Vatan borcu sonrası 3 yıl boyunca yoğun psikolojik destek almış, yaşadıklarının tesirinden kurtulmak için. “20 yaşındaki gencecik askerlerin kendinden yaşça çok büyük insanları dövmesi, dayanılmaz bir acıydı.” diyor. Dayak hocası cezaevinin komutanı Albay Raci Tetik’tir. Devrimci 78’ler Derneği, İzmir’de gizlendiğini ileri sürdüğü, eşi Aliye Hanım’ın ise Avustralya’da tedavisi gördüğünü söylediği albay, 1988’de Milliyet’e verdiği röportajda itiraf ediyor yaptıklarını: “Ben bir işkenceciyim, beni pohpohlayarak kullandılar.” İki yıl her türlü işkenceye maruz kaldığı Mamak’tan Diyarbakır Cezaevi’ne gönderilen Mehmet Emin Aydın, 12 Eylül yargılamasında iki kişiden şikayetçi. Biri Kenan Evren, diğeri de Albay Tetik. O yıllara ait acı hatıralarla dolu. İşte onlardan biri… Cezaevinin A Blok girişinde Muzaffer ve İlhan Erdost kardeşler ölesiye dayak yiyordur. Başı duvara vurularak katledilir İlhan. Merhametten, insanlıktan eser yoktur. Yeni mahkumlara gözdağıdır niyetleri. Ekmekler kurudur. Üstelik pisuara batırılır verilmeden evvel. Tetik’in banyodaki gayri insanı uygulamalarında da pek çok kişi ölür ya da sakatlanır. Eskişehir Eğitim Enstitüsü son sınıf öğrencisiyken anayasal düzeni yıkma iddiasıyla sorgusuz sualsiz Mamak’a atılan Selahattin Çelt’in anlattıkları da tüyler ürpertici: “Önce kafese koydular. Çırılçıplak soyup türlü işkenceler yaptılar. Öyle hale geldik ki, işkenceye alıştık, tepki veremez olduk.”