aşı bilimi kongresi: Konya'da yerli üretim ve iş birliği öne çıktı
Konya Selçuk Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen 6. Uluslararası Aşı Bilimi Kongresi, aşı geliştirme süreçleri, yerli üretim kapasitesi, pandemi deneyimleri ve Tek Sağlık yaklaşımının önemi etrafında şekillendi. Sultan Alparslan Kültür Merkezi Malazgirt Salonu'nda gerçekleşen buluşmaya akademisyenler, öğrenciler ve kurum temsilcileri katıldı.
kongrenin odak noktaları:
Kongrede özellikle yerli aşı üretimi ve bu alandaki teknolojik kapasitenin güçlendirilmesi ön plana çıktı. Selçuk Üniversitesi Aşı Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü ve Yerel Kongre Başkanı Prof. Dr. Osman Erganiş, aşılamanın salgınlarla mücadelede en ekonomik yöntemlerden biri olduğunu vurguladı ve COVID-19 sırasında yaşanan tedarik aksaklıklarının yerli üretimin önemini açığa çıkardığını belirtti. Erganiş, TURKOVAC örneğini ve veteriner aşı üretim altyapısından yararlanma olanaklarını gündeme taşıdı; bilimin desteklenmesi ve kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Kongrede Tek Sağlık perspektifi sık sık hatırlatıldı; insan, hayvan ve çevre sağlığının birbirinden ayrı düşünülemeyeceği, çok disiplinli yaklaşımlarla yeni aşı teknolojilerinin geliştirilebileceği vurgulandı.
konuşmacıların mesajları:
Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu (Atatürk Üniversitesi Rektörü) aşıları insanlığın salgınlara karşı geliştirdiği en güçlü bilimsel çözümlerden biri olarak tanımladı ve aşılar sayesinde yaklaşık 70 milyon insanın hayatının kurtulduğunu söyledi. Hacımüftüoğlu, dışarıdan hammadde tedarikinin kesilmesi durumunda Türkiye'nin ilaç üretim kapasitesinin 28-29 gün ile sınırlı kalabildiğine dikkat çekerek dışa bağımlılığın azaltılması gerektiğini belirtti. Ayrıca mRNA ve yapay zekâ destekli antijen tasarımlarının yanı sıra kanser, Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıklara yönelik terapötik aşı çalışmalarının yeni araştırma alanları oluşturduğunu ifade etti.
Prof. Dr. Adnan Yüksel Gürüz (Aşı Bilimi Derneği Başkanı) aşı karşıtlığının toplumsal sağlık için ciddi bir tehdit olduğuna işaret etti; pandemi döneminde dünya genelinde milyonlarca can kaybı yaşandığını hatırlatan Gürüz, aşıların içeriği ve etkileri hakkında toplumda süregelen soru işaretlerine dikkat çekti ve Türkiye'nin kendi aşı teknolojisini geliştirmesi gerektiğini vurguladı. Gürüz, kurumlar arası iş birliği çağrısını yineleyerek 'Biz başardık, daha da iyisini yapmaya devam edeceğiz!' dedi.
Prof. Dr. Ateş Kara (Türkiye Aşı Enstitüsü Başkanı) sosyal medyada yayılan yanlış bilgilerin bilim karşıtlığını beslediğini belirtti ve pandemi sürecinin bu eğilimi hızlandırdığını söyledi. Kara, 2026 yılına dek resmi kayıtlara göre kızamık nedeniyle altı çocuğun yaşamını yitirdiğini aktardı ve Türkiye'nin tarihsel birikimine atıfta bulunarak geçmişte aşı uygulamalarını yaygınlaştırmak için 'aşıcılar' yetiştirildiğini anlattı. Kara, aşı geliştirmede farklı disiplinlerin birlikte çalışmasının önemini vurguladı.
Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz (Selçuk Üniversitesi Rektörü) üniversitedeki aşı teknolojileri araştırmalarının sürdüğünü, kurumun COVID-19'a karşı yürütülen iki aşı projesinin Dünya Sağlık Örgütü izleme listesinde yer aldığını bildirdi. Yılmaz, TÜBİTAK destekli projelerle farklı hastalıklara karşı yeni aşılar geliştirilmesinin hedeflendiğini ve genç bilim insanlarının desteklenmesinin önemini vurguladı.
Kongre, yerli üretim altyapısının güçlendirilmesi, bilimsel iş birliği ve toplumun aşı güvenine yönelik çalışmalara öncelik verilmesi gerektiği mesajını öne çıkararak sona erdi.
ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ PROF. DR. AHMET HACIMÜFTÜOĞLU’NUN DAVETLİ KONUŞMACI OLARAK KATILDIĞI KONGREDE KONUŞAN BİLİM İNSANLARI, AŞILARIN TOPLUM SAĞLIĞINDAKİ ROLÜNE DİKKAT ÇEKERKEN AŞI KARŞITLIĞIYLA MÜCADELE VE TÜRKİYE’NİN KENDİ AŞI TEKNOLOJİLERİNİ GELİŞTİRMESİ GEREKTİĞİNİ VURGULADI.