|  
  |  
  |  
  |  
  |  
 
Ana Sayfa
  |  
Dosyalar
  |  
Kara Kutu
  |  
Ekonomi
  |  
Spor
  |  
Kültür Sanat
  |  
Teknoloji
  |  
Diraksiyon
  |  
 
 YAZARLAR

Melda Bekcan m.bekcan@aksiyon.com.tr
Bazı anlar… Bazı insanlar… Bazı mekânlar…
Sayı: 1011 / Tarih : 17-10-2011

Havalar yavaş yavaş soğumaya başladı artık.

Garip!

Bazı anlar var ki kışın gelmesini dört gözle bekliyor,


Aksiyon Etkileşim Kutusu
Bookmark & Paylaş
Video Foto Ses
Yazdır Arkadaşıma Gönder
Yorum yazın
Yorumları Oku

 

Karı, yağmuru sırılsıklam özlüyorum.

 

Bazen de ‘Oh be! İyi ki sıcak varmış’

 

‘Soğukta, lahana modeli kat kat giyinmekten iyidir!’ diyorum.

 

***

 

Ne yalan söyleyeyim…

 

Sadece hava sıcaklığında yaşamıyorum bu durumu.

 

İkilemler, biraz benden kaynaklanıyor,

 

Biraz da çevre etkenlerinden.

 

Elbette karşımdaki insandan aldığım elektriği de

 

Önemsiyorum!

 

***

 

Mesela bazı insanlarla konuştuğumda içim açılıyor,

 

Ortama ışık, pozitif enerji yayılıyor.

 

Bazıları da hep keyifsiz,

 

Dünyaya küstürüyor,

 

Sanki gözlerimin feri yerinden kaçıp gidiyor,

 

Uzun süre yanıma bile uğramıyor!

 

***

 

Bazen öyle saf oluyorum ki…

 

Karşımdaki bağırsa dahi

 

‘Kal’ geliyor, cevap veremiyorum.

 

Nedenini ben de bilmiyorum!

 

Bazen de paranoya damarım tutuyor,

 

Canımı yakan insanlardan alabildiğine ürküyor,

 

‘Yine neler çeviriyor acaba?’ duygusuna kapılıyorum.

 

Sonra da pişman oluyor,

 

Kendime kızıyorum.

 

***

 

Bazı insanlar var ki tepkisel!

 

Birine kızıyor, sonra gidip başkasından hıncını alıyor

 

Üstüne üstlük ortalığı yakıp yıkıyor...

 

Bazı insanlar var ki aklıselim,

 

Atacağı her adımı önceden düşünüp taşınıyor.

 

Ne kadar da güzel bir denge kurmuşlar hayatta,

 

Onları  gıpta ile takip ediyorum.

 

***

 

Bazı hocalar var ki…

 

Ne yapıp ediyor,

 

En zor dersleri bile elma şekeri gibi sevdiriyor.

 

Bazılarının, daha kapıdan içeri girerken

 

Suratları beş karış asık!

 

Kolay olan konuları bile zorlaştırmaya alışık.

 

***

 

Bazı oyuncular var ki…

 

Onlara baktığımda sadece boyalı bir çift dudak görüyorum.

 

Hem estetikle şişirip

 

Hem de bayrak gibi boyuyorlar!

 

Kimse kızıp gücenmesin;

 

Yüzlerinde ne oyunculuk,

 

Ne anlam, ne de ifade görüyorum.

 

***

 

Bazı günler var ki…

 

Sabah uyandığımda içim kıpır kıpır!

 

Bir görseniz; parmağımın ucunda dünyayı çevireceğimi zannediyorum!

 

Bazı günlerde ise elim kolum bağlanıyor.

 

Sabahtan akşama kadar yatasım geliyor,

 

Bir kenara siniyorum.

 

***

 

Bazı yemekler var ki…

 

Yıllar önce yemiş olmama rağmen

 

Tadı damağımdan hiç gitmiyor.

 

Öyle çok ihtişamlı değil,

 

Belki ekmek arası domates, peynir!

 

Ama yoklukta yendiğinden midir bilmem,

 

En lüks lokantada portakallı ördek yesem

 

Yine de o eski tadı isterim!

 

***

 

Bazı eşyalar var ki…

 

Onlara anlam yüklüyorum

 

Sonra da vazgeçemiyorum.

 

Ne bileyim işte!

 

Yırtık pırtık olsalar dahi

 

Ellerim çöpe gitmiyor,

 

Atmaya, kıyamıyorum.

 

***

 

Bazı anlar… Bazı insanlar… Bazı mekânlar…

 

Burada saydığım ve sayamadığım tüm bazılar,

 

Toplanınca hayatı oluşturuyor.

 

Hangi ‘bazı’ diliminde olmak biraz elimizde,

 

Biraz da kaderin cilvesinde...

 

Bu yazıyı yazarken, bazen kontrolü elime alıyorum.

 

Bazen ipler elimden kaçıyor,

 

Uçurtma kovalar gibi peşinden koşturuyorum!

 

17.10.2011