|  
  |  
  |  
  |  
  |  
 
Ana Sayfa
  |  
Kara Kutu
  |  
Dosyalar
  |  
Ekonomi
  |  
Kültür Sanat
  |  
Teknoloji
  |  
Diraksiyon
  |  
Hayat Bilgisi
  |  
 
DOSYALAR

Sosyetenin başörtülü modacısı

6 Şubat 2012 / ESİN KAYA
Pınar Akşam, 32 yaşında idealist bir modacı. Küçük hayallerle girdiği tasarım dünyasında bu sefer büyük adımlarla ilerliyor. İzmir Karşıyaka’da ofise çevirdiği evinden çıkan çalışmalar podyuma taşınıyor.

Pınar Akşam, son dönemde muhafazakâr çevrelerin ve İzmirlilerin dikkatini çeken modacılardan biri. Onun moda aşkı terzilik yapan annesi sayesinde eskilere dayanıyor. Kumaşlar, dikiş makineleri arasında geçen çocukluk yıllarının sonunda henüz 13 yaşındayken her türlü dikimi yapacak kabiliyete ulaşır. Küçüklüğü ‘Burda’ dergileri ve akrabaların Almanya’dan getirdiği dikiş yayınlarıyla iç içe geçer. Ama annesi mesleğini kızına miras bırakmaktan yana değildir. Hatta bir gece yarısı kardeşinin sünnet düğününün ardından hediye gelen kumaşlardan tasarladığı elbiseleri teyellerken annesine yakalanır. Bu durum anneyi iyice endişelendirir. Çünkü terzilik külfetli, yorucu, zamanla bıktırıcı hâle gelebilen bir iştir. Kendi yaşadığı zorlukların kızının başına gelmesini istemez. Ama nafile; Pınar, babasının yönlendirmesiyle iki sene moda eğitimi alır, özel dikimde yerini sağlamlaştırır, şimdi de hazır giyim sektörüne girmeye hazırlanıyor. Kendisiyle Kordon’un en güzel mekânlarından Tavacı Recep Usta’nın tarihî restoran konağında bir araya geldik. Hem konuştuk hem de yeni tasarımlarını fotoğrafladık.

Pınar Akşam, kökenleri Yugoslavya’ya dayanan bir İzmirli. Annesi enstitü mezunu zamanın usta terzilerinden, babası gece okullarında tasarım eğitimleri almış bir mobilya üreticisi. 11 yıllık evli Akşam’ın 9 yaşında bir kızı var. Çocukluğunda aklında kalan bir sahneyi anlatıyor: Annesi ve halasıyla İzmir’in tek çocuk mağazası Tontoş Bebe’ye giderler. Bütçelerine uymayan kıyafetleri inceler, hemen kâğıda çizerler. Daha sonra diker ve çocuklarına giydirirler. Akşam, Anadolu İmam Hatip Lisesi mezunu olması dolayısıyla akademik eğitim için örgün bir bölüme giremez. Açık Öğretim Halkla İlişkiler okumaya başlar. Aynı esnada üniversitelerde başörtüsü problemi vuku bulur. Bu sebeple okul aksamaya başlar. Kızının yeteneğini fark eden baba, bu aksaklığı fırsat bilip Akşam’ı bir moda tasarım okuluna kaydettirir. 20’li yaşlara geldiğinde tasarımları herkesçe beğenilir. Sonrasında evlilik ve çocuk deneyimleri süreci duraklatır. Ta ‘dönüm noktası’ diye adlandırdığı ailecek geçirdikleri o trafik kazasına kadar. Araçlarının takla attığı kazadan kimse ağır yaralanmaz ama Akşam için muhasebesi ağır olur. Hayatını gözden geçirir, bugüne dek ertelediklerini gerçekleştirmek için atağa kalkar. İşte bunların başında modaya dair hedefleri vardır. Evinden çalışmaya başlar. İlk defilesi için kolları sıvar. Bu planlardan bir derneğin haberi olur ve maddi manevi destek olmak ister. Akşam, İzmir’deki tarihî hava gazı fabrikasında bugüne dek hazırlamak istediği kıyafetleri tasarlar ve podyuma taşır. Arkasından başka bir dernek irtibata geçer. Özedoğru Eğitim ve Kültür Derneği “Osmanlı’da kadın” konulu bir defile yapmayı teklif eder. Osmanlı kadınının günlük kıyafetinden esinlenerek namazlık, sabahlık, hamam takımı kıyafetleri tasarlar. Defile sonrası tüm çalışmalar satılır, geliri  84 yetim ve ihtiyaç sahibi öğrencilere bağışlanır. Akşam, yaptığı defilelerle yaklaşık 60 öğrencinin eğitim masraflarının karşılanmasına ön ayak olmaktan çok mutlu. Ona göre, tasarladığın kıyafeti birinin üzerinde görmek kişiyi memnun etse de bir gencin okuyup meslek sahibi olduğunu görmek daha farklı mutluluk kaynağı. Henüz bitirdiği başka projesinde de müzisyen Umut Kaya’nın son klibinde moda editörlüğü yaptı. Genç modacı, bu tür popüler işlerin devamının geleceğine dair sinyaller veriyor.

