DOSYALAR

Koç gibi" aile"

  • Cemal A. Kalyoncu
Koç gibi
Uzun bir aradan sonra yine birlikteyiz. Kamuoyuna mal olmuş kişilerin hayat hikayelerine sizler adına konuk olmaya kaldığımız yerden devam ediyoruz.Bu hafta, daha çok kurumsal kimliği ile öne çıkan bir kişinin hikayesine, zaman içinde bir yolculuğa çıkacağız. Yolculuk, zamanı tersine çevirdiğimizde, salt o kişinin hayat hikayesi olmaktan çıkacak, Türkiye'nin en önemli ve köklü ailelerinden biri olan Koçzade'lere kadar da uzanacak. Kamuoyunda çok sık yer alan rahmetli Vehbi Koç'un ailesinin aksine, ailenin bir o kadar geri planda kalanları ile de tanışmış olacağız.

Aydın İbrahim Çubukçu, 1994'ten bu yana Beko'nun genel müdürlüğünü yapıyor. 1942 yılında dünyaya gelen Aydın İbrahim, Ankaralı Ord. Prof. Dr. Osman Cevdet ile Melahat Çubukçu'nun iki çocuğundan küçüğü. (Diğeri Mustafa Berker'le evlenen Prof. Dr. Ender Hanım.) Babası Ord. Prof. Dr. Osman Cevdet Çubukçu (Aydın Bey'in dedesinin babası Mustafa Kâzım Efendi'nin tütün içmek için uzun çubuk kullanmasından dolayı aile Çubukçu soyadını almıştır), askeri tıbbiyeyi bitirdikten sonra Fransa ve Almanya'da muayenehane açmış, 41 tane tıp kitabı yazmış, yani, Ankaralı tüccar bir babanın, Kâzım Bey'in istememesine rağmen doktor olmuş oğludur. Aydın Çubukçu'nun da dedesi olan Kâzım Bey'in oğlunu tüccar olmak için zorlamasının sebebi, ailenin baştan beri tüccar bir aile olagelmesidir.

Babasının, tüccar olmasını istediği Osman Cevdet, doktor olduğu için ailenin ticari işlerini yürütmek Osman Cevdet'in dört kardeşi içinde tek erkek kardeşi (kız kardeşleri Zehra, Hatice, Hilmiye) olan Arif Çubukçu'ya kalır. Osman Cevdet, evlenmesi gündeme geldiğinde ise, Melahat Hanım'la evlenerek yine Ankaralı bir aile olan Nadire—Sadullah Aktar çiftine damat olur: "Babam doktor olduktan sonra, Aktar ailesinden bir kızla evlendirilmek isteniyor. Teyzelerime de gösteriliyor veya ne şekilde gösteriyorlarsa... Fakat kısmet annemle evlenmesi imiş." Evlendiklerinde yıl 1936'dır.

Nadire Hanım, Kütükçüzade Hacı Rıfat Efendi'nin ünlü Koçzade'lere gelin giden Fatma Hanım dışındaki kızıdır. Koçzade Hacı Mustafa Efendi ile evlenen Fatma Hanım Vehbi Koç, Hüsniye ve Zehra Hanım'ın annesidir. Nadire—Sadullah Aktar çiftinin de, Osman Cevdet Çubukçu ile evlenen Melahat Hanım dışında Adile, Emin ve Sadberk Hanım'lar, dünyaya gelen diğer çocuklarıdır. Koç Topluluğunun kurucusu Vehbi Koç, Nadire teyzesinin kızı Sadberk Hanım'la evlenir. Buna karşılık Aktar ailesi de oğulları Emin Aktar'ı, Vehbi Koç'un da kızkardeşi olan Hüsniye Hanım'la evlendirir. (Aktar ailesinin fertleri kamuoyunda, önde olmak istemediklerinden olsa gerek, isimleri hiç bir şekilde gündeme gelmez.) Böylece teyze çocukları 'dışarıya' gitmemiş olur. Bunun dışında Nadire—Sadullah çiftinin büyük kızları olan Adile Hanım, Akfil'in de kurucusu olan İhsan Mermerci ile evlenir. (Bu evlilikten dünyaya gelen Mehmet Ata, bugün sosyetede isminden söz ettiren Ender Mermerci ile evli idi. Magazin basınında adları sürekli gündemde olan Tansa, Derin ve Yosun Mermerci de, Ender—Mehmet Ata Mermerci çiftinin çocuklarıdır.) Fatma—Koçzade Hacı Mustafa Efendi'nin diğer kızı Zehra Hanım ise Halim Kütükçüoğlu ile evlenmiştir. (Vehbi Koç'un da yeğeni olan çiftin çocuklarından Gülseren Kütükçüoğlu dışındaki Nesteren Hanım, emekli Büyükelçi, Cumhurbaşkanlığı eski Genel Sekreteri Fuat Bayramoğlu ile, Gülgen Hanım da Kutlutaş Temel İnşaat ve Sondajcılık Sanayi Yönetim Kurulu Başkanı Peyami Çağlar ile evlenir.)

