Bist 100
10.343,31 2%
DOLAR
32,69 0,13%
EURO
35,16 0,04%
ALTIN
2.436,27 0,03%

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’dan vergi reform paketi üzerine önemli açıklamalar

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, vergi reform paketiyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Yılmaz, vergi adaletini güçlendirmek ve mali dengeyi sağlamak için atılan adımları anlattı.

Yayın Tarihi: 21.06.2024 11:34
Güncelleme Tarihi: 21.06.2024 11:34

 Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’dan vergi reform paketi üzerine önemli açıklamalar

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, vergi reform paketi ve Türkiye ekonomisinin geleceği hakkında sosyal medya hesabından önemli açıklamalarda bulundu. Yılmaz, vergi adaletini sağlamak, bütçe dengesini korumak ve enflasyonu düşürmek amacıyla yapılan çalışmaları detaylandırdı.

VERGİ REFORM PAKETİ HAZIRLIKLARI DEVAM EDİYOR

Geçen yıl Orta Vadeli Program (OVP) hazırlık sürecinde, çalışan ve işveren kesim temsilcileriyle yapılan istişareler sonucunda, vergi adaletini güçlendirecek şekilde doğrudan vergilerin payının artırılması önerisi öne çıkmıştı. Bu öneri, 2023 Eylül ayında ilan edilen OVP’de resmi olarak yer aldı ve kamuoyuyla paylaşıldı.

Yılmaz, bir süredir hazırlıkları yapılan vergi düzenleme taslaklarının, etki analizleri tamamlandıktan sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulacağını belirtti. Bu taslaklar, esas itibarıyla vergi adaletini güçlendirmeyi amaçlayan politikaları yansıtıyor.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı, teknik çalışmalarda doğal olarak çeşitli alternatiflerin değerlendirildiğini ve resmi bir teklif niteliği kazanmadan yapılacak yorumların spekülasyondan öteye geçmeyeceğini vurguladı. Yılmaz, kaynağı şeffaf olmayan haberlere ve yetkili kişi ve kurumlar dışında yapılan paylaşımlara itibar edilmemesi gerektiğinin altını çizdi.

MALİ DENGELERİN İYİLEŞTİRİLMESİ HEDEFLENİYOR

Yılmaz, vergi reform paketi ile ilgili çalışmaların temel çerçevesini şu şekilde özetledi: Vergide adaleti artırırken enflasyonist yan etki oluşturmamak, gelir dağılımını gözetmek, yatırım, istihdam, üretim ve ihracatı korumak.

Bu çalışmaların sonucunda, harcama ve gelir tedbirleriyle mali dengelerde sağlanacak iyileşme, Haziran ayı ile başlayacak dezenflasyon dönemini destekleyecek. Yılmaz, yıllık bazda trilyon Türk Lirası düzeyinde seyreden deprem harcamaları başta olmak üzere, kamu harcamalarını sağlıklı kaynaklarla finanse etme imkanı sunulacağını belirtti. Böylece, kamunun borçlanma ihtiyacı ve faiz giderleri de azaltılmış olacak.

Geçen yıl ortalarında 2023 yılı için bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 10 civarında tahmin edildiğini, ancak alınan tedbirler sayesinde bu oranın yüzde 5,2 olarak gerçekleştiğini açıklayan Yılmaz, deprem harcamaları hariç bütçe açığı oranının ise yüzde 1,6 olduğunu belirtti.

2024 yılı başında milli gelire oranla yüzde 6,4 olarak öngörülen bütçe açığının, yıl sonunda geçen yılki orana yakın düzeylerde gerçekleşmesinin beklendiğini ifade eden Yılmaz, 2025 yılında ise deprem harcamalarının azalacağı ve bütçe açığının çok daha düşük seviyelere gerileyeceğini söyledi.

Yılmaz, 12 aylık mal ihracatının 260 milyar doları aştığını ve yıl sonunda 60 milyar dolara ulaşması hedeflenen turizm gelirinin de dahil olduğu hizmet ihracatının artmaya devam ettiğini belirtti. Geçen yıl milli gelire oranla yüzde 4 olan cari açık için 2024 beklentisinin yüzde 2-2,5 seviyelerinde olduğunu söyledi.