Pınar Akşam, başörtülü bir modacı ama sadece tesettür kıyafetler tasarlamıyor. İsteğe göre farklı kıyafetler de hazırlıyor. Karşıyaka’da ikamet ettiği için müşterileri arasında hem İzmir’in köklü ailelerinden hem de dinî hassasiyete sahip kimseler var. Defilelerinde yalnızca kadınlara çalışsa da kişiye özel giyimde erkek kıyafetleri de tasarlıyor. Akşam, farklı sosyal çevrelerden gelen insanlarla iş icabı da olsa tanışıp etkileşim kurmaktan memnun. Yaşadığı mahalle ahalisi başlarda Akşam’a mesafeliymiş. Başörtülü bir kadının moda konusunda uzmanlığı onları şaşırtmış. Ama genç tasarımcıyla tanıştıktan sonra çoğunun fikri değişmiş. Bunun yanında moda ve tesettürü bir araya getirdiği için eleştirilere maruz kalıyor. Ona göre başörtülü modacı kimliğiyle bir mümin olarak temsil noktasında. Bu sebeple normal şartlarda ulaşamayacağı kişilerle iletişim kuruyor. Bugüne kadar bir başörtülüyle tanışmamış kişilerin ön yargıları kırılıyor. Akşam’ı da yaptığı işte en fazla tatmin eden bu.

Gelelim Pınar Akşam’ın projelerine. Şu sıra Ala Dergisi’nin internet üzerinden yürüttüğü kombinasyon yarışmasında jüri üyeliği yapıyor. Yakın zamanda bir televizyon programında karşımıza çıkarsa şaşırmayın. Endonezya’da yaşayan kız kardeşini ziyaretleri sırasında etkilendiği Jakarta Fashion Week’e katılmak istiyor. Jakarta’da boncuk işleme atölyesi de yolda. “Paris’te bir fuar var.” diyor, sonrasında susuyor. Her modacı gibi o da Paris kulislerinden geçmeyi arzu ediyor. Kısa süre sonra Akşam’ın tasarımlarını mağazalarda görmeye başlayacağız. Ona göre tesettür giyimde genç kadınların en büyük açmazı üst kombin bulamamak. Çünkü ya yakası açık ya kollar ve boy kısa. Kendi markası adı altında kupon ürünler (belli sayıda üretim) tasarlayıp Anadolu ve İstanbul’daki mağazalarda satışa sunacak. Anlaşma yapmak için sırada bekleyen büyük mağazalar olduğundan söz ediyor. Fabrikasyon üretimden ürküyor. Çok para kazanmak yerine kaliteyi sürdürmekten yana. İzmir’de yaşamayı dezavantaj olarak görmüyor. Türkiye’nin her yerinden müşterileri var. İstanbul’da bir ofis kurmak var aklında; ama önce evinden dışarı taşan dükkânını Alsancak’a taşıyacak. Bunun yanında, hazırladığı 2012 ilkbahar yaz koleksiyonu şimdi dikim aşamasında. Akşam “Yaratıcının yaratma sanatının muhteşem görselliğinden esinlendim.” diyor. Meraklısıyla İstanbul’un tarihî mekanlarından birinde buluşacak. Hemen ardından gündelik ve şık kupon kıyafetler satışa sunulacak. Geliri yine öğrencilere burs olarak verilecek.

Anlaşılacağı üzere Pınar Akşam’ın en büyük destekçisi ailesi. Zanaatkâr anne baba, Jakarta’da okuyan kız kardeş ve Amerika’da fotoğrafçılık eğitimi almış erkek kardeş hep yanında. “Eşiniz?” diye soruyoruz. Eleştirel yapısıyla onu en fazla tetikleyen, mali müşavirlik yapan kocası aslında. Akşam, internet üzerinden tanıştığı insanlara evde bir kahvaltı vermeyi planlıyor. Sanal dünyanın mesleki gelişimine katkı yaptığını da söylemeden geçmiyor.