Bağlıca'da yeniden çeltik hareketliliği
Ankara'nın Kızılcahamam ilçesine bağlı Bağlıca Köyü yaklaşık 40 yıl sonra tekrar çeltik tarlasına dönüyor. Köyde bu yıl 50 dönüm alanda çeltik ekimi yapıldı ve yetkililerden beklenen rekoltenin 10-15 ton civarında pirinç olduğunu bildirildi. Yıllar içinde göç, genç nüfusun azalması ve tarımsal faaliyetlerin gerilemesiyle neredeyse unutulan üretim, yeni telaş ve sevinçle tarlalarda canlanmaya başladı.
Neden bırakılmıştı:
Bağlıca Köyü Muhtarı Emiral Karagay, üretimin kesilmesinin temelinde köyden kente yoğun göç olduğunu vurguladı. Muhtar Karagay, köyde genç nüfusun azalması nedeniyle tarımsal iş gücünün tükendiğini belirterek, yeniden canlandırma çabasının köy için bir öncelik olduğunu söyledi. Ayrıca geçmişte çeltik üretiminin susuzluk ve el emeğine dayalı zorlu yöntemlerle sürdürüldüğünü, bu koşulların da zamanla tarımsal faaliyetin gerilemesine yol açtığını aktardı.
Hasat süreci ve iş gücü:
Bu yıl ekilen çeltik mayıs ayında toprağa verildi; hasat ise genellikle eylül-ekim döneminde yapılıyor. Muhtar Karagay, hasat döneminde tarlalarda çalışanların sayısının sezon içinde 50-60 kişi civarında olduğunu söyledi. Üretimin zorluklarına dair yaptığı benzetmede çeltiğin bakımının ve ayıklanmasının altı aya yayıldığını, yoğun bir emek gerektirdiğini ifade etti. Geçmişte orakla biçme, dövme ve elle temizleme gibi tekniklerle yürütülen işlerin, biçerdöver gibi makinelerin devreye girmesiyle bir ölçüde hafiflediğini ancak emeğin hâlâ büyük yer tuttuğunu belirtti.
Muhtar Karagay hasat sonrası çeltiğin fabrikaya gönderilip işlendikten sonra sofralara ulaştırılacağını da söyledi. Bölgedeki arazinin tamamının 600 dönüm olduğunu, şimdilik 50 dönümde başlanan üretimin ileriki yıllarda genişletilebileceğini kaydetti.
Yerel tat, anılar ve beklentiler:
Köy sakinlerinden Akkız Burhan çeltik üretiminin yeniden başlamasının ekonomik bir katkı sağladığını ve köy halkını umutlandırdığını dile getirdi. Burhan, 40 yıl önce kadınların balçığa, çamura girerek çalıştığını, öküz ve eşeklerle yürütülen üretimin zorlu anılarını aktardı. Yerel üretimin tadı ve verimliliği konusunda da övgüde bulunan Burhan, Kızılcahamam pirincinin bölgede ayrı bir yere sahip olduğunu, lezzetinin başka pirinçlerle kıyaslanamayacağını söyledi.
Muhtar ve köylüler özellikle gençlerin üretime katılımının sürdürülebilirlik açısından belirleyici olduğuna dikkat çekiyor. Mevsimsel iş gücündeki dalgalanma da köyün demografik yapısını gösteriyor; yaz aylarında 25-30 kişiye çıkan istihdam, kışın birkaç kişiye düşüyor.
Yerel yönetimin desteği ve gelecek umudu:
Kızılcahamam Belediye Başkanı Süleyman Acar'ın da katıldığı hasat programı, yerel üretimin yeniden canlanmasının sembolik önemini artırdı. Başkan Acar üretimin sürmesi temennisinde bulunurken, çiftçilere bereketli bir hasat dönemi diledi. Köylüler, hem geleneksel bilgi hem de modern ekipmanla üretimin artırılabileceğini; ekonomik ve kültürel açıdan bölgeye katkısının sürebileceğini düşünüyor.
Sonuç olarak Bağlıca Köyü'ndeki bu adım, yılların ardından yerel tarımın yeniden canlandırılabileceğine dair somut bir örnek sunuyor. 50 dönümlük başlangıç ve beklenen 10-15 ton pirinç, önümüzdeki yıllarda daha geniş alanlara yayılabilecek bir potansiyelin işareti olarak değerlendiriliyor.
40 yıl sonra gelen bereket: Tarlalarda yeniden çeltik mesaisi