açılış töreninde ana mesajlar:
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni'nde yükseköğretimin erişilebilirliği, akademinin rolü ve teknoloji kaynaklı dönüşümlere ilişkin tespit ve hedeflerini paylaştı. Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'ndeki törende Erdoğan, yeni akademik yılın öğrencilere ve akademisyenlere hayırlı olmasını dileyerek ülke gündemine dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
Konuşmasında ayrıca Gazze başta olmak üzere bölgede yaşanan insanî kayıplara ve yıkıma dikkat çekerek, mazlumlarla dayanışma mesajlarını yineledi. Erdoğan, Gazze'de ve işgal altındaki Filistin topraklarında yaşamını yitirenler için '74 bin şehidimize' Cenab-ı Allah'tan rahmet diledi ve Türkiye'nin bu konuda tavrını tekrarladı.
tarih, medeniyet ve ilim mirası:
Erdoğan, ülkemizin medeniyet havzasındaki tarihi bilim üretimine vurgu yaparak Bağdat'tan İstanbul'a, Kahire'den Semerkant'a uzanan bir coğrafyada alimlerin, talebelerin ve medreselerin bilginin yayılmasında rol oynadığını hatırlattı. Bu mirastan güç almanın önemine işaret eden Erdoğan, inanç ve düşünce dünyamızdaki ilmî yaklaşımı özetlerken İmam-ı Gazali'ye atfedilen 'cevizin kabuğunu kırıp özüne inemeyen, cevizin hepsini kabuk zanneder' sözünü hatırlattı ve bilginin özünü aramanın önemini vurguladı.
yapay zekâ, bilgiye erişim ve araştırma kültürü:
Günümüzde bilgiye erişimin baş döndürücü biçimde kolaylaştığını belirten Erdoğan, özellikle yapay zekâ modelleri üzerinden kaynağa ulaşmanın araştırma sürecinde emek gerekliliğini azaltma riski taşıdığına dikkat çekti. Cumhurbaşkanı, 'Kaynağa ve bilgiye yapay zekâ modelleri üzerinden ulaşmak, araştırma sürecinde sarf edilen emeği de büyük oranda devre dışı bırakmıştır' tespitini yaparak akademide karşılaştırma, sorgulama ve eleştirel değerlendirmenin öneminin azaldığını ifade etti.
Bu çerçevede Erdoğan, akademik süreçlerde insan faktörünün korunmasının altını çizdi: hoca ile öğrenci arasındaki ilişki yalnızca bilgi aktarımı değil, deneyim paylaşımı, rehberlik ve bilimsel kültürün aktarımıdır. 'Şayet burada ana aktör insan olmazsa aktarılan bilgi de sağlıklı ve kalıcı olmaz' sözleriyle insan unsurunun merkezî önemini vurguladı.
erişim yatırımları ve somut veriler:
Erdoğan, son 24 yılda yükseköğretime yapılan yatırımları somut rakamlarla paylaştı: göreve geldiklerinde 76 olan üniversite sayısını 208'e, yurt sayısını 190'dan 877'ye ve yatak kapasitesini 182 binden 1 milyona çıkardıklarını hatırlattı. Bu adımların amacını, her gelir grubundan öğrencinin kendi şehrinde eğitim alabilmesini sağlamak olarak tanımladı.
Üniversite harçlarının kaldırılması, lisans ve lisansüstü burs miktarlarının artırılması, altyapı ve dijital imkânların güçlendirilmesi gibi uygulamaların eğitimde fırsat eşitliğini desteklediğini belirten Erdoğan, yurtta barınma desteğinin örnek uygulamalarından bahsetti. Ayrıca Türkiye'nin 6,3 milyon öğrencisi, 208 üniversitesi ve 190 bin akademik personeliyle dünyanın geniş yükseköğretim ailelerinden biri olduğunu vurguladı.
Uluslararası sıralamalara dair Erdoğan, makale ve derleme yayınları sayısında 213 ülke arasında 15. sırada olunduğunu, araştırma üniversitelerinin nitelikli yayın oranının ise %79 ile OECD ortalamasına yaklaştığını paylaştı. 2026'da 6 üniversitenin ilk 500'e girdiğini, bunlardan ikisinin ilk 300'de yer aldığını ve orta vadede en az iki üniversitenin ilk 100'e girmesinin hedeflendiğini ifade etti.
mesleki eğitim hamlesi ve istihdama yöneliş:
Erdoğan, reel sektörle uyumlu bir yükseköğretim modelinin yaygınlaştırılmasının önemine işaret etti ve Organize Sanayi Bölgesi Meslek Yüksekokulları Projesi'nin verimli sonuçlar verdiğini hatırlattı. Yeni adım olarak pilot uygulama kapsamında İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Kocaeli, Konya ve Gaziantep'te 185 mesleki ön lisans programında öğrenim gören 120 bin öğrenciyle sürecin başlatılacağını duyurdu.
Ayrıca Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen Kariyer Planlama Platformu'nun gençlerin eğitim ve istihdam bağını güçlendireceğine inandığını belirtti. Erdoğan, akademinin üçüncü misyonu olarak adlandırılan ekonomik ve toplumsal katkılara daha fazla odaklanılması çağrısında bulundu.
Konuşmasında akademide kadınların yerini de ön plana alan Cumhurbaşkanı, üniversitelerdeki kadın akademisyen oranının %47,17'ye ulaştığından memnuniyet duyduklarını ifade etti ve eğitim hayatı yarım kalan gençlere yönelik yasal düzenlemelerle üniversite kapılarının yeniden açıldığını hatırlattı.
Erdoğan, sisteme ilişkin eksikler ve suistimaller olabileceğini kabul ederek bunların düzeltilmesine, hatayı yapanların hesabının sorulmasına açık olduklarını, ancak üniversitelerin yaygınlaşmasını hedef alan politikaları toptancı eleştirilerle hedef almanın kabul edilemeyeceğini vurguladı. Konuşma, 2026 Yılı Yükseköğretim Kurulu Üstün Başarı Ödülleri'nin takdimiyle son buldu.
CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN, "BİZ SON DERECE NİTELİKLİ BİR YÜKSEKÖĞRETİM SÜRECİNİ ANADOLU'NUN DÖRT BİR YANINA ULAŞTIRDIK. HANGİ GELİR GRUBUNDAN OLURSA OLSUN BU ÜLKENİN EVLATLARI BULUNDUKLARI ŞEHİRLERDE EĞİTİM ALABİLSİN DİYE DEVLETİMİZİN İMKANLARINI SEFERBER ETTİK" DEDİ.