DOSYALAR

Kenan Sofuoğlu: Annem ‘bu kızı kaçırma’ dedi

Kenan Sofuoğlu: Annem ‘bu kızı kaçırma’ dedi

Kenan Sofuoğlu, geçen hafta bir kez daha Dünya Supersport şampiyonluğuna ulaştı. Bu onun 3. dünya şampiyonluğuydu. Biz de onu evinde ziyaret ettik. Tebriklerimizi sunduk. Yanında nişanlısı Julia da vardı.

Öncesi yoktu. Hâliyle örnek alacağı kimse de... Hayallerinin peşine gitti. Hayallerini gerçekleştirmekle kalmadı, ötesine geçti. Ancak bu hayallerine ulaşırken genç yaşına rağmen çok acılar çekti. Ona can olan iki ağabeyini kaybetti. Sonra en büyük destekçisi babasını... Bunca acıya rağmen pistleri bırakmadı. Ve o pistlerde acılarını bir nebze olsun unutturacak hayat arkadaşını buldu; Julia’sını...       

Motosiklet sporunda Türkiye’nin en önemli ismi Kenan Sofuoğlu, geçen hafta bir kez daha Dünya Supersport şampiyonluğuna ulaştı. Bu onun 3. dünya şampiyonluğuydu. Biz de onu memleketi Sakarya’daki evinde ziyaret ettik. Tebriklerimizi sunduk. Yanında nişanlısı Julia Looman da vardı. Daha önce Kenan Sofuoğlu ile defalarca yarışları konuşmuştuk. Şimdi de hayat arkadaşıyla tanışmasını, evlilik hazırlıklarını, gelecekle ilgili planlarını konuştuk.

Mutluydu Kenan. Kıpır kıpırdı. Allah onca acıyı tattırdığı kulunun yüzünü güldürüyordu. Mutluluğunda Julia’nın rolü de büyüktü. Çift 2010 yılında tanıştı, Kenan’ın Fransa’daki bir yarışı esnasında. Hem de motosiklet yarışının start anında, yani padokta... O gün bugündür birlikteler. Ama hikâyenin evveliyatı da vardı.

Julia’nın ailesi Hollandalı. Annesi büyük bir firmanın sahibi. Hollanda’da tatil köyleri yapan bir firmanın... Babası ise şirketin mali yapısıyla ilgileniyor. Ailenin en büyük hobisi motor yarışlarını izlemek. Hobi sadece yarışları izlemekle kalmıyor, Hollanda’da bazı sporculara da sponsor olarak devam ediyor. Kenan’ın hâlihazırda yarıştığı Supersport kategorisinden ziyade Moto GP ve Moto 2 ailenin daha çok takip ettiği yarışlar. Hatırlayacağınız gibi Kenan Sofuoğlu, 2010 yılında Moto 2’de yarışmıştı. Bu, Kenan için yeni bir kategoriydi. Kenan’ın takımı da Hollandalı Honda Ten Kate idi. Ancak Kenan bu yeni kategoride pek bir çevre oluşturabilmiş değildi. İşte Julia’nın ailesi ile bu kategoride yarışlar yaptığı sırada tanışıyor Kenan. “Julia’nın ailesiyle 2010 yılında tanıştık. Julia ile ise yine aynı yıl Fransa’da yapılan yarışta... O gün Julia ikiz kardeşi ile ellerinde Türk bayrakları olduğu hâlde beni desteklemişlerdi. Annesi beni daha önceden de tanıyordu. Her yarışa geldikleri için pistlerden bana aşinaydılar.”

Julia’nın ailesi Kenan’ı daha da yakından tanıyınca oldukça seviyorlar. Kenan’a her yarışta manevi destek vermeye başlıyorlar. Kızlarıyla tanıştıktan sonra ise bu destek daha da artıyor. Özellikle Julia’nın babası Kenan’ın bırakın yarışlarını, antrenmanlarını bile izlemeye başlıyor.

Çiftin tanıştıkları ilk güne, yani Fransa’daki yarışa gidelim. Söz Kenan’da: “Orada sponsorum Ten Kate firmasının bir kokteylinde tanıştık. Tanışma zamanla arkadaşlığa dönüştü.” Julia’nın Türkiye ziyaretinden sonra yakınlaşma daha da artıyor. Julia’nın ailesinin Kenan Sofuoğlu’na olan sevgisi ve güveni de... Ve ikili evliliğe karar veriyor. Şu an nişanlılar. Düğün ise seneye. Kenan, “Aslında ‘Şampiyon olayım, ondan sonra düğünü yapayım’ diyordum. Şimdi şampiyonluk geldi ancak takvim o kadar sıkışık ki bu saatten itibaren bütün kış yoğunum. Sanırım düğün seneye kaldı.” diyor.

