DOSYALAR

Uzaklara gitmeyin

Uzaklara gitmeyin
Havasının ve çevresinin pisliği ve gürültüsünden yakındığınız İstanbul'dan çok fazla uzaklaşmadan yemyeşil, sakin ve huzur dolu ortamlara ulaşabilirsiniz. Polonyalılar tarafından kurulan Polonezköy, her hafta sonu piknikçilerin akınına uğrasa da tabii güzelliğini korumaya devam eden şirin bir köy. Beykoz'a bağlı Karadeniz kıyısındaki Riva ise daha çok Karadenizlilerin yerleştiği sayfiye kasabası görünümünde.

Nasıl gidilir?

İstanbul'un Anadolu yakasında bulunan ve Beykoz ilçesine bağlı olan Polonezköy'e ulaşım için en iyi yol TEM otoyolunu kullanarak Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nden geçmek ve Beykoz—Kavacık ayrımından Çavuşbaşı—Polonezköy tabelalarını takip etmek. İstanbul—Polonezköy arası uzaklık 24 km, Kavacık çıkışından Polonezköy ise 12 kilometre sürüyor. Polonezköy'den Riva 22 km. sürüyor. Özel otosuyla seyahat etmeyenler Beykoz'dan Riva'ya kalkan otobüs ve minibüslere binebilirler. Beykoz—Riva arası 23 km. tutuyor.

Nereler gezilir?

Polonezköy'de orman içinde yer alan piknik alanlarında piknik yapabilir, ağaçlar arasındaki yollarda at binebilir, bisiklet sürebilir ve yürüyebilirsiniz. Riva'da incecik bir kum bandıyla Karadeniz'den ayrılan Çayağzı Deresi'nde sandalla gezinti yapabilirsiniz. Riva Kalesi'nin tepesindeki çay bahçesinde biraz oturup soluklanmanızı tavsiye ederiz.

İpekyolu üzerinde kurulan ve tarihi M.Ö 1200'lü yıllarda Hitit Uygarlığı'na kadar uzanan Sapanca, hemen yanı başında uzanan Sapanca Gölü, ormanları ve yaylalarıyla alternatif tatil özlemi çekenlerin uğrak yeri. Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde oldukça işlek olan Sapanca şimdi Adapazarı'na bağlı; ama 1700'lü yıllarda Adapazarı Sapanca'nın bir köyüydü sadece...

Nasıl gidilir?

İstanbul'a 120 km. mesafede bulunan Sapanca'ya otoyolla 1,5 saatte ulaşılıyor. Sapanca ayrımında otobandan ayrılıyor ve kente ulaşıyorsunuz. Ankara—Sapanca arası ise sadece 3,5 saat sürüyor. Özel aracınızla seyahat etmiyorsanız demiryolunu da kullanabilirsiniz.

Nerede kalınır?

Sapanca Gölü kenarında kalmak isterseniz Lale Otel

Tel: 0 264 582 89 30

Ogün Otel

Tel: (0 264) 582 59 85

Sohbet Pansiyon

Tel: (0 264) 582 71 47

İ.Ü Su Ürünleri Fakültesi'nin Kurtköy'deki Sosyal Tesisleri'nde uygun fiyatla konaklayabilirsiniz.

Tel: (0 264) 592 60 52

Nereler gezilir?

Sapanca İl Ormanı içindeki dinlenme tesisi ve piknik alanları hafta sonları Sapancalılarla dolup taşıyor. Yürüyüş ve bisiklet için elverişli ormanın biraz yukarılarına doğru çıkınca tüm güzelliğiyle Sapanca Gölü çıkıyor karşınıza. 1512 yılında Mimar Sinan tarafından yapılan Vecihi Kapısı ya da halk arasında kemer olarak anılan tarihi eser ve Mimar Sinan'ın kalfalarına yaptırılan Rüstem Paşa Camii de görülmeye değer. Vecihi Kapısı'ndan İpek Yolu'nun geçtiği söyleniyor. Sapanca Gölü kenarındaki restoran ve çay bahçelerinde oturabilir, gölde sandal sefası yapabilirsiniz. Göl kenarında değil de yukarılarda dolaşmak isteyenlere Soğucak Yaylası'nı öneririz.

Ne yenir?

Sapanca'da çarşı içinde hemen her yerde yöreye özgü ıslama köfte yapan restoranlara rastlayacaksınız. Çerkez tavuğu ve kiremitte alabalık da oldukça rağbet görüyor.

Kartepe eteklerinde, orman içinde kurulan Maşukiye önce ismi sonra tabiatıyla büyülüyor ziyaretçilerini. Yeşilin her yandan adeta fışkırdığı Maşukiye 'âşıklar köyü' olarak anılıyor. Kocaeli sınırları içinde bulunan Maşukiye'nin kuzeyinde Sapanca ve Sapanca Gölü bulunuyor.

Nasıl gidilir?

İstanbul'a 110, İzmit'e 20 km. uzaklıkta bulunan Maşukiye'ye özel aracınızla gidecekseniz, otobanda İzmit turnikelerini geçtikten sonra Köseköy çıkışından E—5'e inip, Sapanca istikametinde devam edince 9 km. sonra Maşukiye'ye ulaşıyorsunuz. Otobüsle gitmeyi düşünürseniz İzmit'ten 20 dakikada bir kalkan Maşukiye minibüslerine binmelisiniz.

