özellikle yüksek riskli kadınların taranmasında ve hastalığın yaygınlığının değerlendirilmesinde öne çıkıyor. Meme ultrasonu ise yoğun meme dokusunda mamografiyi tamamlayıcı role sahip olup, tüm yöntemlerin hastanın risk profiline göre kişiye özel planlanması gerektiğinin altı çizildi.

Genetik değerlendirme ve kişiye özel takip:

Tıbbi Genetik Uzmanı Dr. Nigar Shirinova bazı meme kanserlerinin genetik yatkınlıkla ilişkili olduğunu belirtti. 50 yaş ve altında tanı alanlar; triple-negatif meme kanseri, erkek meme kanseri, birden fazla primer meme kanseri veya belirli aile öyküsü bulunan kişilerde genetik değerlendirme gerekebiliyor. BRCA1 ve BRCA2 başta olmak üzere ilgili genlerin incelenmesi, tedavi kararlarını, kişiye özel takip planını ve aile bireylerinin risk değerlendirmesini etkileyebiliyor. Dr. Shirinova, "Farkında olun, kontrollerinizi ertelemeyin" çağrısında bulundu.

Radyoterapi: kişiye özel planlama:

Radyasyon Onkolojisi’nden Dr. Öğr. Üyesi Burak Tilki meme kanserinde cerrahi, ilaç tedavileri ve radyoterapinin ana basamaklar olduğunu belirtti. Modern planlama ve görüntüleme yöntemleri sayesinde radyoterapi, meme ve çevresindeki lenf bölgelerine yüksek doğrulukla uygulanıyor ve sağlıklı dokular mümkün olduğunca korunuyor. Tedavinin genelde ayaktan yapıldığını, ortalama 4-6 hafta sürdüğünü ve işlem sırasında ağrı hissedilmediğini; ayrıca işlem sonrası çevreye radyasyon yayılmadığını vurguladı. Uygulama süresi ve hedeflenen bölge her hasta için ayrı planlanıyor.

Rehabilitasyon ve psikolojik destek: süreç bütünlüğü:

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanı Prof. Dr. Pınar Doruk Analan tedavi sırasında ve sonrasında omuz hareketlerinde kısıtlılık, kas kuvvetinde azalma, ağrı, yorgunluk ve lenfödem gibi sorunların görülebildiğini, kişiye özel egzersiz ve manuel tedavi programlarının bu sorunların azaltılmasına ve bağımsızlığın yeniden kazanılmasına katkı sağladığını söyledi. "Meme kanserinde erken tanı hayat kurtarır. Fizik tedavi ise kanser tedavisi sürecinde ve sonrasında daha aktif, bağımsız ve kaliteli yaşamı destekler" dedi.

Psikolog Rozerin Oktay Şahan ise tanının duygusal boyutuna dikkat çekerek psikolojik desteğin hastanın sürece uyum sağlamasına, kaygıyla baş etmesine ve umut duygusunu korumasına yardımcı olduğunu belirtti. "Meme kanseri tedavisi yalnızca bedeni değil, bireyin bütününü kapsayan bir bakım sürecidir. Psikolojik destek bu sürecin önemli bir parçasıdır" diye konuştu.

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ ADANA DR. TURGUT NOYAN UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, MEME KANSERİ VAKALARINA...

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ ADANA DR. TURGUT NOYAN UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, MEME KANSERİ VAKALARINA MULTİDİSİPLİNER YAKLAŞIM İLE YAKLAŞARAK HİZMET VERİYOR.

Yazar
EDİTÖR

Elif Çelik

Selam! Ben Elif Çelik, 22 yaşındayım ve Bursa'dan bağlanıyorum. aksiyon.com.tr Gündem ekibinin en genciyim, yeni mezun oldum. Enerjim süper! Sosyal medya trendleri, sokak röportajları ve gençliğin nabzını tutan konular bende. Bu işe bayılıyorum!