Julia Looman, 21 yaşında. Hollanda’da spor menajerliği bölümünde okuyor. Konu menajerlik olunca da nişanlısı Kenan Sofuoğlu’nun yanında stajerliğini yapıyor. 3-4 dil biliyor. Sofuoğlu’nun tüm programlarını, kontratlarını, anlaşmalarını o yönetiyor. Ancak motorlarla arası hiç iyi değil. Aslında ailesinin de motora bindiği yok. Tamamen hobi, hatta bir çeşit tatil. Dediğimiz gibi ailenin maddi durumu çok çok iyi. Hâliyle Julia genç yaşına rağmen yarış takviminde yer alan tüm ülkeleri gezme fırsatı bulmuş.

Kenan inançlı bir sporcu. Onun bu yönünü Julia çok takdir ediyor. Hollandalı gelin adayından Kenan’ı bize anlatmasını istiyoruz. “İşi düşünen Kenan’ı mı, yoksa özel hayatını mı?’ diye soruyor. Araya giren Kenan “Ne biliyorsan anlat!” diyor. “Kenan, kafasına bir şey koyduğu zaman onun karşısına hiç kimse geçemez, hiç kimse amacından onu saptıramaz.” diyor Julia. “Onun bu özelliği seni korkutmuyor mu?” diye soruyoruz muzipçe. “Ben ona güveniyorum.” diyor Julia. Ve devam ediyor: “Her zaman arkadaşları ile olmayı, onlarla oyunlar oynamayı, yarışmayı seviyor ama hep kazanmak için oynuyor.”

Ve Julia, Kenan’ın hayatındaki en önemli şeyi açıklıyor: İnanç... Evet, “Tek kelimeyle inanç.” diyor. “Akşam bile bana ‘Allah’ı her şeyden çok severim, dedi. Kenan’a göre bir Müslüman Allah’ı dünyadaki her şeyden çok sevmeli.” Kenan, İslam dini ile alakalı her şeyi Julia’ya anlatmaya çalışıyor. Julia da onun bu gayretinden memnun. Kuran’ı mealinden okuyor.  “Kuran’da okuduğum her şeyi hayatta görüyorum. Onun için Kuran’a inanıyorum.” diyor. Tek zorlandığı şey hayattaki bazı şeylerin dinden mi, kültürden mi kaynaklandığı. İkisi arasındaki farkı ayırt edemiyor. Bu sözlerini biraz daha açmasını istediğimizde ise ne söylemek istediğini daha net anlıyoruz: “Mesela şaşırdığım şeylerden biri şu: Türkiye’de kadınlara bakıyorum. Çoğu kadın birbirine altınlarını göstermeye çalışıyor. Altınları göstererek hava atıyor. Oysa İslam dini diyor ki ‘Paranızla, malınızla, mülkünüzle hava atmayın.’ Ben buna şaşırıyorum. Bunun kültürden kaynaklandığını şu an ayırt edebiliyorum. Ama buna benzer başka unsurlar konusunda henüz kafamda net bir fikir oluşmuş değil.” Anladığımız kadarıyla Julia, İslam dinini Kenan’ın anlatımlarından öğreniyor. Bu öğrendiklerinin sağlamasını da Türkiye’deki insanların dinî yaşayışlarına bakarak yapmaya çalışıyor. Hâliyle öğrendikleri yaşananlarla tamamen örtüşmediği için de kafasında soru işaretleri oluşuyor.

Julia, Türkiye’yi çok sevmiş. Yemeklerini de keza. Henüz bir Türk yemeği yapacak kadar marifetli değil. Türk insanının sıcakkanlılığı ve ilgisinden hoşnut. Ancak ailesi hâlâ Türk kültürünü anlamakta zorluk yaşıyor. Çevresinde Kenan’ın arkadaşlarından oluşan bir Türk halkası var. Çocukluğunda Türk arkadaşı olmamış.

