|  
  |  
  |  
  |  
  |  
 
Ana Sayfa
  |  
Dosyalar
  |  
Kara Kutu
  |  
Ekonomi
  |  
Spor
  |  
Kültür Sanat
  |  
Teknoloji
  |  
Diraksiyon
  |  
 
KÜLTÜR SANAT

Bir Ömür 'Ömür Göksel'

28 Nisan 2001 / RAHIME SEZGIN
Nostalji kasetlerinin moda olmaya başladığı ve müzik piyasasında çok yeni olmasına rağmen pek çok şarkıcının var olan bir–iki kasetini dahi dinleyicilere yeniden sunmaya başladığı 1999 yılında geçmişini müziğe adamış ve bir şekilde popüler müziğin rağbet görmesiyle birlikte ortalarda görünmeyen yılların sanatçıları da nostalji kasetleri çıkarmaya başladılar.
Ömür Göksel de bunlardan biri. "Sevemem Artık" şarkısıyla birlikte müzik kanallarında klipleri yayınlamaya başlanan Ömür Göksel'in 1970'li yılların en çok dinlenen sanatçılarından biri olduğunu ve bir dönem şarkılarının dillere pelesenk olduğunu yeni neslin büyük bölümü bilmiyor. Şimdilerde STV'de "Bir Ömür" programıyla birlikte izleyiciyle buluşan Ömür Göksel'i daha yakından tanımak için kendisiyle çocukluğundan müzik hayatına başlamasına, Türkiye'den uzun yıllar uzaklaşmasının nedenlerine ve izleyiciyle yeniden buluşmasına kadar bir çok konuda konuştuk.

Sanata ilk adım

"Benim çocukluğum müzik, spor, nükte, saygı ve sevgi içinde geçti. Okul yıllarımda edebiyat, müzik ve spor dallarındaki üstün başarımı, fen derslerindeki başarısızlığım gölgeledi. Bu yüzden değişik okullarda mezuniyet şansını aradım. Bu arayış bana çok büyük bir muhit edinebilme imkanı verdi. Çocukluğumda futbol topu benim en iyi arkadaşımdı." İlk gençlik yıllarını böyle anlatıyor Göksel.

1955 yılında Galatasaray genç basketbol takımında oynamaya başlayan Göksel, 1957 yılından itibaren genç basketbol takımının yıldız bir oyuncusu olur. Fakat 1961 yılında ayağından geçirdiği bir sakatlık Göksel'in aktif spor yaşamından istemeyerek de olsa kopmasına neden olur. Fakat bu üzücü olay Göksel'i sanat yaşantısına kazandırır: "Spor benim için bir tutkuydu. Ayağımdan sakatlandığım ve spor yaşamıma veda ettiğim zaman tabii ki çok üzüldüm. Spor her zaman benim içimde bir ukde olarak kaldı. Ama her zaman sakatlık iyi ki ayağımda oldu, ya kafamda olsaydı diye şükredip dururum. Müzik hayatına başlamam da bir bakıma bu sakatlık vesilesiyle oldu. O yıllarda çok iyi şarkı söylediğimi bilen bir basketbolcu arkadaşımın muzipliği sonucunda katıldığım ses yarışmasında Türkiye Ses Kralı seçildim." Katıldığı ses yarışmasında birinci gelen Göksel'in müzik dünyasındaki yükselişi geçen yıllarla birlikte artar ve şarkıları insanların dillerinden düşmez. 1965'te de artık, 4 dilde şarkı söyleyebilen, yaklaşık bin şarkılık bir repertuara sahip, profesyonel bir şarkıcı olarak müzik dünyasındaki hızlı yükselişini sürdürür. Ömür Göksel 1969'da Mutluluk adlı şarkısıyla ilk Altın Plak'ını, 1972'de Sevemem Artık adlı yapıtıyla ikinci Altın Plak'ını ve 1975 yılında Yanıyorum şarkısıyla üçüncü Altın Plak'ını alır: "1970'li yıllara kadar Türkiye'de Türkçe şarkı söylenmezdi. Almanya'ya üniversite eğitimim için gittiğimde önce dil öğrendim. Başka bir sınıfta olan, gitar çalarak İspanyolca şarkılar söyleyen güzel bir kız vardı. Ondan İspanyolcayı öğrendim. Şu anda İngilizce, Almanca, İtalyanca ve İspanyolca şarkı söyleyebiliyorum. Fransızca şarkı söylemeyi bir türlü beceremedim. Hep yanlış söylerim diye korkuyorum. Fransızcanın telaffuzu farklı. Sanki dilimin üzerine şişman bir adam oturmuş gibi hissediyorum kendimi."

