|  
  |  
  |  
  |  
  |  
 
Ana Sayfa
  |  
Dosyalar
  |  
Kara Kutu
  |  
Ekonomi
  |  
Spor
  |  
Kültür Sanat
  |  
Teknoloji
  |  
Diraksiyon
  |  
 
 YAZARLAR

Selim Savaş Genç s.genc@aksiyon.com.tr
Ortadoğu’dan bakınca Türkiye nasıl görünüyor?
Sayı: 1025 / Tarih : 06-02-2012
Geçen sene Fatih Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü bünyesinde gerçekleştirdiğimiz ve oldukça etkileyici sonuçlara ulaştığımız “Komşu ülke elitleri Türk dış politikasını nasıl algılıyor?” başlıklı araştırmamızı geliştiriyoruz. Bu sene daha çok Ortadoğu ülkelerine eğileceğimiz projenin benzerini birkaç yıldır başarılı bir şekilde TESEV de yürütüyor. Projemizin, TESEV’in araştırması ile kesiştiği noktalar kadar ayrıştığı bölüm ve metotlar da bulunuyor. Mesela, TESEV telefonla ve yüz yüze görüşme yöntemi ile kitlelere ulaşmayı hedeflerken biz daha çok yabancı öğrencilerimiz vasıtası ile karar alıcı, akademisyen, iş adamı ve medya editörlerine ulaşıp ‘elit anket’ yöntemini yüz yüze uygulamayı tercih ettik.

Aksiyon Etkileşim Kutusu
Bookmark & Paylaş
Video Foto Ses
Yazdır Arkadaşıma Gönder
Yorum yazın
Yorumları Oku

TESEV’in “Ortadoğu’da Türkiye algısı 2011” sonuçları geçen hafta açıklandı. Ağırlıklı olarak Arap Uyanışı ve bölge aktörlerinin etki alanlarını sorgulayan anket, baştan sona okunmaya değer bir çalışma olmuş. Sonuçları incelediğimizde, Türkiye hakkında oluşan olumlu tablo (Suriye ve İran hariç) tüm Ortadoğu’da devam ederken Ankara’dan beklentilerin de aynı oranda arttığını gözlemliyoruz. Türkiye, Ortadoğu halklurının neredeyse tamamına yakını tarafından bölgede barışın tesisi için rol oynayabilecek en güvenilir ve etkin ülke olarak algılanıyor.

Ortadoğu’yu tehdit eden ülkeler sıralandığında İsrail açık ara birinciliği kimselere kaptırmazken onu ABD takip ediyor. Peki, 3. sırada kim var? İran! Tahran rejimi seneler içindeki rolü mukayese edildiğinde artan bir yüzde ile Ortadoğulular tarafından tehdit unsuru olarak algılanmakta. 2011’de ABD’yi tehdit olarak algılayanların oranı yüzde 16’ya düşerken İran’ı tehdit görenlerin yüzdesi 11’e yükselmiş.

Türkiye’yi model ülke kabul eden Ortadoğuluların oranı yüzde 61. Bu oran ile Türkiye neredeyse rakipsiz. “Model niçin Türkiye?” sorusuna yanıt verenlerin yüzde 32’si gelişen demokrasisini, yüzde 25’i ise gelişen ekonomisini gerekçe göstermiş. Petrolü olmadığı hâlde dünyanın en hızlı büyüyen 2. ülkesi konumuna gelen Türkiye ilgi çekici bir başarı öyküsü. Demokrasi tecrübesi ise Arap toplumlarının ilgi odağı olmaya devam ediyor. “Arap Uyanışı’nı en çok ve olumlu etkileyen ülke hangisidir?” sorusuna neredeyse tüm Batılı aktörlerin de sıralandığı listeyi yine yüzde 56’lık oranla Türkiye en üst göstergede tamamlamış. Daha önce “Bu uyanış sürecinde bir domino taşı etkisi varsa ilk taş Tunus’ta değil de geçmişi ile yüzleşip toplumsal dinamikleri ile demokrasisini yüceltmeye çalışan Türkiye’de düşmüştür.” tezini sizlerle paylaşmıştık. TESEV’in araştırmasından bu savı destekler mahiyette bir sonuç çıkartıyorum. Arap Uyanışı’nı en olumlu etkileyen ülke Türkiye, sadece dışarıdan akıl veren bir aktör değil, aynı zamanda yaparak örnek olan dinamik bir bölge ülkesi.

Türkiye’nin hemen ardından yüzde 36 ile Fransa, yüzde 35 oranı ile ABD sıralanırken Ortadoğu’da rol çalma telaşının yüzdelere yansıdığı bir tablo ile karşı karşıyayız. Buna benzer bir rekabeti de İran-Türkiye ekseninde gözlemliyoruz. “Son 12 ay içinde Ortadoğu’da vuku bulan hadiselere Türkiye’nin verdiği tepkileri nasıl buluyorsunuz?” sorusuna en olumsuz yanıtları Suriye ve İran toplumlarından almışlar. Türkiye topraklarına yerleştirilen füze kalkanı ve Suriye’deki muhaliflere verilen açık desteği olumsuz algılayarak Ankara’ya karşı tavır alan bu iki ülke haricinde farklı uçlarda yanıt veren bir ülke bulunmuyor

Başbakan Erdoğan’ın İsrail karşıtı söylemi ve sert konuşmaları ile Ortadoğu’da çok ciddi çıkış yakaladığını hemen herkes kabul ediyor. Muhtemelen bu yükselişi durdurmak için İsrail, Mavi Marmara hadisesini fırsat bilerek acımasız hamleler neticesinde ilişkileri tıkanma noktasına getirdi. Peki, Ortadoğu iki ülke arasındaki ilişkilerin bu hâlinden memnun mu?

Konunun uzmanı Kerim Balcı’nın 9 Eylül 2011 tarihinde Zaman gazetesinde kaleme aldığı “Sıfır sorunu çok sevmiştik” başlıklı makalesinde önemli bir cevap bulunuyor: “İsrail’le konuşabilen, İsrail üzerinde bir yaptırımı olan, karşılıklı ticari ve askerî ilişkilerden dolayı Tel Aviv’i belli kararlara ikna edebilen bir Türkiye’ye ihtiyacı var Filistin’in...” Bu tespiti haklı çıkartan sonucu da yine TESEV’in Ortadoğu algısında buluyoruz. Ortadoğu halklarının yüzde 75’i Filistin-İsrail sorununda Ankara’nın arabuluculuk rolünü üstlenmesi gerektiğine inanıyor. İşin ilginç yanı ise bu ihtimale en az desteği veren ülkelerin yine İran ve Suriye oluşu.

Uzun lafın kısası, siyasi yapısı daha demokrat, ekonomisi daha güçlü ve herkesle konuşabilen Türkiye, Ortadoğuluların birçok açıdan tercih ettiği ülke konumunda. Türkiye için Ortadoğu’da güçlü algılanmanın yolu Ankara’da yakalanacak başarılardan geçiyor.

06.02.2012