Bilimde dört yeni proje: L’Oréal Türkiye 132 bilim kadınını destekledi

L’Oréal Türkiye, UNESCO iş birliğiyle dört bilim kadınının yürüttüğü araştırmalara destek vererek Bilim Kadınları İçin Programı kapsamındaki destek sayısını 132’ye çıkardı.

Yayın Tarihi: 13.10.2026 18:55
Güncelleme Tarihi: 13.10.2026 18:55

Bilimde dört yeni proje: L’Oréal Türkiye 132 bilim kadınını destekledi

L’Oréal Türkiye programı 24. yılında dört projeyi destekledi:

L’Oréal Türkiye, UNESCO Türkiye Millî Komisyonu iş birliğiyle yürüttüğü Bilim Kadınları İçin Programı’nın 24. yılında dört kadın araştırmacının projelerine destek verdi. Bu adımla Türkiye’de programdan destek alan bilim kadını sayısı 132 oldu. Program, araştırmaların sürdürülmesine ve bulguların daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlamayı amaçlıyor.

desteklenen projeler ve amaçları:

Doç. Dr. Belgin Sever (Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, Farmasötik Kimya) ALS’deki zararlı protein birikimine karşı yeni ilaç adayları geliştiriyor. Projede mutant SOD1 proteinini hedefleyen moleküller önce bilgisayar ortamında taranacak, ardından laboratuvar ortamında üretim ve ALS hücre modellerinde test edilecek; amaç sinir hücrelerini koruyan tedavilere bilimsel temel oluşturmak.

Doç. Dr. Çiğdem Toparlı (ODTÜ Metalurji ve Malzeme Mühendisliği) yenilenebilir enerji depolama için su bazlı, yanıcı olmayan çinko-hava pillerinin ömrünü uzatmaya yönelik yeni anot tasarımları geliştiriyor. Proje, kullanım sırasında oluşan aşınma ve düzensiz birikimleri azaltacak tasarım değişiklikleriyle pil ömrü ve verimliliğini artırmayı hedefliyor.

Doç. Dr. Tuğçe Nihal Gevrek Civan (Gebze Teknik Üniversitesi Kimya Bölümü) düşük maliyetli filtre kâğıdını UV ile bölgesel olarak aktifleştirilebilen, kâğıt tabanlı taşınabilir analiz platformuna dönüştürmeyi amaçlıyor. Polimer kaplama ve UV aktivasyonu ile seçici bölgelerde enzim bağlanması sağlanacak; bu yaklaşım çoklu analizlere ve çevresel, gıda güvenliği uygulamalarına yönelik ucuz biyosensörler için temel sunabilir.

Prof. Dr. Zeliha Uğur Aydın (Sağlık Bilimleri Üniversitesi) dişin canlı dokusunun iyileşme kapasitesini genetik düzeyde inceliyor. Fibroblastların iltihap ve oksijen azlığı koşullarında kök hücrelerin onarım yeteneğini nasıl etkilediği araştırılacak; CRISPRi ile bazı genlerin geçici susturulması sayesinde iyileşmede rol oynayan mekanizmalar ortaya konacak.

kadın sağlığı, iş birlikleri ve programın etkisi:

Programın yanında L’Oréal Türkiye, 40. yılında EndoTürkiye ile iş birliği yaparak Kadın Sağlığı Araştırmaları Ağının kurulmasına katkı sağladı. Bu kamuya açık platform; kadın hastalıkları ve doğum uzmanları, endometriozis araştırmacıları ile beslenme, fizyoterapi, psikoloji, radyoloji, moleküler biyoloji, genetik ve biyomedikal mühendisliği gibi disiplinlerden uzmanları bir araya getirmeyi hedefliyor. Platform, güvenilir bilimsel bilgiye erişim ve disiplinlerarası iş birliğini güçlendirmek için tasarlandı.

Kadın sağlığı araştırmalarına ayrılan kaynakların kısıtlılığı sorununu da gösteren veriler paylaşıldı: ABD Ulusal Bilimler, Mühendislik ve Tıp Akademileri analizine göre 2013-2023 döneminde ABD Ulusal Sağlık Enstitülerinin araştırma hibelerinin yalnızca %8,8i kadın sağlığı araştırmalarına ayrıldı. Endometriozis örneğinde ise dünya genelinde yaklaşık 190 milyon kadını etkileyen hastalığın tanıya ulaşma süresi uzun; Türkiye’de 15 binden fazla kadının katıldığı bir araştırmada, tanı öncesi ortalama 4 farklı hekime başvuru ve ilk başvuru ile tanı arasında yaklaşık 4 yıl geçtiği, katılımcıların %63%78

Vanya Panayotova (L’Oréal Türkiye Ülke Genel Müdürü) bilimin şirketin merkezinde olduğunu vurgulayarak, dünyada her üç araştırmacıdan yalnızca birinin kadın olduğunu hatırlattı ve programın genç kızlara ilham vermesinin önemine dikkat çekti. İrem Karaoda Tanrıkulu (L’Oréal Türkiye Kurumsal İlişkiler ve Etkileşim Direktörü) ise Kadın Sağlığı Araştırmaları Ağı ile yeterince araştırılmayan sorunların görünür kılınması, disiplinler arası iş birliği ve bilimsel bilginin hızla paylaşılması hedeflerini aktardı.

Programın küresel boyutuna ilişkin olarak, L’Oréal Vakfı ve UNESCO iş birliğinde başlatılan girişim 28 yılda dünya genelinde 5 binden fazla kadına destek verdi; Uluslararası Mükemmellik Ödülü alan 142 bilim insanından 7’si daha sonra Nobel Ödülü kazandı. Türkiye'de programdan destek alan 100'den fazla kadın akademik kariyerlerini doçent veya profesör olarak sürdürüyor, L’Oréal Türkiye programın uygulandığı ülkeler arasında en fazla katkı sunan ilk beş ülke arasında yer alıyor.

Bu yıl desteklenen dört projenin alanları enerji, tıp, tanı teknolojileri ve doku onarımı boyunca uzanıyor; L’Oréal Türkiye, bursiyerleri ve kadın sağlığına katkı sunan araştırmacıları bu ortak çabanın parçası olmaya davet ediyor.

(SOLDAN SAĞA) L’ORÉAL TÜRKİYE KURUMSAL İLİŞKİLER VE ETKİLEŞİM DİREKTÖRÜ VE ÜLKE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK...

(SOLDAN SAĞA) L’ORÉAL TÜRKİYE KURUMSAL İLİŞKİLER VE ETKİLEŞİM DİREKTÖRÜ VE ÜLKE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK LİDERİ İREM KARAODA TANRIKULU, DOÇ. DR. ÇİĞDEM TOPARLI, DOÇ. DR. BELGİN SEVER, DOÇ. DR. TUĞÇE NİHAL GEVREK CİVAN, L’ORÉAL TÜRKİYE ÜLKE GENEL MÜDÜRÜ VANYA PANAYOTOVA

Yazar
EDİTÖR

Hasan Polat

Selam, ben Hasan Polat. 24 yaşındayım, Ankara'dan yazıyorum. aksiyon.com.tr Finans ekibindeyim. Ben yeni nesil finans uzmanıyım; kripto paralar, borsa ve girişimcilik üzerine yoğunlaştım. Risk almayı severim, hızlı düşünürüm ve genç yatırımcılara hitap ederim.