DOSYALAR

Bir jel"lik tasarruf"

Bir jel
Omurilik Felçlileri Derneği, Bağkur"u "jelli sonda" meselesi yüzünden mahkemeye verecek. Ürologlar ürünün lüks olduğu kanaatindeyken, SSK ile Bağkur maliyet yükünü taşıyamadıkları için tıbbi malzemeyi hastalarına veremiyor."Kendinden jelli sonda", yaklaşık bir senedir hastalarla SSK ve Bağkur arasında tartışma konusu oldu. SSK ve Bağkur, malzemeyi hastalarına vermemekte ısrar ederken, hastalar da haklarını almakta aynı ısrarı gösteriyor.

Kendinden jelli sonda, genelde omurilik felçli hastaların ihtiyaca mukabil kullandıkları bir alet. Hastalar, sondaların yeri geldiğinde hayati önemi haiz ve kişinin sıhhati açısından en iyisi olduğunu, aynı zamanda kullanımının da rahat olduğunu söylüyor, yetkililer ise talepleri her seferinde geri çeviriyor. Çünkü devlet, pahalıya geldiği için ürünü hastalarına temin edemiyor. Onun yerine fiyatı 250 bin-1 milyon arasındaki normal nelaton sondayı veriyor. Ürologlar ürünün lüks malzeme olduğu konusunda hemfikir. Doktorlara göre ucuz olan nelaton sondanın kullanımı da eğitimle kolayca verimli hale getirilebilir. Bu durum iki tarafı mahkeme koridorlarında buluşturacak.

Tamamen yasaklanmasın...

SSK, 1 Ağustos 2003"ten itibaren hastanelerin üroloji bölümlerinde, hastalara jelli sondanın hastalara verilmeyeceğini duyurdu. Şu anda sadece Emekli Sandığı"na üye olanlar ürünü alabiliyor, SSK ve Bağkur"lular alamıyor. İstanbul Omurilik Felçlileri Derneği Başkan Yardımcısı Süleyman Akbulut, kurumların hukuksuz davrandıkları görüşünde. Çünkü, istenilmesine rağmen hastalara hukuki ve bilimsel dayanağı olan hiçbir gerekçe gösterilmediğini belirtiyor. Dilekçeler çoğunlukla, "Talep ettiğiniz malzeme bedelinin ödenmesinin uygun görülmediği bildirilmiştir" şeklinde yanıtlanmış. Hastaların çözüm talepleri ise, eskiden olduğu gibi kendinden jelli sondanın en azından heyet raporuyla ve hekimlerin uygun gördüğü kişilere verilmesi, genelgeyle tamamen yasaklanmaması yönünde.

Neden nelaton değil, jelli?

Hastalar ürünün eski teknoloji olduğunu, yenisini istediklerini söylüyor. Bu tip hastalarda nelaton veya jelli sonda kullanılmazsa idrar kesesinin basıncı yükseldiği için kapasitesi bozuluyor, enfeksiyonlar, kanamalar oluyor, böbreklerde tükenişe hatta ölüme bile sebebiyet veriyor. Ürolojik sorunların önlenmesi için günde 4-6 saat aralıklarla idrar boşaltım işlemi tek kullanımlık malzemelerle ve steril ortamda yapılıyor. Jelli sondadan 4-5 sene önce bir malzeme seti kullanılıyormuş. Malzemeyi Türkiye"de ilk defa Emekli Sandığı, sonra da Bağkur ve SSK vermeye başlamış. 1998"den itibaren sosyal güvenceye tabi olup, hastanelerin üroloji servislerinin gerekli gördüğü hastalara heyet raporları doğrultusunda veriliyordu. 2002 yılının ortalarından itibaren önce Bağkur sonra da SSK malzemeyi kesti. Akbulut, "Bedelleri ödemeyen Bağkur"un bize cevabı, "Bu tip sondaların kullanımı sağlığa zararlı" şeklinde oldu" diyor. SSK ise ürünün maliyetini gerekçe gösteriyor. Akbulut, "Toplu alımda maliyet 1,5-2 milyona kadar düştü. Nelaton sondalar 300 bin lira fakat yanına jel almak zorundasınız, en kötü steril eldiven bile 5-6 yüz bin liraya mal oluyor" diyor. Tüm bunların devlete antibiyotik ve ameliyat gideri olarak dönüşü ise uzun vadede çok daha pahalı. Bağkur"un diğer gerekçesi, malzemenin suiistimali ve aşırı kullanımı konusunda. Başkan Yardımcısı Akbulut ise bu iddialara karşı, "Malzemede aşırı kullanım ve suiistimal görüldüyse yasal işlem yapılır. Bir kişi suiistimal ettiğinde diğerlerinin payı kesilemez. Sonda, bazı kişilerde günde ortalama 4-6, bazılarında 8-10 defaya kadar kullanılabiliyor, buna doktorlar karar veriyor. Neye göre aşırı kullanım tespit ettiklerini anlayamadık" diyor.

