DOSYALAR

İyi bir üniversite için 170 puan

  • Haşim Söylemez
İyi bir üniversite için 170 puan
1980 yılına kadar öğrenciler tek sınav sistemi ile bir yüksekokula girmek için çaba göteriyordu. Ancak, "gençlerimizin geleceğini tek bir sınava mahkum etmeyelim" şeklinde başlayan tartışmalarla birlikte ihtilalin ardından 1981'de sınav sistemi ÖSS ve ÖYS şeklinde iki basamaklı hale getirildi. Bu sefer de "iki sınav öğrencilere ağır geliyor" eleştirileri yapılmaya başlandı. Ve her geçen gün çift basamaklı sınav sistemine yönelik eleştirilerin dozu arttı. Nihayet alınan bir kararla 2 Mayıs 1999 tarihinde yapılacak olan ÖSS sınavı ile yeniden tek basamaklı sisteme dönüldü.

ÖSS tekli sınav sistemi tüm tartışmalara rağmen bu pazar uygulamaya giriyor. Ancak sınavın ilk kez tek basamaklı uygulanacak olması, bir çok problemi de beraberinde getiriyor. Öğrenciler 1998 ÖSS puanına göre "bu sene hangi üniversitelere girebilirim?" sorusunu soruyor ve ne yazık ki tatminkâr hiç bir cevap alamıyorlar. ÖSYM tüm bilgilerin öğrencilere gönderilen kılavuzlarda olduğunu belirtirken, kılavuzlardaki bilgiler ise öğrencileri tatmin edecek derecede değil. Bunun için geleceklerini sağlama bağlamak isteyen öğrenciler dershanelere başvuruyor. Ancak her dersane kendisine göre yorumlar yapıyor. Farklı yorumlar öğrencilerin kafasını iyice karıştırıyor.

Bu sene ÖSS sınavına girecek olan Gülşah Türkmen puan hesaplanması ve hangi puanla hangi üniversiteye gireceği konusunda kafasının karışık olduğunu belirterek "Her dershane kendi yorumuna göre hesaplamalar yapıyor. Birinin söylediği puanlama ile diğerinin söylediği çok farklı. ÖSYM'nin göndermiş olduğu kılavuzda da tatmin edici bir bilgi yok. Biz şimdi sınavda cevaplayacağımız sorulardan çok aldığımız puanla nasıl bir yerleştirilmeye tabi tutulacağımızı merak ediyoruz. Benim geleceğim sözkonusu" diyor.

Kazanmak için 150–160 puan şart

Bu konuda en kapsamlı çalışmalardan birisi Uğur Dershanesi tarafından yapılmış. Dershanenin Rehberlik ve Halkla İlişkiler Koordinatörü Sadık Gültekin, orta dereceli bir üniversiteye girebilmek için ÖSS 1999 sınavından 150 ve üstünde puan almanın şart olduğunu belirtiyor. 1998 ÖSS puanları üzerinden öğrencilerin kazanabilecekleri ve aynı yılın ÖYS sınavına göre girebilecekleri puan dilimlerini ve üniversiteleri ise şöyle özetliyor:

ÖSS 1998 puanları 1999 ÖSS'ye dönüştürüldüğünde normal bir üniversiteye girebilmek için en düşük 150 puan alınması gerekiyor. Daha iyi bir üniversite için 170 ve üzeri bir puana ihtiyaç var. 120 taban puan alan bir öğrenci 4 yıllık bir üniversiteye giremeyecek. 4 yıllık bir üniversiteye girebilmek için en düşük puan 130. Ancak bu da iyi bir üniversite değil. 1999 ÖSS'den alınacak 130 puan ÖYS 1998'in 300 puanına tekabül ediyor. 300 puanla öğrenci alan üniversitelerin sayısı ise çok az. Alınan bu sayısal puanlama türüyle öğrenci alan doğudaki bazı üniversiteler ve Kıbrıs'ta bulunan üniversitelerdeki bazı bölümlere öğrenci girebilecek.

Orta derecede puanla öğrenci alan üniversitelere girebilmek için de ÖSS 1999 sınavından asgari 150–160 puan almak gerekiyor. ÖSS 1999'da alınacak 160 puan ÖYS 1998'in 450 ve üstü puanına tekabül ediyor. ÖYS 1998'e göre, 450 ve üstü bir puanla da ancak orta dereceli bir üniversiteye girilebiliyor.

1998 yılında ÖSS sınavından 190 puan alıp Türkiye birincisi olan öğrenci puanı 1998 ÖYS'ye uygulandığında 574. 958 puanla Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü'ne yüzde birlik dilim içinde girebiliyor.

Yine 1998 ÖSS'de alınan en yüksek Sözel puanlama türündeki 170 puan ile öğrenci, Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü'ne girebiliyor. Aldığı puan ise 1998 ÖYS'ye göre 503.451.

Eşit Ağırlık alanında 1998 ÖSS 'de 180 puan alıp Türkiye birincisi olan öğrenci ise, 1998 ÖYS puanlamasına göre 524.451 puanla Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü'nü kazanıyor.