Koç Topluluğu'nun araştırmalar sonucu ortaya çıkardığı aile ağacına göre kökleri 1600'lere kadar inebilen işte böylesine bir aileye mensup olan Aydın İbrahim Çubukçu, 1942 yılında İstanbul'da gözlerini açar dünyaya. 1964'e kadar, babasının muayenehanesi ile evlerinin bulunduğu İstanbul Tünel'de otururlar. Laleli'deki Koca Ragıp Paşa 10. İlkokulu'nu bitirip, daha sonraki hayatında sürekli faydasını göreceği Robert Kolej'deki eğitimine 1953'te başlar. Amerikan sistemi ile eğitim veren bu okuldan bugün, "Robert Kolej eski Robert Kolej, benim de bir oğlum olsa idi mutlaka o eğitimi almasını isterdim" diyecek kadar etkili eğitim aldığını düşünür. Yine Koç Topluluğu'na uzun yıllarını veren Hasan Subaşı, Aygaz Genel Müdürü Yavuz Reisoğlu, Kemal Derviş'in akrabası, televizyonlarda ileri sürücülük dersi veren Demir Bükey, Ali Taygun gibi sınıf arkadaşları edinen ve 1961 mezunları olarak arkadaşları ile her ay bir araya gelmeye çalışan, o yıllarda jimnastik yaptığından olacak biraz yapılı olduğundan arkadaşlarının Mongo lakabı taktıkları Çubukçu, 'temiz ve titiz olma, planlı bir hayat yaşama, insanlarla iyi ilişkiler kurma' konusunda mezun olduğu okulunu çok öğretici bulmaktadır.

Kolejin son senelerine doğru birdenbire mimarlığa bir ilgi duyan Aydın Çubukçu, Güzel Sanatlar Akademisi'nin (Mimar Sinan Ün.) yapmış olduğu imtihana girer, bir puan daha alabilse emeline ulaşabilecekken, dört puanda kalır. Ardından ODTÜ'ye girmeye karar verir. Orada da mimari bölüme müracaat eder. İkinci seçeneği iş idaresi ve iktisat bölümüdür. Birinci seçeneği tutturamaz. ODTÜ'de Ekonomi ve İstatistik Bölümü'nden, bilgisayar programcılığı dersi de görerek, bir kuşağa isimlik yapacak '68' yılında mezun olur: "İlgilenmezseniz zorla sokmuyorlar ki olayların içine. Şöyle söyleyeyim, ODTÜ'nün ilk yıllarında hepimiz sosyalist idik. Okulun yarısı komünizmi çok beğeniyordu. Ekonomik doktrinleri okuyorduk. Sosyalizmi çok iyi falan zannediyorduk. Sonra aklımız başımıza geldikçe, hayatı tanımaya başladıkça bunun öyle kitaplarda yazıldığı gibi olmadığını anladık. Hayat kavgasının çok daha farklı olduğunu, ideoloji peşinde koşmanın yanlış olabileceğini anladık. Ayağımız yere bastı." ODTÜ'den hemen sonra vatani görevini yapar. Altı ay okul, altı ay Tuzla'daki kıta hizmetinin ardından bir yıl da Genelkurmay'da Otomatik Bilgi İşlem Merkezi'nde Proje Subayı olarak vazife alır: "Çok zor ama hayatımın en güzel dönemi idi. Kabul etmem lazım. Sıkıntılı yaşamayı da öğrendik, gece eksi 25 derecede, sobası olmayan yerlerde yatıp uyumayı da... Yine bir oğlum olsa (Aydın Çubukçu, 1963'te bir arkadaş toplantısında tanışıp, 1969'da hayatını birleştirdiği, Ankara Üniversitesi'nde rektörlük de yapmış olan ziraat profesörü Ekrem Rüştü ile Selma İzmen'in kızı Nükhet Hanım'la evliliğinden Hande (Bankacı Turgut Işık'la evli. Emir adında bir çocukları var.) ile Merve (O da, Seba İnşaat'ın ortaklarından Gazanfer Mürşit ile evli. Çocuklarının ismi Alp) adında iki kız evlat sahibidir) olsa, 24 ay da askerlik yapılsa gönderirim. Tam 24 ay askerlik yaptım, bir gün eksik değil."