Bağkur, SSK ve ürologlar ne diyor?

Sosyal güvenlik kuruluşlarının konuya bakışı değişik. SSK Sağlık İşleri Genel Müdür Yardımcısı Orhan Özyurt, "İki ürün arasındaki tek fark jel" diyor. Maliyet kısmındaysa, "Ürün, diğer kurumlara nazaran bize 5 misli pahalıya geliyor. Emekli Sandığı"nın giderleri Maliye tarafından çok fazla sorulmadığından karşılanıyor. SSK ve Bağkur"un devletten aldığı katkı daha az; Emekli Sandığı 2 milyon, SSK 35 milyon, Bağkur ise 15 milyon kişiye bakıyor." Bağkur Sağlık Dairesi"nden Eczacı Merih Dizici ise, "Sondanın verilmemesinin nedeni doktorlar ve firma yetkilileridir. 2 sene önce doktorlar hastalara günde 2 jelli sonda yazarken, bilinmeyen bir sebepten dolayı kullanım 4"e, sonra 6"ya, şimdi 8"e kadar çıkartıldı. Bu durum doktorlar ve üreticilerin ticari kaygı güttüklerini gösteriyor" diyor. Bağkur, ayrıca jelli sondanın sürekli kullanılmasının mesanede küçülmeye yol açtığı ve ameliyatlara neden olduğu görüşünde.

Bilimsel danışma kurullarıyla Bağkur"un yanlış bilgi verdiğini tespit ettiklerini söyleyen dernek yetkililerinin yanı sıra ürologlar da görüş belirtiyor. Alman Hastanesi"nden Ürolog Opr. Dr. Oğuzhan Gündüz, "Jelli sondanın kullanımı daha yararlı ve rahat, enfeksiyon ihtimalini azaltıyor, daha az can yakıyor fakat ben de lüks olduğunu düşünüyorum. Eğitimle hastalar normal sonda kullanımı konusunda bilinçlendirilmeli" diyor. İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Vural Solok, "Diğer sondayla iş yapması açısından eş değerdedir. Biz omurilik felçlilerine bu konuda bilimsel görüş dahi sunduk. Lüks için para harcamakta ısrar etmenin bir manası yok. Normal sonda dikkatli kullanılırsa bir sorun yaşanmaz" diyor. Opr. Dr. Nurettin Yumurtaş da, "Jelli sonda daha kullanışlı. Nelaton sondada, böbreklerin enfeksiyon kapma riski yüksek. Jelli tam steril ama diğerinin kullanımı iyileştirilebilir. Ülke şartlarında hastalara maalesef yeterli eğitimi veremiyoruz." Akbulut, "Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu"yla Bağkur ve SSK Kanunu"nda ise malzeme tiplerinden hastanın yaşam kalitesini yükseltenin kullanılmasına yönelik hüküm geçiyor" diyor.

Mahkemeye intikal etti

Bağkur"lular, herhangi bir devlet hastanesinde ücretsiz heyet raporu alabiliyor ama üniversite hastanesine devlet sevkiyle ve özel bir hastalığın tetkiki nedeniyle gitmediği zaman parasını cebinden ödemek zorunda. Bu da milyarı buluyor. Süleyman Akbulut, "Amacın hastaları yıldırmak olduğunu düşünüyoruz. Sürekli, rapor için üniversite hastanelerine gönderiyorlar. Şimdiye kadar bir tane vaka bulduk. Testlerini yaptırmış olan hasta, şeker hastalığına bağlı olarak aynı sorunu yaşıyor, Çapa Tıp Fakültesi"nden rapor almasına rağmen sondayı vermediler. Devlet hastanesi günde 7 kez kullanması lazım derken üniversite teşhis doğru, 7 yetmez 8 tane kullanılsın" dedi. Bu hasta aynı dönem içerisinde hastalığa bağlı bir kriz geçirerek Haseki"de tedavi görmüş. Akbulut, "O üyemiz üzerinden şimdi Bağkur"u mahkemeye veriyoruz" diyor.


SONDALAR ARASINDAKİ FARK

Jelli sonda: Her mekanda tek başına kullanılabilir. Sonda suyla ıslatılır ve idrar boşaltımı yapılır.

Jelsiz sonda: Engellilere uygun banyo-tuvaletin olması ve ikinci bir kişinin yardımı gerekli. İhtiyaç duyulan malzemeler: Sonda, jel, sabun, bez ve su. Eller yıkanır, kurulanmaz, bir yere sürülmez. Bir yardımcı iç çamaşırını indirir. Sondanın gireceği yere temizleyici solüsyonlar sürülür. Yardımcı jeli döker, kişi kendi eliyle sondayı kayganlaştırır. Bu esnada küçük bir temas enfeksiyon nedeni olabilir. İdrar boşaltımı yapıldıktan sonra bulaşmış olan jel ve solüsyonlar ıslak bir bezle temizlenir.

ÖNERİLEN YAZILAR