|  
  |  
  |  
  |  
  |  
 
Ana Sayfa
  |  
Dosyalar
  |  
Kara Kutu
  |  
Ekonomi
  |  
Spor
  |  
Kültür Sanat
  |  
Teknoloji
  |  
Diraksiyon
  |  
 
DÜNYA

Birleşmeye hayır diyen yok!

3 Mart 2001 / GÜRHAN SAVGI
İçişleri eski bakanlarından, Kocaeli milletvekili Meral Akşener'in "Türkiye—Azerbaycan birleşsin" şeklinde ortaya attığı görüş Türk dünyasına ilgi duyan kesimlerde tartışma başlattı.
Konu Azerbaycan'da da basın, akademik çevreler ve halk arasında dile getiriliyor. Birleşme teklifini duyan Azerbaycanlılar ilk tepki olarak ülkelerinin bağımsızlığından vazgeçilmesine sıcak bakmıyor ancak Avrupa Birliği gibi bir model çerçevesinde birleşmeye ise olumsuz bakan yok. "Birleşme" kelimesinin özellikle Azeri tarafında hissi bir reaksiyon uyandırdığını dikkate alarak Akşener'le teklifinin ayrıntılarını konuştuk. Meral Akşener, öncelikle teklifini 'Tûranî' hislerle ortaya atmadığını, AB sürecini de dikkate alarak Türkiye'nin dış politika stratejisini irdeleyerek akılcı bir teklifte bulunduğunu ifade ediyor.

Azerilerin endişelerini giderecek şu ifadeler Akşener'e ait: "Benim söylediğim şey zoraki bir birleşme değil. Referandumla halkın fikrinin alınmasından sonra başlayacak uzun vadeli bir süreç. Bu sonuç olarak Azerbaycan'ın, Türkiye'ye katılması değil, eşit iki ortak olarak, ulusal menfaatlerin korunması ve zenginleşme için yapılacak bir birliktelik".

Birleşme güçlü Türkiye'yi doğurur

Akşener'e göre Türkiye Azerbaycan birleşmesi, güçlerin birleştirilmesini, farklılıkların enerjiye çevrilmesini ve her iki ülke için oynanan oyunların ortadan kalkmasını getirecek. Eğer samimi ise güçlü Türkiye'yi AB içine alacak ve Karabağ meselesi AB'nin meselesi olacak. Güçlü bir Türkiye ve Azerbaycan'ın hem dünyaya hem kendilerine faydası olacak. Akşener tezini güçlendirmek için şunları belirtiyor: "İki toplum olarak mutlaka farklılıklarımız mevcut. Bunları faydaya çevirmeliyiz. ABD farklı ırklardan insanların kurduğu bir ülke ama Amerikalılık önde. Yıllar önce Hint kökenli bir Amerikalı'ya, 'Siz Hintli misiniz?' diye sorunca müthiş bir azar işitmiştim. Başka milletler başarıyor. Biz niye başaramıyalım? Niçin olumsuzluktan yola çıkılsın? Eğer alınırsak 2013'te AB'ye alınmamız bekleniyor. Yapılacak bir referandumdan sonra 3—5 yıl içinde gerçekleşebileceğine inanıyorum. AB'den daha önce sonuç alınır".

AB sorgulanıyor

Akşener'i, Azerbaycan ile birleşme teklifine getiren düşünce dinamiği bugün Türkiye'de resmi ve sivil birçok kişinin zihnini meşgul eden bir konu olan AB'nin sorgulanmasından kaynaklanıyor. Akşener, düşünce dinamiğini şöyle ortaya koyuyor: "1959'dan beri AB bizim rüyamız. AB'ye ilişkin uzun ince bir yolda yürümüşüz, özellikle son 10 yıldır da Türkiye'nin AB'ye endekskli bir dış politikasının var olduğunu görüyoruz. Ben AB'ye karşı değilim. Türkiye'nin AB'ye katılmasını ve yer almasını samimi bir şekilde istiyorum. Ama görüyorum ki AB'ye girme irademiz bizde değil. AB'ye üye ülkeler bize ev ödevleri veriyor. Ve bunun neticesinde de bekleme odasında unutulma tehlikesi ciddi olarak mevcut. AB ile ilgili projenin yürümesi ama bunun yanı sıra farklı alternatifleri düşünmemiz gerektiğine inanıyorum. Türkiye ile Azerbaycan'ın siyasi entegrasyonunu gündeme getirdim".

