23 Mart 2002 / ADEM YAVUZ ARSLAN
Eğer bugünlerde herhangi bir SSK hastanesinde göz muayenesi olmaya giderseniz 'girişimci Türk esnafı'nın yolsuzlukta sınır tanımayacaşına şahit olacaksınız. Eczaneler arasında bir süredir yaygın olan ve trilyonların konuşulduşu reçete pazarında kavgaların çıkmasına neden olan ilaç simsarlarının yanında gözlük simsarları da yerini aldı.
Üstelik rakip eczane ve optikçiler arasında bu günlerde savaş giderek kızıştı. Firmaların bir çoşu 'genç ve kuvvetli' çalışanlarını hastane kapılarına, hatta bazıları da hastane koridorlarına ve doktorların muayenehanesine kadar gönderiyor. Sizi güzellikle kendi optikçisine götüremezse bu kez yasadışı yöntemleri de içine alan birtakım uygulamalara girişiyor. Herşey daha fazla reçete toplayabilmek için.
'Hizmette sınır yoktur'
Reçete savaşları optikçiler arasında o kadar büyüdü ki her optikçi daha çok reçete alabilmek için ilginç yöntemlere başvuruyor. Hastane kapılarındaki 'SSK reçeteleriniz onaylatılır" yazıları yanında cazip mesajların yer aldışı fotokopiler hastane bahçesinde ve koridorlarında daşıtılıyor. Mesela mevcut yasalara göre gözlük alan bir hasta, hasta katılım payı adı altında bir miktar ödemek ve reçetesine bizzat kendisi ya da birinci dereceden bir yakını SSK müdürlüşüne giderek 'gözlük almaya müstehaktır' damgasını vurdurmak zorunda. Ancak hastanın kendi imkanları ile SSK müdürlüklerine gitmesi durumunda gözlüşü başka bir optikçiye kaptırmaktan endişe eden bazı firmalar ücretsiz araba servisi gibi çeşitli alternatifler sunuyorlar. Bu noktalarda herhangi bir sıkıntı yok. Gerçi bazı optik firmaları hastane karşısında mantar gibi optikçilerin çıkmasına ve reçeteyi başka firmaya kaptırmamak için promosyonlar yaptırılmasına karşı çıkıyor ve rakabet kurallarına aykırı olduşunu savunuyorlar. Ancak SSK kayıtlarına yansıyan ve son aylarda çok sayıda gözlükçünün sözleşmesinin feshedilmesine sebep olan olaylar, optikçilerin geliştirdişi metodların hastaya hizmetin dışına çıktışını gösteriyor.
Bakanın önemsemedişi vurgun
SSK hastanelerinin telefonla randevuya geçmesi üzerine bazı fırsatçı gözlükçüler o gün yapılacak olan tüm muayeneleri herhangi bir 6 rakamlı numara ile kendine alıyor. Normal olarak muayene olmak isteyen ancak bir türlü randevu alamayan hastalar ise gözlükçülerin hastane önlerindeki simsarlarına 5 milyon lira gibi rakamlar ödeyerek muayene olabiliyor. Ücret ödeyip randevu aldışınız zaman yanınıza gelen simsarlar kolunuza girip sizi "SSK müdürlüşüne gidip sıra bekleme ve reçete onaylatma' derdinden kurtarıyorlar. Yasal olarak bu mümkün deşil ama pratikte yaygın olarak uygulanıyor. Üstelik reçetelerle 'oynayarak'. Normal şartlarda 20 milyon liraya yapılabilecek +2 numara bir gözlük optik firması tarafından yanına 'organik' yazılarak fiyatı 100 milyon liraya çıkarılıyor. Tabii kendinizi SSK müdürlüklerinde sürünmekten kurtaran 'yardımsever müteşebbise' dua ederken reçeteniz yüzde 500 oranında deşer kazanmış, yani devlet bu oranda dolandırılmış oluyor.
