mahkeme kararında 30 yıl hapis:
Antalya'da, dini nikahla birlikte yaşadığı kadının 12 yaşındaki kızına bir yıl boyunca cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla yargılanan O.E. hakkında mahkeme, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 30 yıl hapis cezası verdi. Dosya kapsamında çocuğun ve annesinin beyanları, rehberlik öğretmeni ile tanık ifadeleri değerlendirildi.
soruşturmanın seyrı ve deliller:
Soruşturmaya göre O.E., mağdur çocuğa aileyle aynı evde bulunduğu dönemde cinsel istismarda bulundu; olay, çocuğun ilkokul 4. sınıf öğrencisi olduğu sırada yaşandı ve iddialar yaklaşık bir yıl sürdüğünü belirtiyor. Şüphelinin, çocuğu para vererek susması için yönlendirdiği, yaşadıklarını anlatması halinde yurt verileceği yönünde korkuttuğu ve "Anneni öldürürüm" diyerek tehdit ettiği belirtildi.
Çocuk bir süre korktuğu için yaşadıklarını gizledi; daha sonra durumu annesine ve rehberlik öğretmenine anlattı. Rehberlik öğretmeninin bildirmesiyle aile polise başvurdu ve Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. Çocuğun Çocuk İzlem Merkezi'nde pedagoglar eşliğinde alınan ifadesi ve öğretmen ile annenin anlatımları iddianamede değerlendirildi.
dava süreci, ceza ve tutuklama kararı:
Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasında sanık O.E. tutuksuz yargılanmasına rağmen duruşmaya katılmadı; dosyada, başka bir suçtan cezaevinde bulunduğu ancak duruşma gününde izinli olduğu iddia edildi. Savcı, mütalaasında istismarın birden fazla kez gerçekleştiğini belirterek cezalandırma ve artırma talep etti.
Mahkeme önce suçtan 18 yıl hapis belirledi; tehditle ve birden fazla kez işlenmesi nedeniyle yapılan artırımlarla ceza 33 yıl 9 aya yükseldi. Yasal üst sınır nedeniyle hüküm 30 yıl hapis olarak kesinleşti. Mahkeme, sanığın geçmiş mahkûmiyetleri ve yeniden suç işleme ihtimaline ilişkin olumlu kanaat oluşmaması nedeniyle indirim uygulamayı reddetti ve adli kontrolün yeterli olmayacağını değerlendirerek yakalama emri çıkarılmasına karar verdi.
aile ve avukatın açıklamaları:
Mağdur çocuğun avukatı Hande Amioğlu, yargılama sürecinin yalnızca ceza takibi değil, bir çocuğun adalet arayışında yanında olmak olduğunu ifade etti. Amioğlu, çocuğun rehber öğretmenine yaşadıklarını anlattığını, öğretmeninin sorumlu davranışı sayesinde durumun aileye ve ardından polise intikal ettiğini vurguladı.
Anne S.S. ise sanıkla yaklaşık iki yıl dini nikahlı birliktelik yaşadığını belirterek, süreci öğrendikten sonra şikâyette bulunduklarını anlattı. S.S., bu şahısta yaklaşık 8-10 milyon TL parası olduğunu iddia ettiğini, şikâyetten vazgeçmesi için baskı yapıldığını söyledi. Ayrıca şikâyetten vazgeçmediği için kaçırıldığını ve dövüldüğünü; bununla ilgili kişiye yönelik hürriyetten yoksun kılma ve şiddet suçlarından mahkûmiyetler verildiğini belirtti.
Anne karar sonrası duygularını, evini ve yaşadıklarını kaybetmesine rağmen çocuğunun arkasında durduğunu söyleyerek dile getirdi: "Çocuğumun arkasında durdum sonuna kadar. Bu karar örnek teşkil etmeli; hiç kimse hiç kimsenin çocuğuna el uzatmamalı."
Dosya kapsamında mahkeme kararıyla sanığın tutuklanması için yakalama emri çıkarıldı; yargılama belgelerinde yer alan ifadeler ve deliller ise hükme esas kabul edildi.
ANNE S.S.