| SPOR |
Hırsız, elindeki demir testeresi ile gece vakti kepenk kilidini keserken, üst katta oturan dükkân sahibinin dikkatini çeker. ‘Ne yapıyorsun?’ diye soran dükkân sahibi, ‘Keman çalışıyorum’ cevabını alır. Bu kez ‘Ama sesi çıkmıyor’ deyince ‘Bunun sesi yarın sabah çıkar’ cümlesine muhatap olur. Küresel mali kriz tüm dünyayı kasıp kavururken, Avrupa futbolunun dev kulüpleri bundan hiç de etkilenmişe benzemiyordu. Ancak geçen yıl çıkmayan kemanın sesi, bu yıl güçlü bir şekilde duyulmaya başladı. Dev kulüpler borç batağına düşerken, transfere harcadıkları parada önemli düşüşler yaşandı.
Real Madrid, 2001’de Juventus’ta top koşturan Fransız yıldız Zidane’ı renklerine bağlarken tam 73,5 milyon avro ödemiş ve transfer rakamlarını altüst etmişti. O yıllarda Real Madrid Sportif Direktörü olan Jorge Valdano, “Kimse bundan sonra bu tür astronomik transfer rekorları beklemesin. Bu rekorun kırılması imkânsız.” açıklamasını yapmıştı. Valdano’nun sözleri uzun yıllar geçerliğini korudu; ta ki geçen yıl yine Real Madrid, Manchester United’dan Cristiano Ronaldo’yu renklerine bağlayana kadar. Real Madrid, geçen yıl Ronaldo’ya 94, Kaka’ya 65, Karim Benzema ve Xabi Alonso’ya 35, kadrosuna kattığı diğer isimlerle birlikte toplam 257 milyon avro harcayarak bir kulüp için kırılması imkânsız bir rekora imza attı. Barcelona ise âdeta Real Madrid’in izinden giderek Zlatan İbrahimoviç’i 69,5 milyon avro karşılığında renklerine bağlayıp toplamda 113 milyon avroluk bir transfer gerçekleştirdi. İspanyol kulüpleri 2009-10 sezonunda toplamda 502 milyon avroluk transfer gerçekleştirerek krize meydan okudu.
İmzaların atılıp yüksek meblağların ödenmesiyle kapanan transfer sezonunun ardından kulüpler krizin etkisini giderek yakından hissetmeye başladı.
2009-10 sezonunda yerel ve uluslararası düzeyde kaldırmadığı kupa kalmayan Barcelona’nın çiçeği burnunda başkanı Sandro Rosell, haziranda koltuğa oturduktan birkaç gün sonra “Şayet bankalardan 150 milyon avroluk kredi alamazsak oyuncularımızın maaşlarını ödemekte zorlanacağız.” açıklamasını yaparak herkesi şaşırttı. Oysa Barcelona, sportif başarı olarak tarihinin en şaşaalı günlerini yaşıyordu. Ancak ilerisi düşünülmeden harcanan milyonlar kulübü iflasın eşiğine getirmişti. Barcelona, çareyi Yaya Toure ve Dmytro Chygrynskiy gibi oyuncularını satmakta buldu. Bu transferlerden 45 milyon avro elde eden Barça, her şeye rağmen boş durmayarak yılın transfer rekorunu Valencia’dan David Villa’ya ödediği 40 milyon avro ile kırdı. David Villa’yı iki yıl önce de renklerine bağlamak istemişti. Valencia’nın istediği rakam ise bu yılın iki katı, yani 80 milyon avroydu. Villa, değerinden bir şey kaybetmemişti. Ama ne Barcelona’nın ne de diğer takımların ekonomik durumu iki yıl öncekiyle aynıydı. Hâl böyle olunca Villa, 40 milyon avro gibi sıradan bir ücretle Katalan ekibine gelmiş oldu.
Krizden dolayı Real Madrid de transferde vites düşürmek zorunda kaldı. Futbol dünyasının tartışmasız bir numaralı teknik adamlarından biri olan Portekizli Jose Mourinho’ya takımı teslim eden yönetim, nokta transferler yaptı. Kulüp kasasından bu yıl sadece 81 milyon avro çıkarken, yüksek meblağ Benfica’dan alınan Angel Di Maria’ya ödendi. Di Maria’ya 25 milyon avro ödeyen Real Madrid, Mesut Özil için de Werder Bremen’e 18 milyon ödeyecek. Hemen belirtelim, bu rakamın 3 milyonluk kısmı şayet Mesut başarılı olursa ödenecek.
Krizin La Liga’yı vurduğu, kulüplerin toplamda transfere harcadığı parada ortaya çıkıyor. Geçen yıl 502 milyon avroluk transfer gerçekleşirken, bu yılki toplam rakam 229 milyon Avro oldu. Yine geçen yıl sadece Real Madrid’in 257 milyon avro harcadığını dikkate aldığımızda krizin etkisini daha net görme imkânı buluyoruz. Bu yılı en kârlı kapatan ise Valencia oldu. David Villa ve David Silva gibi iki önemli yıldızını satan Valencia’nın kasasına 83,5 milyon avro girerken, transfere sadece 26 milyon avro harcandı.
