|  
  |  
  |  
  |  
  |  
 
Ana Sayfa
  |  
Kara Kutu
  |  
Dosyalar
  |  
Ekonomi
  |  
Kültür Sanat
  |  
Teknoloji
  |  
Diraksiyon
  |  
Hayat Bilgisi
  |  
 
KARA KUTU

Garih cinayetinde Ergenekon izleri

30 Ocak 2012 /
Eyüp Mezarlığı’nda işlenen 25 Ağustos 2001 tarihli Üzeyir Garih cinayetinin yolu da mı Ergenekon’a çıkıyor? Özel yetkili Cumhuriyet Savcısı Cihan Kansız’ın yürüttüğü soruşturmayla netleşecek her şey.

İstanbul Başsavcılığı olayın peşini bırakmıyor. Gerçek fail, Eyüp 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nden ağırlaştırılmış müebbet yiyen Yener Yermez değil mi yoksa? Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi’nce hakkındaki hüküm onanan Yermez ile avukatı Coşkun Özgür Piroğlu’nun söyledikleri ‘sil baştan’ tesirine sahip. Mahkemeye gönderdiği 8 sayfalık dilekçeyle örgütsel bağlantılara vurgu yapan avukat, yargı sürecinde birçok eksiklikler bulunduğunu ileri sürüyor. Ona göre basit ve bireysel bir eylem değil bu. Yermez hapishaneden gazeteci Fehmi Koru’ya gönderdiği mektupta cinayeti üstlenmesi karşılığında 1,5 milyon dolar önerildiğini dile getirmiş, Ergenekon savcılarınca sorgulanmıştı. Cinayet bıçağıyla alakalı kayıp inceleme dosyalarının o sıralar Adli Tıp Enstitüsü’nde farmakoloji uzmanı göreviyle çalışan Doç. Dr. Ümit Sayın’ın bürosunda ele geçirilmesi de kuvvetlendiriyor örgütsel boyut ihtimalini. Çünkü Ergenekon’dan yargılanmakta. Cevapları da Piroğlu’nu tatmin edememiş zaten. Alarko Holding’in eski ithalat koordinatörü ve Garih’in aile dostu Doğan Kasadolu’nun aktardıkları da son derece ilginç. Garih’in damadı Doron’un oğlu da kaçırılmış aynı gün. Bazı kişiler, hadise fazla kurcalanırsa fiili bu çocuğa yıkılır’ diyerek korku salmışlar. Yermez’den bir iddia daha: Mersin Cezaevi’ndeki Selim Özdemir adlı kişi, ‘Sonun Özdemir Sabancı cinayeti zanlısı Mustafa Duyar’a benzer’ diye tehdit etmiş, savcılara ifade öncesinde. Cinayetin önemli tanıklarından otoparkçı Ayhan Yıldız’ın öldürülmesi de araya kaynıyor maalesef.