Eskişehir'de atölyesini 2000'de açtı:
Eskişehir'de yaşayan seramik sanatçısı Alina Öznür, 2000 yılında kurduğu atölyesinde hem tasarım hem üretim süreçlerini bizzat yürütüyor. Kendi el emeğiyle ortaya çıkan eserlerde ağırlıklı olarak Selçuklu motifleri üzerinde çalışıyor. Öznür, bir ürünün baştan sona tamamlanmasının genellikle bir hafta ile 10 günü bulduğunu belirtiyor ve üretimin hem teknik hem de zamansal bir emek gerektirdiğine dikkat çekiyor.
üretim süreci:
Öznür'ün anlattığı sürecin ilk aşaması tasarım; ardından çamur uygulaması, şekillendirme ve kurutma geliyor. Boyama aşaması seramiğin karakterini belirliyor: bu boyalar ısıya dayanıklı ve fırınlandıkça renkleri ortaya çıkıyor. Üretimde küçük bir seramik boncuk yapmak da büyük bir tabak üretmek de benzer özen istiyor. Sanatçı, 'bir seramiği uygulamaya başlayıp şekillendirdikten sonra kurumasını bekliyorsunuz, sonrasında diğer işlemlerle bitirmesi en az bir hafta on günü alabiliyor' diyerek zaman ve sabır vurgusu yapıyor.
Atölye aynı zamanda bir sanat terapisi alanı işlevi görüyor; Öznür, ürünlerin zaman içinde kendi kendine gelişip özgün çıkış hikâyeleri oluşturduğunu söylüyor. Bu bakış, üretimin hem bireysel hem de toplumsal bir değere dönüşmesini sağlıyor.
elleri sermaye sayıyorum:
Mesleğini tutkuyla yapan Öznür, ellerini kendi sermayesi olarak görüyor ve bu yüzden onlara özen gösteriyor. 'Ben işimi çok seviyorum. Başka meslek yapabileceğimi sanmıyorum. Sanat için doğduğumu düşünüyorum,' diye konuşan sanatçı, ellerinin değerine vurgu yapıyor. Bu nedenle günlük işlerinde bile bıçak kullanmaktan kaçınıyor ve ellerine zarar gelmemesi için dikkat ediyor: 'Ellerim ile sanatımı icra ediyorum, onlar benim için değerli.'
cesaret ve tavsiye:
Öznür atölyesini maddi imkânsızlıklar içinde açtığını, fakat bunun en büyük engel olmadığını söylüyor. Başlangıçta hiç parası olmadığını, yine de yol çıktığını anlatarak genç üreticilere cesaret çağrısı yapıyor. Kendi deneyimini aktarıp, 'Param olmayabilir ama ellerim var, benim sermayem ellerim olacak' diyerek başladığını belirtiyor. Ayrıca ticari kaygılarla sanatın birleşmesinde korkunun engel olmaması gerektiğini vurguluyor ve herkese cesur olmalarını öneriyor.
Alina Öznür'ün sözleri ve uygulamaları, geleneksel motifleri çağdaş el işçiliğiyle buluşturan bir üretim anlayışının örneğini sunuyor. Emek yoğun, zaman isteyen bir süreç olan seramik üretimi, onun atölyesinde hem kişisel bir ifade hem de sürdürülebilir bir gelir kaynağına dönüşüyor; Öznür'ün 26 senedir süren atölyeciliği bunun somut göstergesi.
ESKİŞEHİR'DE YAŞAYAN ALİNA ÖZNÜR, ATÖLYESİNDE SERAMİKTEN YAPTIĞI ÜRÜNLERİN TASARIMLARINIDA YAPARAK BAŞTAN OLUŞTURUYOR. İŞİNİ SEVEREK YAPTIĞINI BELİRTEN SANATÇI, ELLERİNİ SERMAYESİ OLARAK GÖRDÜĞÜNÜ VE SANATLA UĞRAŞANLARIN ÜRETTİKLERİ ÜRÜNLERLE TİCARET YAPMAK İSTEYENLERE İSE CESARETLİ OLMALARI GEREKTİĞİ TAVSİYESİNİ VERDİ.