Orta dereceli bir üniversiteye girebilmek için ÖSS 1999 sınavından 150 ve üstünde bir puan almanın şart olduğunu belirten Sadık Gültekin; "Bir üniversiteye girmek isteyen öğrencilerin 1999 ÖSS'den 150 puan ve üstü alması gerekiyor. ÖSS 1999 puanlamasında orta dereceli bir üniversiteye girebilmek için 190 ila 150 arasında bir puana ihtiyaç olacak. Aradaki küsuratlar da çok önemli bir rol oynayacak" diyor.

1999 ÖSS'de puan aralığı ve yüzdelik dilimlere göre öğrenciler yerleştirilecek, bunun için yüzdelik dilimler öğrencinin geleceğini belirleyecek. 4 yıllık bir yere yerleşebilmek için şart koşulan 120 taban puanı ile 1998 ÖSS durumları karşılaştırıldığında ortaya ilginç yüzdelik ve puan aralıkları çıkıyor.

ÖSS 1998'de Sözel alandaki en yüksek puan 170, taban puan olan 120 ile arasındaki puan aralığı 50. Sayısal alandaki en yüksek puan 190, aradaki puan aralığı 70. Eşit Ağırlık puanlama türünde alınan en yüksek puan 180, puan aralığı ise 60.

Bu puan aralıkları ile birlikte kazanma yüzdeleri de değişkenlik gösteriyor. 1998 ÖSS'de Sözel puanlamada kazanma kontenjanı 22 bin 664 kişi, 120 ve üstü puan alan 484 bin 140 kişi, kazanma yüzdesi ise 4.68.

1998 ÖSS'de Sayısal türünde kazanma kontenjanı 64 bin 447 kişi, 120 ve üstü puan alan öğrenci sayısı 218 bin 291, kazanma yüzdesi 29.5.

1998 ÖSS'ye göre Eşit Ağırlık puanlama ile kazanan öğrenci kontejanı 49 bin 725 kişi, 120 ve üstü puan alan 322 bin 97 kişi, kazanma yüzdesi 15.3.

Sadık Gültekin, sistem olarak ilk kez uygulanacak sınavda yapılacak puanlamalardaki küsuratın rakamların çok büyük öneme sahip olacağını belirtiyor. Gültekin'e göre, aday küçücük bir küsürattan kaybedeceği gibi kazanabilir de. Alınan tam puandan ziyade puanın virgülden sonraki rakamları değer kazanıyor. "Oysa ki geçtiğimiz tüm sınav sistemlerinde bu küsuratların çok büyük bir değeri yoktu" diyen Gültekin, "Üç tam rakamdan sonra gelecek olan 6 rakamlı küsurat öğrencilerin geleceğini etkileyecek" şeklinde konuşuyor. Bunun için de şu örneği veriyor: "160,657.897 puanlı bir öğrenci 160,657.898 puan alan öğrencinin gerisinde kalabilecek. Geçen sene Matematik puanlama türünde ÖYS'de en yüksek puan 550 iken en düşük ise 300 idi. Bu puanlarla öğrenciler üniversitelere girebilmişti. Bu oran ÖSS 1999'a çevrildiğinde 190 puan en yüksek, 120 puan ise en düşük olarak ortaya çıkıyor. 1998 ÖYS'ye göre aradaki fark 250 puan iken 1999 ÖSS'ye göre ise bu fark 70 puan olarak ortaya çıkıyor. Bu da bu sene üniversiteye girmeyi neredeyse 4 kat daha zorlaştırıyor. Ve işler tamaman küsuratlara kalıyor."

Veliler de öğrenciler kadar tedirgin

Geleceklerinin küsuratlara bağlanması ise öğrencileri büyük ölçüde rahatsız etmiş durumda. Cemil Güngören isimli bir öğrenci şikayetini şöyle dile getiriyor: "Şimdi hayatımız küsuratlara bağlı. Eskiden en fazla tam puandan sonraki üç rakam belki etkili olabiliyordu. Şimdi ise virgülden sonraki 6 rakamın en son rakamı bile etkili oluyor. Bu da büyük bir risk oluyor." Sadece öğrenciler değil küsurattan şikayet edenler, veliler de aynı tedirginliği yaşıyor.

Osman Polat isimli bir veli de çocuklarının nasıl bir problemle karşılaşacaklarını bilemediklerini belirterek "Veliler olarak tedirginiz. Şimdi artık çocuklarımızın geleceği küçük rakamlara kaldı. Böyle bir sistem dünyanın hiçbir yerinde yoktur. Yılların birikiminin küsuratlı rakamlarla belirlenmesi hiç de doğru değil" diyor.

Eğitimci Uysal Cesur ise, öğrencilerin artık küçük rakamlara göre üniversitelere yerleştirileceklerine dikkat çekerek "Eskiden bu küsuratlar o kadar önemli değildi. Ancak şimdi öğrencilerin yerleştirilmesinde tamamen küsuratlara başvurulacak. Virgülden sonraki 6 rakam öğrencinin geleceğini belirleyecek. Hatta 6 basamaklı sayının son rakamı bile öğrenciyi ya sevindirecek ya da üzecek. Çünkü aradaki puan farkı çok az olacak" şeklinde konuşuyor.

1 milyon 459 bin öğrencinin katılacağı ÖSS maratonundan güler yüzle çıkacakların sayısı ancak 230 bin kişi olacak. 230 bin kişi arasına girebilmek için ise adaylar son kozlarını ortaya koyup pazar günü varını–yoğunu ortaya koyacak.

ÖNERİLEN YAZILAR