Avrupa'daki insan Türkiye'yi istemiyor

Akşener, TÜSİAD'ın AB üyesi ülkelerde 11 bin denek üzerinde yaptığı bir anketin sonuçlarını mesnet göstererek şunları ifade ediyor: "Avrupa'da yaşayan insanların yüzde 19'u Türkiye'nin AB'ye katılmasını istiyor. Ancak yüzde 29'u da Türkiye'nin birliğe katılmasını kesinlikle istemediğini belirtiyor. En çok istemeyen insanların bulunduğu ülkeler sırasıyla Yunanistan, Avusturya, Fransa. Baktığınız zaman Ermeni Tasarısının bu ülkede kabulünün arkasında bir kamuoyu desteğinin de olduğunu görüyorsunuz. Türkiye'de AB'nin kriterlerini bir sihirli değnek sayarak ve sırf bu kriterlerin uygulanması için bu birliğe girmeyi isteyenler var. Bu kriterler Türkiye'ye layık. AB ülkelerinin ulaştığı, siyasi, ekonomik, hukuki değerler insanımıza gereklidir. Türkiye AB'den bağımsız süratle bunu yerine getirmelidir".

Avrasya stratejisi şart

Buna karşılık, hem AB üyesi ülkelerin, hem Çin'in, hem de ABD'nin 'Avrasya Stratejilerinin' olduğuna inandığını söyleyen Akşener, Türkiye'de bir büyük devlet geleneğine sahip, bir imparatorluk bakiyesi Türkiye'nin bir Avrasya projesi ve projeksiyonun özellikle olması gerektiğine vurgu yapıyor; "Avrasya dediğimiz coğrafya bir ucu Atlas Okyanusu, diğer ucu Büyük Okyanus denilen bir coğrafya. Bu coğrafyada Türkiye'nin önünde ciddi fırsatlar var. İleride bir Türk birliğine yol açılabilir. Avrasya dediğimiz bölge enerji bölgesi. Dünya enerji rezervinin yüzde 30'u bu bölgede. Dünyada ben varım iddiasında bulunan ülkelerin bu bölgede ciddi çalışmaları var. Türkiye'nin Türk cumhuriyetlerine ilişkin karşılıklı seramonik, duygusal ziyaretlerden öteye, rasyonel çalışmaları olmalıdır. Ciddi manada işbirliğine yönelik projleri hazırlamalıdır.

Kimsenin diyeceği bir şey yok

Türkiye ile Azerbaycan birleşmesi akla gelince hemen arkasından dünya ne der sorusu akıllara geliyor. Türkiye'de yaşanan her olumsuz olayda bir dış düşmanlar kurgusunun olması biz bu birlikteliği gerçekleştirmeye kalkarsak diğer güçler hangi kozlarını kullanırlar? Türkiye'yi nasıl karıştırırlar korkusunu gündeme getiriyor. Akşener, buna kısa ama anlamlı bir cevap veriyor: "İki Almanya birleştiği zaman dünya ne dedi? İki bağımsız devletin halkının iradesiyle böyle birleşme sözkonusu olduğu takdirde kimsenin diyecek birşeyi kalmaz. Ülkeler arasında mütekabiliyet esastır. Globalizmin değeri karşılıklı bağımlılıktır. Ülkeler arasında duygusal, dostluklar ve duygusal düşmanlıklar olamaz. Türkiye'nin parçalanmasını dışardan bir güç silahla yapmaya kalkıştığı zaman 3. dünya savaşını göze almalıdır. Vietnamı, Afganistan'ı göze alamayanlar böyle bir sonuca karar veremezler. Ülkenin içinde işbirlikçileri olabilir. Siz koyduğunuz projeksiyonla Türkiye'de yaşamanın, Türk pasaportuna sahip olmanın önemli olduğunu gösterirseniz, bu ülkede yaşamaktan mutlu olmasını sağlarsanız bu sayı son derece azalır. Ben bu birleşmeye öncelikle Amerika ve Almanya'nın sıcak bakacağını düşünüyorum.

Zihniyet engeli var

Proje olarak parlak ve akla yatkın duran Türkiye—Azerbaycan birleşmesinin önündeki ilk engel Akşener'in ifadesine göre zihniyet. Türk insanının toplumsal şuuraltında başarıya büyük bir özlem olduğunu ifade eden Akşener; "İmparatorluk bakiyesiyiz. Hem problemlerimiz var hem bizi başarıya itecek hislerimiz var. Bu proje onu karşılıyor. Beyinlerimizde pranga olduğunu düşünüyorum. Tartışmanın gündeme getirilmesini bile engelliyor bu önyargılar. İlk olarak bu konu enine boyuna tartışılsın istiyorum. Sonra gerisi gelecektir."

E—mail: g.savgi@zaman.com.tr