|  
  |  
  |  
  |  
  |  
 
Ana Sayfa
  |  
Dosyalar
  |  
Kara Kutu
  |  
Ekonomi
  |  
Spor
  |  
Kültür Sanat
  |  
Teknoloji
  |  
Diraksiyon
  |  
 
 YAZARLAR

Alternatif turizm
Sayı: 1024 / Tarih : 09-08-1997
Alternatif turizm deyince aklımıza sadece dağ—yayla gezileri, rafting ve dini turizm gibi seçenekler gelirdi.

Aksiyon Etkileşim Kutusu
Bookmark & Paylaş
Video Foto Ses
Yazdır Arkadaşıma Gönder
Yorum yazın
Yorumları Oku
Şimdi deniz turizminin de alternatifi çıktı; kadın ve erkekler için özel plajları olan, diğer deniz kıyısı otel ve tatil köylerinin imkanlarını sunan turizm yerleri açılmaya başladı. Bu alanda Caprise'le başlayan bir hareket oluştu.

Caprise, Türkiye'nin en fazla yatak kapasitesine sahip oteli. 2 bin yatak kapasiteli bu tesis, yapıldıktan sonra atıl hale gelmiş. Jet Grubu, bu oteli satın alıp farklı bir kesimin hizmetine açınca kıyametler koptu. Nasıl olur da, kadınlara ayrı, erkeklere ayrı plajı olan bir otel açılır? Didim'in en güzel koylarından birinde faaliyet gösteren Caprise, bir soluk alma merkezi. Bunu burada tatil yapan insanların sözlerinden, gözlerinden anlayabiliyoruz. Sadece Türkiye'deki belli kesim için değil, her kesim ve yabancılar için de böyle.

İnsanlar denize girmek istiyorsa, girsin. Nasıl girmek istiyorsa, başkalarını rahatsız etmemek kaydıyla öyle girsin. Caprise de bu imkanı sunuyor. Tam bir aile yeri. Hatta STV burada Metin Milli Konseri çekimleri yaptı. Bir sakin bunu gayet veciz bir şekilde açıkladı, "Demokrasinin en iyi işlediği yer burası" diye. Bundan olacak ki, Avrupa'daki Türk işçilerinden şehrin karmaşasında boğulanlara kadar pek çok kimse buraya koşuyor. Otelin geçen yıl, yüzde 117 kapasiteyle çalışmış olması da bunu gösteriyor. Bu yıl, doluluk oranı açısından bölgenin en işlek turizm tesisi olduğu söylenebilir.

Hatta bizim orada olduğumuz dönemde, İstanbul'un ünlü bir otelinin genel müdürü Caprise'de tatil yapıyordu. Çünkü ailece gidebileceği en rahat yer burasıydı.

Bu yıl, Caprise'in modelini yenileri takip etti. Bodrum'daki Javelin Otel bunlardan biri. Çeşme'deki Meltem Tatil Köyü de başka bir uygulaması. Benzeri uygulamalar devam edecek. Önümüzdeki dönemde Ayvalık'ta, Kemer'de veya Alanya'da göreceğimiz benzeri turizm tesisleri bizi şaşırtmayacak.

Bu arada insanlar daha yenilerini arıyorlar. Mesela, otelin ötesinde devre mülk zincirleri, dağ turizmine, kaplıca turizmine yönelik tesisler de insanımızın oldukça ilgisini çekiyor.

İktisadın temel kurallarından biri daha burada işlemiş oluyor. Talep arzı doğuruyor.

Tuncay Artun için

İstanbul Menkul Kıymetler Başkanı (İMKB) Tuncay Artun'un kaybı sermaye piyasasında şoka sebep oldu. En son kesintisiz eğitime 32 trilyon liralık destekle gündeme gelen Artun borsa başta olmak üzere sermaye piyasasına getirdiği enstrümanlarla da önümüzdeki yıllarda anılmaya devam edecektir.

Artun'la ilgili onun da bilmediği bir hatıram var. İki yıl önce Burç FM'de ekonomik yorumlar yapıyordum. Canlı yayında bir hanım borsa ile ilgili görüşmek istediğini belirtti. Görüşme özel nitelik taşıdığı için, programdan sonra telefonla görüşmemizi tamamladık. Dinleyicimiz, borsaya yatırım yapıyordu ve hisse senetleriyle ilgili bilgi almak istiyordu. İşin ilginç yanı bu hanım İMKB Başkanı Tuncay Artun'un akrabasıydı.

Niye Artun'a değil de bize bu konuda başvuruyordu. Bu bize Artun'un daha önce de bildiğimiz ve bu olayla kesinlik kazanan bir yönünü gösteriyordu. Artun, akrabalarının özellikle borsa ile ilgili işlerde isminin birarada geçmesini kesinlikle istemiyordu. Borsa Başkanı sıfatıyla da bu ilişkilerini mutlak olarak kesmişti.

Benzeri bir olayı da halen bir aracı kurumda genel müdürlük yapan bir arkadaşım anlattı. Kendisinin o zaman değer verdiği bir köşe yazarı Artun aleyhinde bir yazı yazar. Arkadaşım bu yazıdan sonra, o yazara güvenini yitirdiğini söyledi bana. Çünkü ona göre, Artun kesinlikle böyle suiistimalleri yapacak biri değildi. Hem de sözü edilen paralar, sermaye piyasasındaki biri için komik denecek rakamlardı. Bunu söyleyen yöneticinin fikri açıdan tamamen Artun'a zıt olması ise daha da ilginç.

Tuncay Artun'u yakından tanımıyorum ama, bu iki olay onun hakkında bir karar vermeme yeter. İnşallah bunlar, gelecek yöneticiler için de örnek olur.

09.08.1997

Fikri Türkel