| DIRAKSIYON |
En yakın arkadaşım fanatik bir Saab kullanıcısı. O ve arkadaşlarının bana bir ‘yer uçağı’ alma önerilerini reddetsem de son model bir 9-5 hayallerimi süslemiyor diyemem.
Aslında Saab’ın yüksek teknolojisinden, güvenliğinden, otomobil dünyasına kattıklarından değil, ‘Yerli Saab hayali gerçek olur mu?’ konusundan bahsedeceğiz. Bir değişiklik olmazsa 60 yıllık Saab artık otomobil üretimi yapmayacak. Son dönemde yerli otomobil hayalini gerçekleştirmeye çalışan ülkemizde ‘Acaba Saab yerli olur mu, olmaz mı?’ dedikoduları başladı. İflas sürecinde, üretim yaptığı dönemden daha çok konuşulan marka, ülkemizde satıldığı dönemlerde yıllık 100 adedi zor geçiyordu. Saab’ın şu anki patronu Victor Müler, son iki yılda bu markayı kurtarabilmek için çok çabalasa da başarılı olamadı.
Çinli Pand Da ve Youngman Lotus ile pazarlıklar yapıldı. Youngman ile anlaşılmak üzereyken markanın eski sahibi General Motors, Çinlilerin kendi teknolojilerine ulaşabileceği endişesiyle anlaşmayı onaylamadı. Birçok yol denendi ve sonunda Türklerin yerli otomobil için Saab’ı alabileceği konuşulmaya başladı. Saab’ın patronu Müller’in, Türkiye’nin Stockholm Büyükelçiliği’ni ziyaret edip niyet bildirmesi, bu dedikoduları destekledi.
Peki, yeni bir marka oluşturmak yerine 60 yıllık birikimi olan bir markayı neden almak istemiyoruz? Saab’ın çalışmalara yeniden başlayabilmesi ve üretime geçebilmesi için 950 milyon dolar gerektiği yazılıyor. 9-3 modeli eskidi ve markanın elinde güncel olarak sadece 9-5 modeli var. Markanın model yelpazesi olmadan tek bir modelle rekabet edebilmesi imkânsız. Markanın tedarikçilere ve işçilerine büyük borçları var. Saab’ın iflasını ilk isteyenler, zaten sendika ve yan sanayi üreticileriydi. Firmanın, on yıldır kullandığı General Motor teknolojisi yerine birkaç platform üretip yeni araçlarını o platformda üretmesi gerekiyor. Platform geliştirme süreci iki yıl sürüyor.
Son olarak, Saab ismi, Saab Automobile şirketinin değil. İsim hakkı uçak üreticisi Saab AB ve Volkswagen’in büyük hissedarı olduğu Scania’nın elinde. Saab’ı çalışır hâle getirmek için 2 milyar dolar nakit, isim hakkı için uzun mücadeleler ve sendikacıları ikna etmek için sabır gerekiyor. Bu şartlarda Türkiye’den herhangi bir girişimcinin bu işe soyunması biraz çılgınca görünüyor. Bakan Nihat Ergün de “Saab’ı devlet olarak alacak olsak şimdiye kadar bir fabrika kurabilirdik. Tasarımımızı yapar ya da birisine kamu ortaklığı teklif ederdik. Bizim hükümet olarak otomotiv sektöründe böyle bir adım atmamız söz konusu değil.” diyor.
Bakalım, “yer uçağı” Saab’ın yeni sahibi kim olacak? Ya da olacak mı?
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||