İngiltere Premier Lig’de transfer çılgınlığı, Roman Abramovich’in Chelsea’yi satın almasıyla başladı. Manchester United, Arsenal ve Liverpool gibi köklü kulüpler ayakları yere basan bir transfer politikası izledi. Bunda elbette takımın teknik adamlığını yapan isimlerin takım içi dengeleri dikkate alması önemli rol oynadı. Chelsea’nin satılmasıyla başlayan süreç sonrası zengin iş adamlarının İngiliz kulüplerini birer birer satın almasıyla transfer politikasında da önemli değişiklikler oldu. Oyuncakçı mağazasına dalan cebi para dolu şımarık bir çocuğun her oyuncağı almak için saldırması gibi İngiliz kulüplerinin zengin sahipleri de her futbolcuyu renklerine bağlamak için saldırdı. Başarının sadece dev bütçeli transferlerde olduğuna inanan zenginler için alınamayacak isim yoktu. Abramovich, Chelsea’yi satın aldığı 2003’te 18 futbolcu transfer ederken, 172 milyon avro harcadı. Transfer çılgınlığına ilerleyen yıllarda zenginler tarafından satın alınan M. United ve Liverpool da dâhil oldu. Zenginlerin transfer döneminde harcadıkları milyonlarca avro cüzdanlarını rahatsız edecek noktaya gelince, son iki yılda bu kulüpler transferde hız kesmeye başladı.
Abramovich’in transfer politikasını teknik adamlara bıraktığı bir dönemde sahneye Manchester City’yi satın alan Birleşik Arap Emirlikleri Şeyhi Mansur Bin Zayid çıktı. Saha başarısı açısından M. United, Chelsea, Arsenal ve Liverpool gibi üst düzey takımlarla kıyaslanamayacak olan M. City, Mansur Bin Zayid döneminde transfer sezonunun yıldızı oldu. Geçen yıl Şeyh Mansur; Carlos Tevez, Stuart Taylor, Santa Cruz, Gareth Barry, Emmanuel Adebayor ve Kolo Toure gibi İngiltere Ligi’nin önemli yıldızlarını takımına kazandırmak için kasasından 111 milyon 800 bin avro çıkardı. Bu yıl da para harcamaya doymayan bir M. City vardı. Lazio’dan Kolarov, Barcelona’dan Yaya Toure, Valencia’dan David Silva, Hamburg’dan Jerome Boateng, İnter’den Balotelli ve Aston Villa’dan James Milner gibi isimleri kadrosuna bağlayan M. City, harcadığı 153 milyon avro ile transfer döneminde en çok para harcayan kulüp oldu. Premier Lig takımları bu yıl toplamda 364 milyon avroluk bir para harcarken, bunun yarıya yakın kısmını tek başına Manchester City gerçekleştirmiş oldu. Geçen yıl harcanan miktar ise tam 584 milyon avroydu.
Zenginlerin elinde pahalı bir oyuncak konumuna gelen İngiliz kulüpleri, hesapsız transfer harcamalarından dolayı âdeta borç içinde. UEFA’ya bağlı tüm Avrupa ülkelerindeki kulüplerin borçları dikkate alındığında bu rakamın yüzde 56’sını İngiliz kulüplerinin borçları oluşturuyor. Premier Lig kulüplerinin toplam borcu 3,5 milyar sterlini aşmış bulunuyor. En borçlu kulüp listesinin ilk sırasında ise 716 milyon sterlin ile M. United bulunuyor. ABD’li zengin Malcolm Glazer tarafından 2005’te satın alınan M. United, sürekli kâr eden bir kulüpken, sürekli zarar eden bir kulüp hâline geldi. Chelsea ise 701 milyon sterlinlik borcuyla ikinci sırada bulunuyor. UEFA, zengin patronların kulüplere sürekli para pompalamasına izin vermiyor ve kulüplerin gelir-gider dengesini iyi kurmasını istiyor. İngiliz kulüplerinin giderlerinin en önemli kısmını oyunculara ödenen yüksek maaşlar oluşturuyor. Toplamda tüm kulüplerin gelirinin yüzde 86’sı futbolcu maaşlarına gidiyor.