Peki, Kenan’ın annesiyle arası nasıl? Burada söze Kenan giriyor: “Annem onu çok sevdi. Onu Türkiye’ye ilk getirdiğimde bana ‘Bu kızı kaçırma’ dedi.” Tabii Kenan’ın annesi bir Türk gelin adayından beklediği şeyleri Julia’dan beklememesi gerektiğini zamanla anlamış. “Türkiye’de kayınvalideler gelinlerden çok şey bekler. Annem de bekliyordu. Ama Julia bu beklentileri anlayabilecek biri değildi. Annem de zamanla gelini yabancı olacağı için bazı şeyleri kabul etmeye başladı. Eğer bir Türk ile evlenseydim annem tavizsiz olurdu. Ve belki ben de büyük sıkıntılar yaşardım.”

Julia, Kenan’ın yarışlarını izlerken hem büyük bir heyecan hem de korku yaşıyor. Haksız da sayılmaz. Kenan bir yarış kala şampiyonluğunu ilan ettiği 2012’de 3 sakatlık yaşadı. 3 kez ameliyat oldu. Çift yukarıda da değindiğimiz gibi seneye evlenmeyi planlıyor. Evlendikten hemen sonra da çocuk sahibi olmayı... Kenan doğru insanı bulduğuna inanıyor. Julia’nın bunca zenginliğe rağmen inanılmaz mütevazı olduğunu, gösterişten uzak yaşadığını söylüyor. “Tanışalı bir buçuk sene oldu, hiçbir sorun yaşamadık elhamdülillah. Benim şu anki hayatımı kabullenmiş, bana destek olan biriyle beraberim. Maddi durumu çok iyi. Bir beklentiyle gelmedi Türkiye’ye. Bu da ona hayranlık duymamdaki bir başka etken.” Başarılı sporcumuz 4-5 yıl daha pistlerde yer almayı hedefliyor. Sonrasında ise hayatının geri kalan kısmını Türkiye’de sürdürmeyi...

Ve Julia’ya son soruyu sorarak röportajı bitiriyoruz. Bildiğiniz gibi Kenan daha önce iki ağabeyini kaybetti, geçen yıl ise ona en büyük desteği veren babası İrfan Bey’i... Julia’ya göre Kenan bunca acının üstesinden nasıl gelmişti? “Kenan gibi acılarım hiç olmadı. Benim bir ikiz kardeşim var. Onu kaybetsem yaşayamam diye düşünüyorum. İnanır mısınız geçen gün bu konuyu da konuştuk. Bence o, bunca acının üzerinden dinî inancı sayesinde geldi. Değilse bu kadar acıya dayanması zor olurdu.”

 

Adına federasyon kurulan sporcu

Kenan Sofuoğlu’na en büyük desteği Türkiye Motosiklet Federasyonu Başkanı Bekir Yunus Uçar veriyor. Çünkü Sofuoğlu, hatrına federasyon kurduğumuz bir sporcu. 2003 yılında Kenan Sofuoğlu’nun başarıları Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da dikkatini çekiyor. Erdoğan, o zaman Otomobil Sporları Federasyonu’na bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren Kenan ve arkadaşlarından bir istekleri olup olmadığını soruyor. Ayrı bir federasyon kurmak istediklerini öğrenince de bunun için talimat veriyor. Kenan Sofuoğlu, yeni kurulan Motosiklet Federasyonu’nun desteğiyle 3 şampiyonluk yaşayarak motor sporlarının Türkiye’de daha da yayılmasına bayraktarlık yapıyor. O sadece şampiyon olarak değil, kendi adıyla faaliyetlerini sürdüren ve 2 milyon liraya yakın harcama yaptığı Sakarya’daki pistle de motor sporlarına hizmet ediyor. Motosiklet Federasyonu Başkanı Bekir Yunus Uçar, “Kazandıklarını kendi branşına harcayan çok az sporcu gördüm. Kenan onlardan biri.” diyor. Kenan, arkasından sporcu yetiştirmek için de çabalıyor. Ekimin ilk haftasında Avrupa’da genç sporcularla ilgili bir yarışta Harun Çabuk isimli öğrencisini yarıştıracak. Başarılı sporcumuz bir yıl daha Supersport’ta mücadele edecek. Sonrasında ise takımı Kawasaki ile yeni hedeflere açılacak. İyi bir firma desteği bulursa Avrupa’da 11. sezonunu geride bırakan sporcumuzu Moto GP’de bile görmemiz mümkün.

ÖNERİLEN YAZILAR