BİLİŞİM - TEKNOLOJİ

Bizans'ın altınları "Elektrik İdaresi"nin altında!

Bizans'ın altınları
İçimizde kimse yoktur ki bir define hikayesi dinlemesin. Anadolu'nun tarihsel zenginliği nedeniyle hemen hemen her yöresinde, define hikayeleri, destanlar, rivayetler çok yaygındır. Mutlaka sizin bulunduğunuz yerde de bulunmayı bekleyen "10 katır yükü altın" gömüsü vardır! Hele İstanbul gibi hemen her metrekaresi tarih olan bir dünya kentinde yaşıyorsanız eğer; hikayelerdeki katırların ve altınların miktarı daha da fazladır. Sözkonusu şehir İstanbul olunca, hikayeler zaman zaman gerçeğe dönüşebiliyor. Bazen bir kanalizasyon kazısı sırasında bazen de bir inşaat hafriyatında define çıkabiliyor.

Fakat uzun yıllar boyunca herkesin hayallerini süsleyen büyük hikayeler de asılsız çıkabiliyor. Örneğin Haliç... Haliç'in dibinin silme, tonlarca altınla dolu olduğu anlatılageldi. Zamanında Fatih İstanbul'u fethettiğinde bütün Bizanslılar altınlarını, "Türko'lara yedireceğime denize atarım daha iyi" diyerek Haliç'e sallamış. Osmanlı'dan kaçmaya çalışan o zamanın Bizans İmparatoru Jüstinyen'in gemisi de Haliç'ten çıkamadan batırılmış. Bizans sarayının bütün hazineleri denizin dibini boylamış. Yine Osmanlı zamanında seferden dönen birkaç kalyon da getirdikleri ganimetleri boşaltamadan batmışlar Haliç'te. Anlayacağınız yer gök altınmış dipte. Haliç bugün temizlendi. Ne yazık ki, yüzyıllardan beri çıkarılmayı bekleyen ağzına kadar altınla dolu gemilere rastlanmadı. Haliç'in altından çıka çıka 3 milyon metreküp çamur çıktı. Ama üzülmeyin; 6 bin yıllık bu şehirde define de bitmez, efsane de.

İşte burada gömülü!

Uzun süredir izini sürdüğümüz bir define hikayesi ortaya çıkardık bile. Edindiğimiz bilgilere göre, define İstanbul'un göbeğinde. Hem de bir kamu kuruluşunun tam altında. Hani Beyazıt Meydanı'ndan Vezneciler yönüne giderken solda bir bina var; Boğaziçi Elektrik A.Ş.'nin Beyazıt İşletme Müdürlüğü olarak kullandığı bina, işte tam orası. Define bu binanın altında yer alan Bizans dönemine ait tarihi yapının içinde gömülü. Tamamen yerin altındaki bu yapının kemerlerini ve sütunlarını Vezneciler yönüne giden yoldan bakınca görmek mümkün. Verilen tarife göre, define binanın bodrum ve temeli dikkate alındığında oldukça aşağıda yer alıyor. Bu da defineye ulaşmayı güçleştiriyor.

Definenin miktarı ise ilgilenmeye değer doğrusu. Altı adamın sığabileceği, bakır bir kazan ağzına kadar altınla doluymuş. Kazanın ağzında mermer bir kapak, onun üzerinde de bir 'haç' var. Bu bilginin kaynağı, saygın ve manevi bir kişiliğe sahip, birçok İslami eserde imzası bulunan bir zat. Bu zatın söylediklerine göre, definenin sahipleri varmış! Cinlerden bahsediyor olmalı. Ayrıca defineye ulaşmayı başaran bazı kişiler bir kısmını alabilmişler ama büyük bir bölümü hâlâ binanın altında duruyor.

Bu bilgiler, profesyonel define avcılarının söyledikleriyle de örtüşüyor. Büyük bir gizlilik ve gizemli araştırma sonucunda ulaştığımız bir define avcısı, bundan beş yıl önce, o binanın altına girmeyi başardıklarını söylüyor. Altı kişilik ekipten birini cin çarptığı için bölgeyi terk ettiklerini anlatan define avcısı, altınlara ulaşamadıklarını iddia ediyor. Atıp atmadığını saptamak için çanak sorular sorunca, define avcısı; "Biz boş yere konuşmayız" diye tepki gösteriyor. Ünlü isimlerin henüz kamuoyuna yansımamış kaçakçılık faaliyetlerinden ve bağlantılarından bahsedince, bu işi bildiğine ve BEDAŞ'ın altını boşuna kazmadıklarına olan inancımız daha da güçleniyor.

Karakolun altından girmişler!

Araştırmamızı biraz daha derinleştirince elektrik idaresinin altındaki definenin taliplilerinin oldukça fazla olduğu ortaya çıkıyor. Sözkonusu binanın hemen yanındaki Beyazıt Polis Merkezi'nin temeli kazılırken bazı kişilerin definenin olduğu bölgeye tünel kazarak altınların bir bölümünü aldıkları iddia ediliyor. Polis Merkezi'nin temelinin BEDAŞ'ın binasından daha aşağıda olması bu iddiayı güçlendiriyor. Bu arada, eskiden önü tamamen açık olan binanın altındaki tarihi kalıntıları gizlemek amacıyla 3—4 metre boyunda taş duvarlar örülmüş. Polis Merkezi'nin önündeki yüksek duvarların bir kısmı da tarihi duvarları gizliyor. Geçitin altındaki umumi tuvaletin içinden de gizli bir geçit olduğu iddialar arasında yer alıyor.

Beyazıt İşletme Müdürlüğü'ndeki bütün eski memurlar da defineden haberdar. Fakat iş haber yapmaya gelince hiçkimsenin ağzını bıçak açmıyor. Herkesin hayali, bir gün bu defineye ulaşmak. Define olduğu söylenen mekanın suriçinde kalması iddiayı daha da güçlendiriyor. Çünkü suriçinde iki metreden sonra tarih başlıyor. Ancak define avcıları, devletten izin alarak kazmaya yanaşmıyor. Oysa devlet, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 50. maddesine göre korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı olarak belirtilen yerler ile tesbit ve tescil edilen sit alanları ve mezarlıklar dışında define arama ruhsatnamesi veriyor. Aynı kanunda izinsiz define arayıcılarına 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor. Hemen hemen bütün define avcıları devletle işbirliği yapmıyor. Çünkü devletin verdiği payı az buluyorlar.

Bizans'tan kaldığı sanılan definenin hikayesi işte böyle. Adresi de açıkladık. Sıra defineyi çıkarmaya geldi. Devlet elini çabuk tutarsa şu ekonomik krize Bizans'tan geri ödemesi olmayan bir destek sağlayabilir! Öyle Haliç'teki gibi bizim hazineyi yüze katlayacak kadar olmasa bile yarım ton civarında altın olduğu sanılıyor. Altın çıkmazsa bile en azından İstanbul bir şehir efsanesi daha kazanmış olur. Fena da olmaz hani...

Eğer kıyısından köşesinden bu işe girmişseniz, şu anda bir yerleri kazıyorsunuz mutlaka. Haberi okuyana kadar biraz soluklanmışsınızdır. Teriniz soğumadan kazmaya devam edin isterseniz. Doğalgaz şebekesine de dikkat edin.

e—mail: mydurukan@hotmail.com

ÖNERİLEN YAZILAR