Dış finansa erişim imkanının ve döviz kurunda istikrarın arttığını, döviz ihtiyacının azaldığını belirten Yılmaz, Nisan ayında yüzde 8,5’a inen işsizlik oranının Aralık 2012 sonrası en düşük seviyede olduğunu vurguladı.

EKONOMİK BÜYÜME VE ENFLASYON

Yılmaz, 2024 ilk çeyrekte yüzde 5,7 olan büyümede tüketimin katkısının azalırken, dış talebin pozitif katkı verdiği daha dengeli bir yapının oluştuğunu ifade etti. Dinamik planlama yaklaşımıyla bu yılın Eylül ayında güncellenecek OVP’de temel politika çerçevesinin ve yaklaşımının korunacağını, rakamsal değerler ve tahminlerin ise dünyada ve Türkiye’de yaşanan gelişmeler ışığında yeniden şekillendirileceğini söyledi.

Yılmaz, büyüme, ihracat ve istihdam artışı sürdürülürken, bütçe açığının ve cari açığın düştüğü, rezervlerin ve risk göstergelerinin iyileştiği sağlam bir zeminde Haziran ayından itibaren aylık ve yıllık enflasyon oranlarında belirgin düşüş görüleceğini belirtti. Temmuz-Eylül döneminde baz etkisinin de katkısıyla enflasyon oranında düşüşün hızlanacağını ve yıl sonunda oranın Merkez Bankası tahminlerine yaklaşmasını beklediklerini söyledi. 2025 yılında yüzde 20’nin altında, 2026’da ise tek haneli enflasyon için kararlı ve koordineli bir şekilde programın hayata geçirileceğini vurguladı.

YAPISAL REFORMLAR VE MALİ ALAN

Yılmaz, OVP’de ilan edilen yedi öncelikli başlık altında 81 reform tedbirini ilgili kurumlarla birlikte yakından takip ettiklerini ve bu düzenlemelerin 20 tanesinin ilk çeyrek itibarıyla tamamlandığını belirtti. Enflasyon oranını düşürdükleri ortamda, istikrar içinde ve kapsayıcı büyüme yaklaşımı ile temel amaçlarının yeşil ve dijital dönüşümü esas alan kalkınma stratejisi ile yatırımları desteklemek, verimliliği artıran yapısal reformları sürdürmek, teknolojik atılımlar ile rekabet gücünü yükselterek ihracatı geliştirmek ve oluşacak kalıcı refah artışını geniş sosyal kesimlere yansıtmak olduğunu söyledi.

Yılmaz, izlenen politikaların oluşturacağı ‘mali alanı’ öncelikli olarak nitelikli yatırımlar ile reel ekonomiyi güçlendirmek ve kalıcı sosyal refahı artırmak üzere değerlendireceklerini ifade etti. Hiçbir vizyon, plan ve program ortaya koymadan, altı boş ve aldatıcı popülist söylemler ile hareket edenlerin çözüm adresi olmadığını belirtti.

YAPICI ELEŞTİRİLERE AÇIĞIZ

Yılmaz, yapıcı her eleştiriye ve öneriye açık olduklarını belirterek, gerçekçi ve güvenilir bir politikalar setinden bahsetmenin asgari şartının ‘ne yapacağınız’ kadar ‘nasıl yapacağınızı’ da ortaya koymak olduğunu söyledi. Ülkede genel siyaset tarzının bu yönde gelişmesinin samimi temennileri olduğunu ifade etti.

Yılmaz, dünyada ekonomik aktivitenin tarihsel ortalamaların altında seyrettiği, bölgede jeopolitik birçok olumsuzluğun yaşandığı ve tarihin en büyük afetinin yaralarının sarıldığı bir dönemden geçildiğini belirtti. Bu şartlara rağmen sağlanacak başarının, Türkiye’yi uluslararası arenada farklı bir lige taşıyacağını söyledi. Ülke için altın değerinde olan seçimsiz dört yıllık sürenin, siyasi ve sosyal sahiplenme ile birleştiğinde tarihi bir fırsat penceresi oluşturduğunu vurguladı.

Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tecrübeli ve dirayetli liderliğinde, siyasi istikrar ve güven ortamında, AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak, Türkiye Yüzyılı’nda ülke ve millet için daha müreffeh ve güçlü yarınlar inşa etmeyi amaçladıklarını belirtti.