Erken tanı için şart: belirti yokken tarama hayat kurtarıyor

Ebru Menekşe, 40 yaş ve üzerindeki kadınların yılda bir mamografi ile taranmasının erken evre meme kanserini yakalamada hayati olduğunu söyledi.

Yayın Tarihi: 02.10.2026 14:02
Güncelleme Tarihi: 02.10.2026 14:02

Erken tanı için şart: belirti yokken tarama hayat kurtarıyor

Tarama, belirti vermeyen meme kanserlerini erkenden yakalamayı hedefliyor

Acıbadem Bayındır Söğütözü ve Kavaklıdere Hastaneleri Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ebru Menekşe, meme kanseri taramalarının amacının henüz belirti vermeyen olguları daha erken evrede saptamak olduğunu vurguladı. Meme kanseri dünya genelinde kadınlarda sık görülen kanser türlerinden biri olarak kabul ediliyor ve uzmanlar erken tanının önemine dikkat çekiyor.

Menekşe, özellikle 40 yaş ve üzerindeki kadınların yılda bir kez mamografi yaptırmasının önemini belirtti. Genç yaşta görülmediği düşüncesinin yanlış olduğunu ifade ederek, "Ben daha gencim, bende meme kanseri olmaz" yaklaşımının risk değerlendirmesini yanıltabileceğini söyledi.

Risk değerlendirmesi ve aile öyküsünün rolü:

Menekşe, meme kanseri riskinin belirlenmesinde kişinin yaşı, bireysel özellikleri, aile öyküsü ve genetik yapısının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini anlattı. Aile öyküsünde özellikle genç yaşta meme kanseri, birden fazla meme veya over kanseri, iki taraflı meme kanseri ya da erkek meme kanseri öyküsünün genetik açıdan değerlendirilme gerektirdiğini vurguladı.

Değerlendirmede hem anne hem baba tarafının önemli olduğunu belirten Menekşe, aile öyküsünün olmamasının riski sıfırlamadığını; aynı şekilde ailede hastalık olması durumunun da belirli bir kişide kesin hastalık anlamına gelmediğini ifade etti.

Bazı genetik değişikliklerin riski belirgin şekilde artırabileceğine dikkat çekerek BRCA1, BRCA2, PALB2, TP53, PTEN, ATM ve CHEK2 gibi genlerdeki patojenik varyantların ilişkili olabileceğini söyledi.

Belirti ve bulguların ihmal edilmemesi:

Menekşe, memede yeni ortaya çıkan bir kitlenin önemli bir bulgu olduğunu; her kitlenin kanser anlamına gelmediğini ancak özellikle giderek belirginleşen kitlelerin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Memede şekil veya büyüklük değişikliği, ciltte içe çekilme ya da kalınlaşma, meme başında yeni içe çekilme, tek taraflı ve özellikle kanlı akıntı, portakal kabuğu görünümü ile koltuk altında yeni kitle veya şişlik gibi bulguların göz ardı edilmemesi gerektiğini kaydetti.

Menekşe, "Yeni ve açıklanamayan bir değişiklik varsa 'nasıl olsa geçer' diyerek beklemek yerine uzman hekim tarafından değerlendirilmesi gerekir" uyarısında bulundu.

Tarama yöntemleri ve doğru bilgiler:

Taramanın asıl hedefinin henüz kişinin fark etmediği kitleleri erken evrede yakalamak olduğunu söyleyen Menekşe, mamografinin en önemli tarama yöntemlerinden biri olduğunu vurguladı. Ultrasonun mamografinin doğrudan alternatifi olmadığını, ancak genç kadınlarda, yoğun meme dokusunda veya mamografide tespit edilen bir bulgunun değerlendirilmesinde tamamlayıcı rol oynayabildiğini belirtti.

"Mamografi tümörü dağıtır" şeklindeki inanışın bilimsel bir temeli olmadığını anlatan Menekşe, mamografinin memeyi sıkıştırarak dokuların üst üste binmesini azalttığını, küçük bulguların daha iyi görülmesini sağladığını ve görüntü kalitesini yükselttiğini açıkladı.

Radyasyon konusu hakkında da değerlendirme yapan Menekşe, mamografinin X-ışını kullandığını ve radyasyon dozunun sıfır olmadığını ancak kullanılan dozun oldukça düşük olduğunu söyledi. Burada önemli olanın radyasyon riskini tamamen yok saymak değil, düşük dozun muhtemel riskinin meme kanserinde erken tanının sağlayabileceği fayda ile birlikte değerlendirilmesi olduğunu belirtti.

Sonuç olarak Menekşe, düzenli taramanın ve şüpheli bulguların geciktirilmeden uzman tarafından değerlendirilmesinin erken tanı ve tedavi başarısı açısından belirleyici olduğunu vurguladı.

ACIBADEM BAYINDIR SÖĞÜTÖZÜ VE KAVAKLIDERE HASTANELERİ GENEL CERRAHİ UZMANI PROF. DR. EBRU...

ACIBADEM BAYINDIR SÖĞÜTÖZÜ VE KAVAKLIDERE HASTANELERİ GENEL CERRAHİ UZMANI PROF. DR. EBRU MENEKŞE

Yazar
EDİTÖR

Hüseyin Aydın

Ben Hüseyin Aydın, 34 yaşındayım, İstanbul'dayım. aksiyon.com.tr'nin Gündem ekibinde adliye ve hukuk muhabiriyim. Karmaşık dava dosyalarını alıp, herkesin anlayacağı şekilde sadeleştirmek benim işim. Detaylara çok önem veririm, titiz çalışırım.