Mersin’de Gezilip Görülecek Yerler

Mersin’de Gezilip Görülecek Yerler

Havası kadar insanlarının da sıcaklığı ile bilinen Mersin, birçok uygarlığa ev sahipliği yapmıştır. Eski adı İçel olan bu şehrin, insanı büyüleyen birçok doğal güzelliği, tarihi ve turistik yerleri vardır. Eğer gezilecek yerler listenizde Akdeniz‘in bu cennet şehri yoksa şuan eklemenizin tam zamanı.

Mersin KızKalesi

Mersin’de gezilip görülecek yerler denince ilk akla gelen Mersin Kızkalesi, kendisi ile aynı

adı taşıyan bir mahallenin sahilinde ki bir adacığın üzerinde yer almaktadır. Kale üzerinde yer alan kitabedeki bilgiye göre kale 1119 yılında 1.Leon tarafından yaptırılmıştır. Korykos Antik kentinde bulunan bu kale bir dönem korsanlar tarafından barınak olarak kullanılmıştır.

Geçtiğimiz yıllar da Mersin Arkeoloji Müzesi, bu kalede bir kazı çalışması yapmıştır. Yapılan bu çalışma sırasında kalenin ortasında bir yapı kompleksi ile karşılaşılmıştır. Kale ile ilgili efsaneye göre kralın çok sevdiği bir kızı vardır. Kral biricik kızının geleceğini merak eder ve bir falcıya gider.

Falcı, güzel prensesin bir yılan tarafından sokularak öldürüleceğini söyler. Bunu öğrenen kral kızı için bu kaleyi inşa ettirir. Kızını bu şekilde koruyacağına inanan kral, birgün kızına bir sepek ile üzüm gönderir. Efsane o ki, sepetin içine bir yılan girmiştir ve güzel prensesi öldürmüştür. Prensesin yaşaması için yapılan kız kalesi kaderin önüne geçememiş ve bir ölüme ev sahipliği yapmıştır.

Mersin Atatürk Evi Müzesi

Atatürk Evi Müzesi Mersin‘in Akdeniz ilçesinde bulunmaktadır. Bu ev, 1897 yılında

Almanya Konsolosluğu Christman tarafından yaptırılmıştır. Atatürk ve eşi 11 gün boyunca bu evde kalmışlardır. Ev 1992 yılında kamusallaştırılma fikrinin kabul görmesi ile restore edilerek Atatürk Evi ve Müzesi olarak hizmete açılmıştır. Restore edilen bu evde Atatürk’ün Mersine yaptığı ziyaret sırasında ki çekildiği fotoğrafları ve kendine ait 22 eşyası bulunmaktadır.

Mersin Gilindire (Aynalıgöl) Mağarası

Gilindire Mağarası 1999 yılında bir çobanın küçük bir kirpiyi takip etmesi sonucunda

bulunmuştur. Gördüğü manzara karşısında şaşıran çoban Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile iletişime geçmiştir. Bu iletişim sonucunda Gilindire Mağarası tabiat parkı ilan edilmiş ve koruma altına alınmıştır. Yapılan birtakım araştırma sonucunda dördüncü zaman başında yaşanan iklim değişikliği ile buzul sonrası döneme geçiş esnasında oluştuğu anlaşılmıştır.

Derinlerine doğru sular altında olduğu saptanmıştır. Gilindire Mağarası‘nın bir diğer adı ise Aynalı göldür. Bu isim Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü tarafından koyulmuştur.

Bunun sebebi ise yapılan araştırmalar sonucunda göldeki suyun yarısının, tatlı yarısının tuzlu olması ve ayna gibi yansımasıdır. Hem karadan hem de denizden girmenizin mümkün olduğu bu mağaranın,  bir diğer özelliği ise kireçtaşından oluşmasıdır.

Mersin Cennet-Cehennem Obrukları

Mersin‘in Silifke ilçesinde yer alan bu doğa mucizesi obrukların girişinde M.Ö 5.yüzyılda yapılmış küçük bir kilise yer almaktadır. Girişte

bulunan kapının üzerinde Obruklarla ilgili bir bilgi yazılıdır. Bu bilgiye göre obruklar, Paulus isminde dindar bir şahıs tarafından Meryem Ana adına yaptırılmıştır.

Cennet Obruğu‘nun kuzeyinde(75m uzağı) yer alan Cehennem Obruğu‘na herhangi bir şekilde giriş yoktur. Bunun sebebi mağaranın dış kenarlarının içbükey şeklinde olmasıdır. Yunan mitolojisinde ki bir efsaneye göre Zeus yüz başlı ejderhayı yendikten sonra, bir dönem cehennem çukuruna kapatmıştır. Adına yazılmış efsaneler ve ilgi çekici görüntüsü ile turistik bir yer haline gelen bu doğa harikası görülmeye değer.

Mersin Hz. Mikdat Camii

Mersin‘in Yenişehir ilçesinde bulunan altı minareli Hz. Mikdat Camii, halk arasında

daha çok Muğdat Camii olarak bilinmektedir. 1987 yılında temeli atılan Hz. Miktad Camii ilk faaliyete geçtiği sıralarda yeterli kapasiteye sahiptir. Fakat daha sonra artan nüfus nedeni ile camii kapasitesi yetersiz gelmiştir.

Bunun üzerine camiye 1000 kişilik bir cemaat yeri daha yapılmıştır. İlk etapta dört minareye sahip olan camiye iki minare daha yapılmıştır. Mimaride Osmanlı ve Selçuklu sanatının izlerinin görüldüğü bu camii kütüphane, aşevi, sağlık ocağı gibi birimleriyle külliye özelliği taşımaktadır. Bir diğer önemli özelliği ise hac uğurlamalarının buradan yapılmasıdır. Hz. Mikdat Camii‘nin yanında bir kabir bulunmaktadır. Bu kabrin Peygamber Efendimizin sahabesi olan Hz. Mikdat bin Esved El Kindi’nin olduğu inancı insanlar arasında yaygınlaşmıştır. Fakat camii görevlileri böyle bir şeyin söz konusu olmadığını belirtmiştir. Buna rağmen kabre gelen vatandaşlar oradaki ağaçlara bez bağlayarak dilekler dilemektedirler.



Bunlarda ilginizi çekebilir



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

*

*