Asıl hayat başlıyor

Askerliğini bitiren Aydın İbrahim Çubukçu, Koç Topluluğu'nun kurucusu Vehbi Koç, annesinin teyze çocuğu/kuzeni olmasına rağmen Koç Grubu dışında Philips Türk ile Paşabahçe Şişecam'a da iş müracaatında bulunur: "Akrabalık var ama biz onu hiç bir zaman konuşmadık. Öyle bir gözle de bakmadık." Philips Türk yurtdışına göndermek istediği, Şişecam'ın da teklif ettiği pozisyonun maaşını düşük bulduğu için Çubukçu, Koç Topluluğu'nda işe başlamayı akılcı bulur: "Git Aygaz'da çalış dediler." İlk genel müdürü Yüksel Polat'tır. Aygaz'da Bilgi İşlem Sorumlusu olarak işe başlar ve beş yılın sonunda yönetici olur. Ardından Bugün Koç—Sistem olan Koç/Burroughs, yeni çalışma yeri olur: "33 yaşında genel müdür oldum. Koç Topluluğu'nda galiba en genç genel müdür tayin edilen adam bendim o zaman." Çubukçu, 1975'ten 85'e kadar sürecek bu görevi sırasında Türkiye'nin '70 sente muhtaç' olmasının tanıklarından biri olur. O günlerdeki ekonomik şartlar Türkiye için gerçekten çok zordur. Ki, bu olaylar/gelişmeler bundan önce iki defa daha (27 Mayıs 1960 ve 12 Mart 1971) olduğu gibi yine darbeye çıkar (12 Eylül 1980). Fakat Çubukçu ailesi, sülalenin diğer kollarında olduğu gibi siyasete adam vermediğinden hiç bir ihtilalde bu anlamda pek bir sıkıntı yaşamaz: "Siz bana hep böyle ihtilal mihtilal soruyorsunuz, niye?" İhtilaller Türkiye'nin kırılma noktalarıdır, kimleri nasıl etkilemiştir, ortaya koymak için. Neyse, Çubukçu, 1985'te de, önce Tofaş'a yan sanayi yapsın diye kurulan, daha sonra Türkiye'deki otomotiv sektörüne parça üreten İtalyan ortaklı Mako'da genel müdür olarak Koç Topluluğu'ndaki yoluna devam eder. 1994'te ise 'bir dünya markası' olmayı hedefleyen Beko'ya genel müdür tayin edilir. Televizyon teknolojisinde yenilikleri bir adım önde olarak getirmeye çalışan, Koç Topluluğu'nun İtalyan ortaklarından dolayı Fatih Terim'in 'Çizme'de estirdiği rüzgarın Türkiye'ye de olumlu tesiri olmasını uman Çubukçu, Vehbi Koç'un önderliğinden de çok şey öğrenir: "Bir çok şeyi Vehbi Bey'in prensipleri olarak öğrendik ki bunların büyük kısmının doğru prensipler olduğunu yaşayarak gördük. Bilgisayar şirketinin başında iken, şöyle bir şey hatırlıyorum. Vehbi Bey bu şirketi kapatmak niyetinde imiş, demiş ki 'Türkiye'de bu işi bilen adam yok. Dışardan mı adam getirsek. Sonra Aydın okulda bu işi okudu, ona bir şans verelim' dediler. Ve Vehbi Bey, beni çağırdı 'Sen bu işi yapabilir misin?' dedi. Elimden gelen herşeyi yaparım ama size şu kadar zamanda şunu yaparım diye taahhütte bulunamam dedim. 'Gözüm senin üstünde, git başla bakalım' dedi." Koç Topluluğu'nda Çubukçu'yu etkileyen bir kişi daha vardır: "İsak Eskenazi. Koç Holding'in ve Koç ailesinin mali işlerine bakardı. Bana örnek olacak o kadar çok şeyini benimsemişimdir ki. Dürüst, takipçi, tutumlu olmayı, yetki vermeyi ama o yetkiyi vereceğiniz kişiyi hiç olmazsa seçerken dikkatli olmayı."

Takım tutmayan ama gönlü Fenerbahçe'den yana olan, kurumsal üyeliklerinin yanında TSÜİAD, Rahmi M. Koç Sanayi ve Teknoloji Müzesi ve sahibi olduğu eski bir arabası dolayısıyla, merkezi İngiltere'de bulunan ve dünyada sekiz bin üyesi bulunan Jaguar'ın kulübüne üye olan, hayatındaki en son dönüm noktası olarak torunları Emir ile Alp'ın doğumunu gören Aydın İbrahim Çubukçu'nun bir de gurur duyduğu hobisi vardır: "Ev aletlerinden tutun da duvar saatlerine kadar biraz mekanik biraz elektronik eşya tamirciliği. Konu komşu bozulan cihazlarını bana getirir." Sözünü aldım (bu, lafın gelişi. Aydın Bey, benden ısrarla istedi) ben de Almanya'dan aldığım eski bir radyoyu ona tamir ettireceğim. Tamirlik eşyası olanlara duyrulur!

email: ckalyoncu@hotmail.com

ÖNERİLEN YAZILAR