Nerede kalınır?

Maşukiye'de henüz bir konaklama tesisi bulunmuyor. Günübirlik trekking ve piknik için çok ideal olan Maşukiye'de kalmak isteyenlerin beldeye 9 km. mesafedeki Sapanca'da konaklamaları gerekiyor. Maşukiye'ye daha yakın olan Kurtköy'deki İÜ Su Ürünleri Fakültesi'nin tesisleri konaklamak için oldukça ideal.

Tel: (0 264) 592 60 52

Nereler gezilir?

Temiz havası, yeşilliği, mağaraları ve su kaynaklarıyla her hafta sonu büyük kalabalıkları ağırlayan Maşukiye'de ilk ziyaret edilen yer Alabalık Vadisi. Alabalık üretme çiftliklerinin, küçük bir şelalenin ve 70'li yıllarda Yılmaz Güney'in film platosu olarak kullandığı söylenen mağaraların bulunduğu vadinin kenarındaki yoldan Kartepe'nin zirvelerine kadar çıkılıyor. Alabalık pişiren restoranların, piknik alanlarının ve çay bahçelerinin bulunduğu vadi, çınar, ıhlamur, kestane ve meşe ağaçlarıyla gölgeleniyor.

Doğal klima ortamına sahip olduğu söylenen vadi yazın en sıcak aylarında bile serin oluyor. Sadece yazları değil, kışın da tercih edilen vadideki alabalık üretme tesislerinden çok uygun fiyata temizlenmiş balık alabilirsiniz. Küçük bir paket içinde mısır unu ve pişirme tarifini de hediye ediyorlar. Balık ziyafetinin ardından semaver hazırlayan çay bahçelerinde oturup, daha sonra yukarıdaki küçük şelaleye doğru yürüyebilirsiniz. Daha çok günübirlik gezi gruplarını ağırlayan Maşukiye'de görülmesi gereken yerlerden birisi de Bağdat Caddesi'ndeki Marmara Bölgesi'nin en eski çiçek galerisi...

Sakarya iline bağlı Taraklı, dörtbir yanı ormanlarla çevrili olduğundan belki de, gözlerden ve dış dünyanın tüm karmaşasından uzak bir hayat sürüyor. Safranbolu evlerini aratmayacak 19. yüzyıl evleriyle, Osmanlı hayatını özleyenler için özenle korunmuş ve saklanmış özel bir platoyu andırıyor.

Nasıl gidilir?

İstanbul'dan özel otomobilleriyle yola çıkanlar Eskişehir—Bilecik sapağında otobandan ayrılmalılar. Bilecik istikametinden ayrıldıktan sonra, sağ yanınıza aldığınız Sakarya nehri ve Taraklı'ya kadar giderek artan bir yeşillikle size refakat eden ormanın içinde büyüleyici bir yolculuğa hazır olun. Yolun biraz fazla virajlı olduğunu söylemekte yarar var. Geyve—Taraklı yoluna girdiğinizde rakımı 800'e ulaşan Kazkıran Geçidi'ne kadar rampa devam ediyor. Taraklı—Sakarya arası 60, İstanbul—Taraklı arası ise 195 km. sürüyor. Taraklı'dan İstanbul ve Ankara'ya yaklaşık iki saat içinde ulaşabiliyorsunuz.

Nerede kalınır?

Taraklı'da konaklayabileceğiniz bir tesis yok. Günübirlik gezip dönmeniz gerekecek. Denizden 800 metre yükseklikte bulunan 5200 nüfuslu ilçenin temiz, rutubetsiz havası ve huzurlu ortamı, günübirlik gezip görmenin yeterli olmadığını haykırıyor olsa da ilçede pansiyon ve otel gibi bir konaklama tesisi yapma yönünde hiçbir girişim yok.

Nereler gezilir?

Birinci dereceden SİT alanı ilan edilerek koruma altına alınan Taraklı evlerinin çoğunda yaşam devam ediyor. Belediyenin iyi hizmet verdiğini sokakların temiz olmasından ve en dar sokaklarda bile Arnavut kaldırımlarının bulunmasından anlıyoruz. Taraklı'nın insanı mest eden en güzel yanı, insanlarının sadeliği, samimiyeti ve güleryüzü. Hemen her evin penceresinden ya da kapısından bir baş uzanıyor ve size selam veriyor. Konuştuğumuz birçok kişinin Taraklı'daki akrabalarını ziyaret eden İstanbullular olduğunu görmek hiç de şaşırtıcı değil. Göynük Suyu ve çevresinde piknik alanları ve iki yanı ağaçlarla kaplı yürüyüş alanları var. Çakırlar Konağı ve Fenerli evi de mutlaka görmelisiniz.

Alışveriş

Taraklı halkı, Osmanlı döneminde geçim kaynağı olarak gördüğü tarakçılık işini artık bırakmış. Şimdilerde sadece tahta oymacılığı ve ağaç işleriyle uğraşıyorlar. Yöreden ayrılırken ağaç işlerinin yanı sıra yöre halkının yetiştirdiği meyvelerden satın alabilirsiniz.

ÖNERİLEN YAZILAR