AB düzenlemesinin ana hatları:
OWIT UKODER Türkiye Başkanı ve Gümrük Müşaviri Çiğdem Ağdağ, Avrupa Birliği’nin 1 Kasım 2026 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek yeni gümrük düzenlemesinin Türkiye’den e-ihracat yapan şirketleri doğrudan ilgilendirdiğini belirtti. Yeni kurallar, gümrük beyanlarında ürünlerin yalnızca tanımı ve değeri değil, satıcı ve üretici tarafından kullanılan tanımlayıcı kodların da yer almasını zorunlu kılıyor. Amaç; ürünün izlenebilirliğini artırmak ve güvenlik ile mevzuata uygunluk kontrollerini güçlendirmektir.
Ürün tanımları ve izlenebilirlik:
Ağdağ, bugüne kadar ön planda olan tarife sınıflandırması ve değer bilgisinin yanı sıra, artık satıcının ürün kodu, üreticinin ürün kodu ve varsa uluslararası standart ürün tanımlayıcılarının gümrük beyanında kullanılacağını vurguladı. Bu değişiklik gümrük idarelerine ürünün menşei, üretim ve dağıtım zinciri hakkında daha ayrıntılı veri sağlayacak, hatalı veya eksik bilgiler ise gecikme ve ek maliyet riskini artıracak.
Hızla büyüyen e-ticaret ve maliyet etkileri:
Ağdağ, Avrupa Komisyonu verilerine göre 2025 yılında yaklaşık 5,9 milyar düşük değerli ürünün AB dışından doğrudan Avrupa tüketicilerine gönderildiğini hatırlatarak, bu hacmin denetimleri zorunlu kıldığını söyledi. Ayrıca AB, 1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren 150 avro altındaki e-ticaret gönderilerinde gümrük vergisi muafiyetini kaldırıp geçici olarak ürün kategorisi başına 3 avroluk bir vergi uygulamaya başladı; bu uygulama 1 Temmuz 2028'e kadar sürecek ve sonrasında ürün türüne göre normal vergiler getirilecek.
Önemli ayrıntı: vergi hesaplaması paket içindeki ürün adedine değil, ürün gruplarına göre yapılıyor. Aynı pakette beş tişört varsa vergi 3 avro iken, bir tişört ile bir saat aynı pakette gönderilirse vergi 6 avro olabiliyor. Bu nedenle farklı ürün gruplarını birleştiren satıcıların fiyatlama ve kâr marjlarını yeniden gözden geçirmesi gerekiyor.
Türkiye’ye etkisi ve Gümrük Birliği avantajı:
Ağdağ, AB’nin getirdiği 3 avroluk geçici verginin Türkiye’den yapılan her gönderiye otomatik uygulanmayacağını; Gümrük Birliği kapsamında belirli şartları karşılayan gönderilerin muafiyet sağlayabileceğini belirtti. Bu nedenle ihracatçıların, yeni maliyetleri hesaplarken mevcut anlaşma ve avantajları doğru değerlendirmesi gerektiğini vurguladı.
KOBİ'lere hazırlık çağrısı:
Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) yeni düzenlemelerden daha fazla etkilenebileceğini söyleyen Ağdağ, firmaların hazırlıkları ertelememesi gerektiğini vurguladı. Ürün kodlarının doğrulanması, satış platformları ile gümrük beyanları arasındaki veri uyumu ve yeni maliyetlerin satış fiyatlarına etkisi öncelikli kontrol alanları olmalı. Eksik veya hatalı ürün bilgileri gümrükte gecikme ve ek maliyetlere yol açabilir.
Ağdağ son olarak, AB’nin artık sadece sınır geçişini değil, ürünün kim tarafından satıldığını ve kim tarafından üretildiğini daha ayrıntılı takip etmek istediğini belirterek, e-ihracat yapan firmaların satış kadar gümrük ve mevzuat süreçlerine de aynı önemi vermesini önerdi. Zamanında uyum sağlamak, Avrupa pazarında sürdürülebilir satış için kritik olacak.
OWIT UKODER (ULUSLARARASI TİCARETTE KADIN ORGANİZASYONU DERNEĞİ) TÜRKİYE BAŞKANI VE GÜMRÜK MÜŞAVİRİ ÇİĞDEM AĞDAĞ