Osteoporoz nedir ve kimleri etkiler:
Buldan Göğüs Hastalıkları Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Cansena Bektaşoğlu Tekin, osteoporozun metabolik bir kemik hastalığı olduğunu; düşük kemik kütlesi ve bozulmuş kemik mikromimarisinin sonucunda kemik kırılganlığının arttığını belirtiyor. Hastalık çoğunlukla belirti vermeden ilerliyor ve kırık meydana gelmeden tanı konulabiliyor. Özellikle ileri yaş ve menopoz sonrası dönemde hormon değişiklikleri, östrojen düzeyindeki düşüş nedeniyle kemik kaybının hızlanması açısından önemli rol oynuyor.
risk faktörleri ve kırık eğilimi:
Dr. Bektaşoğlu Tekin, osteoporoz gelişiminde rol oynayan diğer etkenleri genetik yatkınlık, hareketsiz yaşam tarzı, sigara, yoğun alkol tüketimi, düşük kalsiyum ve D vitamini alımı olarak sıralıyor. Omurga, kalça ve el bileği kırıkları osteoporozun sık görülen komplikasyonları arasında yer alıyor; bu kırıklar bazen minimal travmalarla ya da travmasız oluşabiliyor ve özellikle yaşlı bireylerde ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
tanı, tarama ve izlem yöntemleri:
Osteoporoz tanısında en temel yöntemlerden biri kemik mineral yoğunluğu (KMY) ölçümüdür. Uz. Dr. Bektaşoğlu Tekin, KMY ölçümünün Dual Enerji X-ray Absorbsiyometri (DEXA) yöntemiyle yapılmasının önerildiğini; bunun yanı sıra hasta öyküsü, aile geçmişi, kan testleri ve gerekirse röntgen gibi tamamlayıcı incelemelerin tanı sürecine katkı sağladığını aktarıyor.
tarama önerileri ve erken tanının önemi:
Erken teşhis, kırık riskinin azaltılmasında belirleyici oluyor. Uzman, 65 yaşını geçen kadınların ve 70 yaş üzeri erkeklerin, risk faktörü olmasa bile osteoporoz taramasından geçirilmesinin önemli olduğunu vurguluyor. Ayrıca 65 yaşın altındaki kadınlarda risk faktörü mevcutsa da tarama yapılabileceğini belirtiyor. Tanı ve düzenli izlem, tedaviye verilen yanıtın KMY ölçümleriyle değerlendirilmesini mümkün kılıyor.
tedavi ve yaşam tarzı önerileri:
Tedavi yaklaşımı, hastanın yaşı ve risk profiline göre şekilleniyor; kemik yıkımını baskılayan veya kemik yapımını uyaran tıbbi ajanlar reçete edilebiliyor. Dr. Bektaşoğlu Tekin, tedavinin temel bileşenleri arasında kalsiyumdan zengin beslenme ve hekim kontrolünde D vitamini desteği olduğunu hatırlatıyor.
Egzersiz, kemik kütlesinin korunmasında etkili bir önlem olarak öne çıkıyor. Düzenli olarak yapılan ağırlık taşıyıcı ve kas güçlendirici egzersizlerin yanı sıra yaşa ve fiziki duruma uygun yürüyüşler, aerobik aktiviteler ve mümkünse yavaş tempolu koşular öneriliyor. Ayrıca sigara ve yoğun alkol alımının kesilmesi kırık riskini azaltmada önemli adımlar arasında sayılıyor.
Sonuç olarak, osteoporoz erken tanı, uygun tedavi ve yaşam tarzı değişiklikleriyle kontrol altına alınabilir; düzenli tarama ve izlem kırıkların yol açabileceği sağlık sorunlarının önlenmesinde anahtar rol oynuyor.
BULDAN GÖĞÜS HASTALIKLARI HASTANESİ FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYON UZMANI DR. CANSENA BEKTAŞOĞLU TEKİN, OSTEOPOROZ (KEMİK ERİMESİ) HASTALIĞI, RİSK FAKTÖRLERİ, ERKEN TANININ ÖNEMİ VE TEDAVİ YÖNTEMLERİ HAKKINDA BİLGİ VERDİ.