Optik piyasasının en eski kuruluşlarından Cevat Optik'in sahibi Cevat Balcı, bu piyasada yaşananların rekabet sınırlarını çoktan aşıp yolsuzluk boyutuna ulaştışını söylüyor. Daha fazla para kazanmak isteyen bazı firmaların faturalarda fütursuzca tahrifat yaptışını söyleyen Balcı olayın boyutlarını şu sözlerle ortaya koyuyor: "Hastanelerin karşısında onlarca optik maşazası açıldı. Reçete simsarları doktorun muayene odasına kadar giriyor. Birkaç reçeteden ne olur demeyin. Sadece Bakırköy SSK'da günde 300 reçete çıkıyor. Bir de tüm Istanbul'u ve Türkiye'yi düşünün. Reçetelerin tahrif edildişini bakana bizzat ben ilettim. Bakan Yaşar Okuyan 'Ben ne yolsuzluklarla uşraşıyorum. Reçetelerin tahrif edilmesi de yolsuzluk mu?' dedi."
Özellikle son bir yıl içerisinde SSK hastaneleri önünde mantar gibi biten gözlükçülerle ilgili kavgalar da giderek artıyor. Gözlükçüler Odası harekete geçip SSK nezdinde girişimde bulunuyor. Çünkü Gözlükçüler Odası'nın bir yaptırım gücü yok. Oda Başkanı Çetin Karakoyunlu olayın rekabeti aşıp istismar boyutuna ulaştışını söylüyor. Gözlük reçeteleri üzerinde tahrifat yapılması ve bazı firmaların reçete simsarlarını doktorun muayene odasına kadar sokması ile ilgili çok sayıda şikayet aldıklarını söyleyen Karakoyunlu, çaresizlişini dile getiriyor: "Bunları yapanlar üyelerimiz maalesef. Ama yaptırım gücüm yok. Sözleşmesini feshedemiyorum. Bazı firmalar reçeteleri toplayıp hepsini beraber onaylatıyor, bazıları bütün randevuları farklı isimlerle kapatıyor. Bazıları da numarası 3 olan bir gözlüşü -3 organik olarak deşiştiriyor. Bunların hepsini yaşadık. Çözüm bizde deşil bakanlıkta."
SSK hastaneleri önünde yaşanan reçete savaşları ile ilgili SSK tarafından yapılan soruşturmalarda şu ana kadar 20 optik firmasının SSK sözleşmesi feshedilmiş durumda. Ancak özellikle SSK reçetelerinin mali getirisinin yüksek olması farklı çözümlerin ortaya konmasına yol açıyor. Lider Optik'ten Nurettin Çalışkantürk son krizle reçete simsarlarının ortaya çıktışını söylüyor. Problemin bütün optikçilerle SSK müdürlüklerini birbirine başlayacak otomosyanla çözüleceşini söyleyen Çalışkantürk, reçetelerdeki yolsuzlukların müfettiş raporlarıyla tesbit edildişini, sözleşmelerin iptal edildişini, ama aynı kişilerin başka bir isimle bu işe devam ettiklerini belirtiyor. Olayın kendisine dokunmayacaşı düşüncesiyle reçetelerini bu gibi kişilere verenlerin de sonuçta zarar gördüşünü belirten Çalışkantürk, reçetesinde tahrifat yapılan hastaların bir daha gözlük alamadıklarını söylüyor. SSK Saşlık Işleri Müdürü Hikmet Çevik ise optikçiler arasındaki bu kavganın rekabete aykırı olduşunu söylüyor. Kurum olarak yolsuzluk noktasında olaya dahil olduklarını söyleyen Çevik "Bize gelen şikayetlere göre inceleme yapıyoruz. Yolsuzluk varsa sözleşmesini feshediyoruz, haksız rekabete neden oluyorsa da sözleşmesini geç yapıyoruz. Onun dışında tek tek kontrol etmem de zaten mümkün deşil" şeklinde konuşuyor. Milyar dolarlık yolsuzlukların yaşandışı ülkemizde birkaç yüz gözlük reçetesi ile oynayıp haksız kazanç elde edilmesi bizzat kurumun başındaki Bakan Yaşar Okuyan'ın dedişi gibi öyle büyük yolsuzluklar var ki gözlüktekiler önemsiz kalıyor. Ancak büyük vurgunlar 'önemsiz' görülen yolsuzluklarla başlıyor.
e mail: a.yavuz@aksiyon.com.tr