Türkiye'den kaçış

Ömür Göksel müzik dünyasına girdikten sonra artık şöhret basamaklarını tırmanmaya başlar. Fakat korsan plakların yaygınlaşması ve arabesk müziğin rağbet görmesi, binlerce seveni olan, her plağıyla satış rekorları kıran Göksel'in Türkiye'den ayrılmasına neden olur. "70'li yıllarda korsan plaklar çok yaygınlaştı. Sizin çok emek vererek hazırladığınız bir plak korsan olarak piyasaya sürülüyordu. Plağın bir yüzünde 'Sevemem Artık' yer alırken bir yüzünde de Ajda Pekkan'ın 'Kimler Geldi, Kimler Geçti' şarkıları yer alıyor. Benim bir çok parçam listelerde bir numara olurken korsan plaklar yüzünden satışları çok iyi olmadı. Korsan plaklar bizim önümüzü kesti, bir de o dönemde arabesk müzik piyasaya çıktı. Orhan Gencebay'la çıkış yaptı arabesk müzik ve yaygınlaştı. Orhan Gencebay bunun en kalitelisini yaptı. Gencebay'ın söylediği şarkıların sözleri çok iyiydi. Ama ben arabeski bir müzik türü olarak kabul etmiyorum. Annesi babası belli olmayan bir müzik türü. Kaderci, insanı hayattan soğutan, karamsar bir müzik. O dönemde benimle birlikte sahnelere çıkan Tanju Okan, Ajda Pekkan, Ayten Akman, Erol Büyükburç gibi arkadaşlar arabeskin yaygınlaşmasından dolayı müziğe ara vermeye karar verdiler. "

Tam da bu dönemde ABD'deki Hilton Otelleri'nden teklif alan Göksel 1978 yılında ABD'ye gider ve profesyonel müziğe yurt dışında devam eder. Sırasıyla İtalya'da, Amerika'da ve Almanya'da değişik mekanlarda çalışır. Ancak sevdalısı olduğu Türkiye'ye karşı bir özlemi vardır hep. Yedi göbek İstanbulludur Göksel ve İstanbul onu çağırmaktadır. Yurtdışında geçen uzun yıllar sonunda 1996 yılında Türkiye'ye dönmeye karar verir: " Fakat geri döndüğümde anladım ki İstanbul artık benim bırakıp gittiğim İstanbul değil. Ama insan bazen kötü bir kadına da âşık olabilir. Ben de İstanbul'a âşığım."

Dinleyiciyle tekrar buluşma

Türkiye'ye döndükten sonra özellikle yakın dostları olan Cenk Koray ve Müjdat Gezen'in "sahnede olmalısın" ısrarlarına rağmen yeni Türkiye'de yeniden şarkı söyleyebilecek bir zemin bulamaz. Bir dönem dillerden düşmeyen şarkıların yorumcusu Ömür Göksel'in üzerinden iki nesil geçmiştir. Eğlence dünyasında sahne alan kişilerse "efemine tiplerdir". Yine istediği müziği yapamayacağını anlayan Göksel 1999 yılına kadar suskunluğunu korur. Muazzez Ersoy'un eski şarkıları bir araya toplayıp nostalji kasetleri çıkarmaya başlamasıyla birlikte nostalji furyasının patlak vermesiyle Ömür Göksel de bir dönem dillerden düşmeyen şarkılarını "Bir Ömür" kasetinde bir araya getirir. "Bu kasete özellikle nostalji demedim çünkü Küçük İbo bile nostalji kaseti çıkarıyordu o dönemde. Daha sonra STV'den bir program yapmam için teklif geldi ve 'Bir Ömür' programını yapmaya başladım. Şu anda yaptığım programda o koltuğa oturmayı hak etmiş insanları konuk ediyorum. Beni tanıyan ve yaptığım programı izleyen, beni seven bir kitle var. Ama beni hiç tanımayan, benim yaptığım programları bu zamana göre çok ağır bulan insanlar da var. Ekranlarda doğru dürüst konuşmayı bilmeyen, görsellikle göz doldurmaya çalışan, iki günde şöhret olmak için herşeyi yapabilecek tipler rağbet görüyor. Ben bu ortamda STV'de istediğim programı yapabiliyorum."

Çıkardığı Bir Ömür kasetinde dağıtım problemi yaşadığı için istediği çıkışı yakalayamayan Ömür Göksel üç–dört ay içinde yeniden farklı bir versiyonla "Bir Ömür" kasetini sevenlerine ulaştırmayı planlıyor. Birileri 240 km hızla sanat dünyasında yol alırken Göksel yıllardır 60 km hızla kendinden emin bir şekilde yol almaya devam ediyor.

[email protected]