Bilal Erdoğan: adalet aidiyetten önce gelir
İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, 4-6 Ekim tarihlerinde İstanbul'da düzenlenen 13’üncü Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu'nun açılışında adalet ve insan hayatının değeri üzerine konuştu. Atatürk Kültür Merkezi'ndeki programa Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Valisi Davut Gül, Suriye Evkaf Bakanı Dr. Muhammed Ebulhayr Şükrü, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş ile çok sayıda davetli katıldı.
adalet ve zulmün tanımı:
Erdoğan, konuşmasında dünyanın çeşitli coğrafyalarında yaşanan acılara verilen tepkilerin dengesizliğine dikkat çekti. "Bugün Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde 15 ülke, bunların içerisinde 5 daimi üyenin veto yetkisi, diğer ülkelerin, dünyanın bütün ülkelerinin iradelerinin önüne geçebiliyor," diyerek alınan veya alınamayan kararların sonuçlarının binlerce kilometre ötede hayatını kaybeden siviller üzerinde somutlaşabildiğini ifade etti.
"Adalet karşıdakinin kimliğine göre değişmez. Zulmün faili değiştiğinde zulmün adı değişmez." sözleriyle Erdoğan, mağdurun dini, ırkı, milleti, rengi veya pasaportu ne olursa olsun insan hayatının değerinin aynı kaldığını vurguladı ve "Aidiyetlerimizi adaletin önüne koymamak" gerektiğini söyledi.
bilgi, teknoloji ve ahlak meselesi:
Erdoğan, günümüzde ölçüye en fazla ihtiyaç duyulan alanlardan birinin bilgi ve teknoloji olduğuna dikkat çekti. Kur'an'ın servet ve mülkiyet anlayışına ilişkin ölçülerine atıf yaparak, zekat ve infakın servetin birikimini sınırlayan mekanizmalar olduğunu hatırlattı. Teknolojinin sağladığı imkanların etik bir çerçeve gerektirdiğini belirten Erdoğan, "Teknoloji bize neyi yapabileceğimizi söylüyor, fakat her yapabildiğimiz şeyi yapmamız gerekip gerekmediği hususuna teknoloji cevap vermiyor" dedi.
Yapay zekanın gelişiminde küresel bir uzlaşmanın eksikliğine işaret eden Erdoğan, teknolojinin yalnızca yetkinlik için geliştirilmemesi gerektiğini, etik ve sorumluluk temelinde şekillenmesi gerektiğini savundu.
bediüzzaman perspektifi ve sempozyum hedefleri
Erdoğan, Bedîüzzaman'ın Kur’an’ın medeniyetini tarif eden yaklaşımını referans alarak gücün, servetin, bilginin ve teknolojinin hangi istikamette kullanılacağının önemine vurgu yaptı. "İmkan mizandan koptuğunda kriz büyüyor" diyerek imkânların adalet, hikmet ve sorumlulukla buluştuğunda farklı bir dünyanın mümkün olduğunu söyledi. Kur’an’ın, gücü adaletle; serveti infakla; bilgiyi hakikatle; teknolojiyi mesuliyetle buluşturduğunu belirtti.
Konuşmasında ayrıca sempozyuma 60'tan fazla ülkeden katılım sağlandığını ve yaklaşık 300 uluslararası akademisyen ve alimin bulunduğunu hatırlatarak, ilim ehlinin bu ölçüleri bugünün diline tercüme etme sorumluluğunu taşıdığını ifade etti.
diyanet başkanından destekleyici değerlendirme:
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş ise sempozyumun başlığının, yani "Küresel Krizlere Kur’anı Çözümler" temasının nostaljik bir çağrı olmadığını; aksine Kur’an'ın değişmeyen hakikatlerini çağın şartları içinde yeniden düşünme ve çağdaş meselelere sünnetin hikmetinden çözümler arama çabası olduğunu belirtti. Arpaguş, bilgi ve teknolojiyi ahlakla, kalkınmayı adaletle, özgürlüğü sorumlulukla buluşturma çabasının önemini vurguladı.
Program, çağdaş dünyanın kronikleşen sorunlarına Kur’an merkezli yaklaşımlarla kalıcı çözümler üretme arayışını ön plana çıkarırken, sempozyum katılımcıları arasında fikir alışverişi ve akademik tartışmaların devam edeceği bildirildi.
DİYANET İŞLERİ BAŞKANI PROF. DR. SAFİ ARPAGUŞ, MODERN ÇAĞIN KRONİKLEŞEN SORUNLARINA KALICI ÇÖZÜM BULMA ARAYIŞINI ÖNEMLİ VE KIYMETLİ BULUYORUZ" DEDİ.