İtalyan kulüpleri son dönemde gerek saha içi gerekse zenginlik açısından İngiliz ve İspanyol kulüplerinin oldukça gerisinde kaldı. İnter, Mourinho gibi gittiği her takımı başarıya ulaştıran bir teknik adam sayesinde Şampiyonlar Ligi’ni kazanırken, transfer döneminde hatırı sayılır bir rakam harcamıştı. Geçen yıl toplamda 94 milyon avroluk bir transfer gerçekleştiren İnter, başta İbrahimoviç’in astronomik bir rakama Barcelona’ya gitmesiyle kulüp kasasına tam 114 milyon avroluk bir katkı sağlayarak Avrupa’da transfer döneminde en çok kazanan kulüp olmuştu. İtalyan kulüpleri geçen yıl âdeta krize meydan okumuş ve toplamda 504 milyon avroluk bir transfere imza atmıştı. Ancak Serie A kulüpleri, Premier Lig ve La Liga kulüplerine nazaran sadece oyuncu transfer etmemiş, elindeki yıldız isimleri hatırı sayılır bir rakama yurt dışına satarak transferden 446 milyon avroluk bir gelir elde etmişti. İnter, İbrahimoviç’i 69,5 milyon avroya, Milan ise Kaka’yı 65 milyon avroya La Liga kulüpleri Barcelona ve Real Madrid’e satarken, bu rakamlar kasalarını ihya etmişti. Bu yıl harcanan para ise ancak geçen yılın yarısına yaklaştı. Toplamda İtalyan kulüpleri 242 milyon avro harcarken, Serie A’nın en pahalı transferi 15,5 milyon avro ile Bari’den Juventus’a gelen Leonardo Banucci oldu. Lecce ise transfere sadece 100 bin avro harcayarak sezonun en cimri kulübü oldu. Bu arada Milan’ın, transfer sezonunun son günü olan 31 Ağustos’a kadar Barcelona’nın İsveçli golcüsü Zlatan İbrahimoviç’i kadrosuna katmak için yoğun çaba sarf ettiğini hatırlatalım (Dergi baskıya gönde-rildiğinde sıkı pazarlıklar sürüyor, 40 milyon avro civarında anlaşılması bekleniyordu).
Spor-Toto Süper Lig’de ise en flaş transferlere Beşiktaş imza attı. Quresma, Guti, Mehmet Aurelio ve Robert Hilbert gibi isimleri kadrosuna katan Beşiktaş, sadece Quresma’ya yüksek transfer ücreti ödedi. Portekizli yıldızı 7,3 milyon avro karşılığında renklerine bağlayan Beşiktaş, Guti, Hilbert ve Aurelio gibi isimleri bedelsiz kadrosuna kattı. Fenerbahçe ise Niang, Dia ve Stock gibi yıldızları kadrosuna katarken toplamda 22 milyon avroluk bir transfere imza attı. Mehmet Topal ve Abdulkader Keita gibi yıldızlarını satan Galatasaray’ın kasasına transfer döneminde 15 milyon avro girerken, Cana ve Pinto gibi isimlerin bulunduğu yeni transferler için toplamda 9,5 milyon avro harcandı.
Son transfer döneminin yıldızları
Futbolcu Nereden Nereye Fiyatı*
David Villa Valencia Barcelona 40
Yaya Toure Barcelona M. City 30
James Milner Aston Villa M. City 30
Mario Balotelli İnter M. City 29,5
David Silva Valencia M.City 28,7
(*) Milyon avro
KUTU
Transferde harcanan rakamlar Lig 2010-11* 2009-10*
İngiltere Premier Lig 364 584
İtalya Serie A 242 506
İspanya La Liga 229 502
Fransa Ligue 1 129 270
Almanya Bundesliga 107 244
Portekiz Superliga 80 82
(*) Milyon avro
Son transfer döneminde en çok kazanan kulüpler
Valencia 83, 550 milyon avro
Benfica 49,730 milyon avro
İnter 45,2 milyon avro
Barcelona 45 milyon avro
Udinesse 32 milyon avro
Son transfer döneminde en çok para harcayan kulüpler
M. City 153 milyon avro
Real Madrid 81 milyon avro
Juventus 50 milyon avro
Barcelona 49,5 milyon avro
Zenit 43 milyon avro
En borçlu kulüpler
M. United 716 milyon sterlin
Chelsea 701 milyon sterlin
Valencia 501 milyon sterlin
Liverpool 351 milyon sterlin
Real Madrid 296 milyon sterlin
Barcelona 273 milyon sterlin
Roma 271 milyon sterlin
Schalke 04 234 milyon sterlin
Arsenal 203 milyon sterlin
Fulham 198 milyon sterlin
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|||||||||||||||
| Ali Bayramoğlu | ![]() |
||
| Kemikler, askerler, süpürgeler… | |||
| Ahmet Turan Alkan | ![]() |
||
| Muktedir bir Türkiye, Batı’yı korkutuyor | |||
| Ahmet Taşgetiren | ![]() |
||
| Hangi Türk, hangi Kürt? | |||
| Selim Savaş Genç | ![]() |
||
| Mısır’ın demokrasi adımları | |||
| Adem Güneş | ![]() |
||
| Ne padişah olsanız anlayabilirsiniz ne vezir... | |||
| M. Nedim Hazar | ![]() |
||
| Aksan kurban olsun sana! | |||
| Melda Bekcan | ![]() |
||
| Hepimiz ‘yalancı emzik’ ile aldatıldık | |||