30 Ocak 2012 / SEDAT GÜLMEZ
Bir padişah, bir bahriye nazırı ve millet geleceğinin emanet edildiği bir paşa. İşte üçünün kesişen kaderi.
Türkiye Cumhuriyeti tarihi son yıllarda özelikle özel arşivlerin ve hatıratların çokça neşredilmesiyle farklı bir boyut kazanıyor. Bugüne kadar resmî görüşün –12 Eylül 1980 darbesi sonrası bu durum daha da bir sertleşmiş ve belirlenenin haricinde her türlü fikir dışlanıp saldırgan kabul edilmiştir– ötesinde açılımlar ortaya çıkmamış ya da daha doğru ifadesiyle çıkmasına izin verilmemiştir. Bugün dahi akademik camiada devletin kabul ettiği görüşler belki konuşulur ama çoğunlukla yazıya dökülemez. Düşünün ki bu üniversite gibi fikir özgürlüğünün had safhada yaşanması gereken bir ortamdır. İşte tam bu noktada gün yüzüne çıkartılan hatıratların ehemmiyeti kendini daha bir ortaya koyar. Timaş Yayınları’nca yayımlanan Osman Öndeş imzalı “Vahdeddin’in sırdaşı Avni Paşa Anlatıyor/ Millî Mücadele ve Sürgün Yılları” isimli kitap da söz konusu nev’inden bir çalışma. Ahmed Avni Paşa, Şahinbaşoğlu (Lortkipanidze) Süleyman Faik Paşa’nın oğludur. Askerlik hayatı müddetince 1897 Osmanlı- Yunan, Balkan Harbi ve Birinci Dünya Savaşı’na iştirak eder. 1915’te oluşturulan Lazistan ve Havalisi Umum Kumandanlığı’na bağlı Gürcü Lejyonu’nun da komutanlığını yapar. Son padişah Vahdeddin’in başyaverliği görevinde de bulunur. Ayrıca Bahriye Nazırlığı vazifesini de üstlenir. Cumhuriyet’in ilanından sonra ise “Vatan Haini” ilan edilir ve 150’likler listesine dâhil edilir ki bu onun hayatı boyunca kabullenemediği en önemli kırılmadır. Paşa’nın hatıratı –Sultan Vahdeddin’in dikte ettiği her sözü yazmış ve bu defteri yanından ölene kadar yanından hiç ayırmamıştır– yıllarca ailede kalmış, sonrasında yazar Osman Öndeş’e emanet edilmiştir. Bu arada eserde Millî Mücadele ve Mustafa Kemal Paşa ile ilgili de çok önemli ayrıntılar bulunuyor. Bir de Avni Paşa’nın geleceğe projektör tutan bir sözü, “Kuvâ-yı Milliye İttihad Terakki gibi bir oluşumdur. Ben Kuvâ-yı Milliye’den korkmuyorum. Daha sonra şekil, hedef ve mahiyet değiştirmesinden ürküyorum.”