| DOSYALAR |
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)’nin ilk Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş (88) vefat etti. 13 Ocak gecesi Kıbrıs Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) Hastanesi’nde hayatını kaybeden Denktaş, uzun süredir tedavi görüyordu.
24 Mayıs 2011’de beyin kanaması geçiren ve sol tarafı felç olan Denktaş, tedavisinin ardından rehabilitasyon süreci için 8 Temmuz’da Ankara’ya, Genelkurmay Başkanlığı Rehabilitasyon Merkezi’ne getirilmişti. Tedavisi bir süre Ankara Gülhane Askerî Tıp Akademisi’nde devam etti. Beyinle kafatası arasında biriken kanın boşaltılması için 25 Ağustos’ta ameliyat edildi. 5 gün sonra da YDÜ Hastanesi’ne sevk edildi. Beyinle kafatası arasındaki kan birikiminin artması sebebiyle 5 Eylül’de yeniden ameliyat oldu ve 29 Ekim’de taburcu edildi. Havanın güzel olmasından yararlanarak ilk kez 15 Aralık’ta evinden çıkan Denktaş, “Benim için ‘ölüyor’ dediler, dışarı çıktım.” ifadelerini kullanmıştı.
2005 yılında cumhurbaşkanlığı görevini Mehmet Ali Talat’a devrettiği güne kadar 30 yıl Türk tarafının liderliğini yaptı. Hayatını Kıbrıslı Türklerin davasına adamıştı. Ömrünün son anına kadar devletin varlığına dikkat çekti, Kıbrıs Türklerine, “Devlete ve bağımsızlığa sahip çıkın, anavatan Türkiye’ye güvenin.” dedi.
Rauf Denktaş, 27 Ocak 1924’de, bugün Kıbrıs Rum kesimi sınırları içindeki Baf’ta doğdu. Hâkim Mehmet Raif Bey’in en küçük oğluydu. Anneannesi ve babaannesi tarafından büyütülen Denktaş, 1930 yılında eğitim için İstanbul’a gönderildi. Arnavutköy’de başlayan ilköğretim ve lise hayatını Kıbrıs’ta tamamladı. 1941’de Lefkoşa İngiliz Okulu’ndan mezun olduktan sonra Mağusa’da tercümanlık, mahkemede memuriyet ve İngiliz Okulu’nda öğretmenlik yaptı. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra hukuk eğitimi için İngiltere’ye gitti. Mezuniyetin ardından avukatlığa başladı.
27 Kasım 1948’de Kıbrıs Türklerinin düzenlediği ilk mitingde Dr. Fazıl Küçük’le beraber hatiplik yaptı. 1949’un yaz aylarında savcılık yapmaya başladı ve aynı yıl Aydın Hanım’la evlendi. Daha sonra savcılık görevinden istifa etti ve Türk cemaatinin sorunlarına eğildi. Dr. Fazıl Küçük’ün isteği ve Ankara’nın desteği ile Kıbrıs Türk Kurumları Federasyonu başkanlığına seçildi. Artık Kıbrıs’la yatıp Kıbrıs’la kalkacaktı. 1950’lerde de Kıbrıs, Türkiye’nin millî meselesi haline gelmişti. 1955’te, ‘Enonis’le (Kıbrıs’ın Yunanistan’a bağlanması) mücadelede ve EOKA (Yunanistan’ın Kıbrıs’ta kurduğu silahlı örgüt) karşısında Kıbrıs Türklerinin direnişine yön verdi. Ağustos 1958’de arkadaşlarıyla Türk Mukavemet Teşkilatı’nı kurdu. Zürih-Londra antlaşmaları öncesinde Dr. Fazıl Küçük ve Rauf Denktaş, Ankara’ya Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ile görüşmeye geldi. Bu görüşmede Denktaş, adaya Türk askeri gönderilmesini teklif etti.
1959 Zürih, 1960 Londra Antlaşmaları ile Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası’nın hazırlanmasında emeği geçti. Türk Cemaat Meclisi ile İcra Komitesi Başkanlığı’na seçildi. 16 Ağustos 1960’ta 650 kişilik Türk Alayı Magosa Limanı’na ayak bastı. 1963 olaylarından sonra temaslarda bulunmak üzere Ankara’ya geldi. Temaslarını tamamladıktan sonra bir sandalla Kıbrıs’a geçerek Türk direnişini örgütlemeye başladı.
1964 Londra Konferansı’nın ardından Makaryos tarafından ‘istenmeyen adam’ ilan edildi. Yeşilada’ya girmesi yasaklandı. Gizlice Erenköy’e çıkarak savaşa katıldı. 1967’de yine adaya gizlice girmek isterken tutuklandı. Yoğun girişimler sonucu Türkiye’ye iade edildi. 1968’de adaya giriş yasağı kaldırılınca Kıbrıs’a döndü. 1970 seçimlerinde Türk Cemaat Meclisi Başkanlığı’na seçildi. 28 Şubat 1973’e kadar Kıbrıs Cumhurbaşkanı Muavini ve Kıbrıs Türk Yönetim Başkanı seçildi.
13 Şubat 1975’te Kıbrıs Türk Federe Devleti’nin ilanından sonra devlet ve meclis başkanlığı görevlerini de yürüttü. Anayasa uyarınca 1976’da yapılan ilk genel seçimlerde devlet başkanlığına seçildi. 1981 yılında ikinci kez devlet başkanı oldu. 15 Kasım 1983’te KKTC ilan edildi. 1990 ve 1995’teki seçimlerde de cumhurbaşkanı seçildi. Kıbrıs sorununun çözümü için 1968’de Glafkof Klarides’le Beyrut’ta barış müzakerelerine başladı. Eski Rum liderler Spiros Kiprianu, Yorgos Vasilliu ve Tasos Papadopulos ile yıllarca müzakere etti. 2002’de Annan Planı olarak biline BM çözüm planına “Türk askerini Ada’dan çıkaracağı ve Türkleri azınlık durumuna düşüreceği iddiasıyla ‘hayır’ kampanyası yürüttü.
17 Nisan 2005’te yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmayan Denktaş, 24 Nisan’da görevi Mehmet Ali Talat’a devretti. Bu dönemde Türkiye’deki ulusalcı kesimlerle yakın ilişki içinde oldu.
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||