Bahçeli'nin grup toplantısında ana mesajı:
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'de gerçekleştirilen 28. dönem 5. yasama yılı ilk MHP Grup Toplantısı'nda konuştu. Konuşmasında istişare kültürünün Türk devlet geleneği için vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Bahçeli, tarihsel örneklere atıf yaparak Meclis'in hem barış hem de savaş dönemlerinde milletin iradesinin merkezi olduğunu hatırlattı.
Kaşgarlı Mahmut ve Dede Korkut'tan verdiği örneklerle istişare ve danışmanın milli birlik açısından taşıdığı önemi anlatan Bahçeli, Mustafa Kemal Atatürk dönemine ilişkin Misak-ı Milli ve İstiklal Harbi vurgularıyla Meclis'in rolünü öne çıkardı. 15 Temmuz hain darbe girişiminin de merkezinin TBMM olduğunu belirtti.
iç politika, reform ve hesap verebilirlik:
Bahçeli, Türkiye'nin orta ve uzun vadeli kalkınma hedeflerine ulaşabilmesi için yapısal reformların şart olduğunu söyledi. Yeni yasama dönemini kısır siyasi tartışmalardan uzak, reformların hayata geçirileceği bir dönem olarak tanımladı. Kamu kaynaklarının usulsüz kullanımı iddialarının bağımsız, tarafsız ve şeffaf şekilde soruşturulması gerektiğini ve demokratik siyasetin meşruiyetinin hesap verebilirlikten beslendiğini vurguladı.
Bu çerçevede sürdürülebilir kalkınmanın ön koşulunun güçlü kurumlar ve öngörülebilir bir hukuk düzeni olduğunu belirten Bahçeli, yolsuzluk ve yozlaşmayla mücadele ile kalkınma çabalarının eşgüdüm içinde yürütülmesi gerektiğini ifade etti. 3 Ekim'de yaptığı açıklamalara atıfla, bu tür gelişmelerin toplumda güven erozyonuna yol açmaması gerektiğini söyledi.
uluslararası duruş ve adalet merkezi önerisi:
Konuşmasında dış politika ve uluslararası düzene ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Bahçeli, 'Birleşmiş Milletler'in siyasi merkezi New York ise adalet merkezi Ankara'dır' ifadesini kullanarak Türkiye'nin uluslararası platformlarda hukuk, adalet ve insanlık değerlerini savunan bir rol üstlenebileceğini savundu. Bu bağlamda Türkiye'nin Birleşmiş Milletler bünyesinde reformcu bir yaklaşım sergileyebileceğini belirtti.
81. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda İsrail Başbakanı Netanyahu'nun yaptığı konuşmayı sert sözlerle eleştiren Bahçeli, Batı'nın ikircikli politikalarına ve uluslararası arenadaki çifte standarda dikkat çekti. İslam ülkelerinin İsrail karşısında sadece kınama ile kalmayıp ortak bir tavırla hareket etmesi gerektiğini söyledi ve bölgesel güvenlik için 'Kudüs İttifakı' veya Mekke Anlaşması kapsamında bir işbirliğinin önemine işaret etti.
Erdoğan'ın adaylığına ilişkin somut talep:
Bahçeli, Türkiye'nin mevcut yükseliş ivmesinin kesintiye uğramaması için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bir kez daha aday olması gerektiğini savundu. Buna ilişkin anayasal zemin olarak Anayasa'nın 116'ncı maddesini işaret eden Bahçeli, Meclis'in nitelikli çoğunlukla alacağı 'seçimlerin yenilenmesi' kararıyla Erdoğan'ın üçüncü dönem adaylığının mümkün olduğunu belirtti.
MHP olarak taleplerinin, Meclis'te uygun zamanda ve azami mutabakatla 'seçimlerin yenilenmesi' kararının alınması olduğunu açıklayan Bahçeli, bu kararın alınması halinde yenilenecek seçimlerin 2028 içinde yapılmasının istikrar ve öngörülebilirliği zedelemeyeceğini savundu. Böyle bir adımın gereksiz tartışmaları sonlandıracağı, ekonomik güveni artıracağı ve ülkenin tarihi atılımlarını sürdürmesine katkı sağlayacağı mesajını verdi.
Toplumsal birlik, milli aidiyet ve ülkücü hareketin milletine adanmışlık ilkesi üzerinden devam eden söyleminde Bahçeli, 40 yılı aşkın süredir terör belasıyla geçen dönemin ardından kalıcı çözüm fırsatının önlerinde olduğunu belirtti. Terörle kararlı mücadele ve bölgesel istikrarın sağlanmasının parti programı ve kadrolarıyla gerçekleştirileceğine olan inancını yineledi.
Sonuç olarak Bahçeli, Meclis'in sorumluluk üstlenmesi gerektiğini, adalet, hukuk ve hesap verebilirlik temelinde hem iç hem dış politikada etkin bir rol oynanmasının Türkiye'nin ve bölgenin yararına olacağını savundu. MHP'nin bu dönemde politikalarını program, proje ve kadrolarla somutlaştırma kararlılığında olduğunu vurguladı.
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Sayın Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı görevini bir kez daha üstlenmesi Türkiye’nin ve bölgemizin hayrına olacaktır"