barajın geçmişi ve dolma süreci:
Reyhanlı Barajı, Reyhanlı ve Kumlu ilçeleri sınırlarında, Amik Ovasıʼnın sulanması ve taşkınların önlenmesi amacıyla yapıldı. Temeli 2010 yılında atılan barajdaki inşaat çalışmaları 2019ʼda tamamlandı ve proje 3 Ekim 2020 tarihinde hizmete açıldı. Barajın sınırları içinde kalan Karakaya ve Acer köylerinin bazı bölümleri daha önce tahliye edilmiş, sakinler maddi tazminat alarak Mehmetbeyli Mahallesiʼne taşınmışlardı.
2026 yılı boyunca etkili olan aşırı yağışlar, Tahtaköprü Barajı ve Afrin Çayıʼndan gelen suyla birleşince Reyhanlı Barajı kısa sürede doldu. Yağışların etkisiyle debi yükseldi, baraj kapakları açıldı ve su seviyesi hızla yükselerek sınırlar içindeki eski yerleşim ve tarım arazilerini yeniden su altında bıraktı. Aylar geçmesine rağmen bazı bölgelerde çekilmeler sınırlı kaldı; iki köy hâlâ suyun etkisi altında bulunuyor.
yerel halkın gözlemleri ve yaşam:
Yerel halktan Hasan İşler, geçen yıl bölgede suyun neredeyse hiç kalmadığını, bu yıl ise yağışlarla birlikte baraj kapaklarının açıldığını ve daha önce kuruyan alanların yeniden suyla kaplandığını aktarıyor. İşler, bölgenin kısa sürede cazibe merkezi haline geldiğini, Reyhanlı, Kırıkhan ve çevre köylerden çok sayıda ziyaretçinin balık tutmak ve piknik için geldiğini söylüyor. Hem sosyal hem ekonomik yönüyle bölgeye hareketlilik geldiğini belirtiyor.
Vatandaşların verdiği bilgiye göre baraj çevresinde ortaya çıkan yapılar ve cami yeniden su altında kalarak suyun çekilmesiyle kademeli olarak yeniden görünür hâle geliyor. Bölgedeki bazı ailelerin yakınlarında hâlâ yaşayan 6-7 ev olduğu, bu evlerin bulunduğu bölgeye suyun ulaşmasında şu an için ciddi bir sıkıntı yaşanmadığı ifade ediliyor.
alanın fiziksel durumu ve güvenlik uyarıları:
Yerel kaynaklar, barajdaki suyun derinliğinin bazı noktalarda yaklaşık 8–10 metreye ulaştığını, daha derin bölümlerin de bulunduğunu aktarıyor. Birçok yapı, özellikle karşı kıyıda yer alan üç katlı bir ev ve elektrik direkleri, su altında kaldı. Bu nedenle bölgeye gelenlere çocukları suya bırakmamaları ve yüzmeye izin vermemeleri yönünde uyarılar yapılıyor. Mustafa Özbek, Tahtaköprü Barajıʼndan gelen su bağlantısının bölgeyi doldurmada etkili olduğunu; suyun kesilmesiyle zaman zaman seviyede gerilemeler yaşandığını fakat genel olarak alanın geniş bir su kütlesi hâline geldiğini belirtiyor.
Barajın dolmasıyla çevredeki tarlalarda su birikintileri oluştu, kuyulardaki su seviyeleri yükseldi; bu da tarımsal ve yeraltı suyu dinamikleri üzerinde etkiler gösteriyor. Uzun süreli seviye değişimleri, yeniden düzenlenen sulama ve taşkın yönetimi planlarını gündeme getirebilir.
mera alanından serinleme ve geçim kaynağına dönüş:
Geçen yıl kuraklık nedeniyle tamamen kurumaya bırakan mera ve tarım arazileri, bu yılki yağışlarla birlikte yeniden suyla kaplanınca bölge balıkçıların ve piknikçilerin yeni adresi oldu. Yerel halk, kurak geçen dönemin ardından suyun dönmesiyle hem doğanın canlandığını hem de insanların sosyalleşmeye başladığını vurguluyor.
Fisking ve rekreasyon amaçlı ziyaretlerin artması, haftasonları bölgenin yoğunlaşmasına yol açıyor. Bölge sakinleri bu canlanmanın ekonomik hareketlilik sağladığını söylerken; su güvenliği, altyapı ve çevresel etkiler konusunda dikkatli olunması gerektiğine de işaret ediyorlar. Yetkililerin su seviyesi takibi ve gerekli altyapı önlemlerini sürdürmesi, hem bölge halkının güvenliği hem de tarımsal alanların korunması açısından önem taşıyor.
Özetle, Reyhanlı Barajıʼnın 2026 yağışlarıyla yeniden dolması, geçen yıl kuruyan alanları suyla kaplayarak hem hasarlı doğanın bir kısmını örtmüş hem de bölgeye yeni bir sosyal ve ekonomik hareketlilik kazandırmıştır. Ancak su seviyesindeki dalgalanmalar ve yüzeyi altında kalan yapılar, sürdürülebilir yönetim ve güvenlik önlemleri gerektirmektedir.
HATAY'DA GEÇEN YIL KURAKLIK NEDENİYLE SU SEVİYESİ DÜŞEN REYHANLI BARAJI, BU YIL ETKİLİ OLAN AŞIRI YAĞIŞLARLA YENİDEN DOLDU.