| KAPAK |
Bir önceki dosyada uzun uzun anlattığımız Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun (HSYK) yapısı ve tasarrufları yargı mensuplarını da rahatsız ediyor. Bünyenin içinden gelen tepkiler yakın zamanda yapılan iki ayrı bilimsel çalışmaya yansıdı. Birincisi, Adalet Bakanlığı ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın ortaklaşa yürüttüğü, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Prof. Dr. Mithat Sancar ile Yrd. Doç. Dr. Eylem Ümit Atılgan’ın imzasını taşıyan anket. Diğeri yine Yrd. Doç. Dr. Atılgan’ın Yargıtay daire başkanları ile yüz yüze görüşerek yaptığı mülakat. Aynı çalışmanın TESEV için yapılan versiyonu da kamuoyunda ses getirmişti.
Önce, hâkim, savcı, tetkik hâkimi ve Yargıtay üyesi toplam 1021 yargı mensubu üzerinde yapılan anketin sonucuna bakalım. Ankette, “HSYK, mevcut üye yapısı ile yargının tamamını temsil etmektedir” önermesi verilerek katılımcılara buna katılıp katılmadıkları soruluyor (HSYK, adalet bakanı ve müsteşarı ile birlikte 7 kişiden oluşuyor). Cevaplar çarpıcı; katılımcıların yüzde 45’i ‘katılmıyorum’, yüzde 28’i ‘kesinlikle katılmıyorum’ diyor. Yani yüzde 73 gibi önemli bir çoğunluk, şu anki HSYK’nın, yargının tamamını temsil etmediğine inanıyor. Bu fikirde olan katılımcılara aynı zamanda önerileri de soruluyor. Cevaplar arasında en sık tekrarlanan öneri, “Tüm hâkim ve savcılar arasından üye seçilebilmeli” oluyor. Yüzde 39 oranında katılımcı, kurul üyelerinin seçiminde tüm hâkim ve savcıların oy hakkı olması gerektiğini düşünüyor. İkinci yüksek oran olan yüzde 12, “Taşrada çalışan hâkim ve savcılardan temsilciler bulunmalı” diyen katılımcılara ait. Bu iki öneri, sisteme daha geniş bir katılıma imkân verecek yapılanmanın arzu edildiği şeklinde yorumlanıyor.
Yargıtay daire başkanları ile gerçekleştirilen 30 ayrı mülakat da çarpıcı sonuçlar içeriyor. Katılımcıların neredeyse tamamı 10 yıldan fazladır Yargıtay’da çalışanlardan oluşuyor. Bu, kuruma ilişkin görüşlerin uzun süreli deneyim ve gözlemle oluşan yerleşik fikirler olduğunu ortaya koyması bakımından önemli. Katılımcılardan istenen bilgilerden bir kısmı, Yargıtay’ın ilişki içinde olduğu kurumları nasıl değerlendirdikleri konusu. Cevaplar arasında HSYK’ya yönelik ciddi eleştiriler var. Kurul ile ilişkilerin yeterli seviyede olmadığını düşünen katılımcılar bunun sebebini HSYK’nın çalışma biçimine bağlıyor. Eleştiriler özellikle hâkim savcı seçimi, Yargıtay’a üye seçimi, doğrudan Yargıtay’ı etkileyecek kararların görüş istenmeden oluşturulması gibi konularda yoğunlaşıyor:
Katılımcı1 (K1): “HSYK’nın bu günkü yapısı ve çalışma tarzıyla ilişkilerin iyi olması mümkün değildir. Oraya giden 3 kişi koca Yargıtay’ı yönetip yönlendirebileceğini düşünüyor ve maalesef bu yönde çabaları oluyor. O kurumun üye sayısının kesinlikle çoğaltılması gerekir.”
K2: “HSYK ile olan ilişkileri arzu edilen düzeyde değil. Örneğin Yargıtay’a üye seçimi konusunda hiçbir HSYK üyesinin Yargıtay’ın görüşünü almadığı, dairelerin ihtiyaçlarını gözetmedikleri, görüşümüzün arzu edilen şekilde alınmadığı, Yargıtay’dan ayrı bir çalışma içinde olduklarını müşahede etmekteyim.”
K3: “HSYK’nın bazı üyelerinin Yargıtay’ın Genel Kurulu’nca Yargıtay üyeleri arasından seçildiği bir vakıadır. Ancak oraya giden insanların boşalan üyeliklere seçim yaparken tüm Türkiye’yi tarayarak en iyi hâkim ve savcıları seçmeleri arzu edilir. Buna titizlikle uyulması gerektiğine inananlardanım. Ahbap çavuş ilişkisi ile insanlar Yargıtay üyesi seçilmemeli, hak edenler seçilmelidir. Seçim için de, hâkim ve savcılar HSYK’nın kapılarında dolaşmamalıdır. Bu üyeler kendileri araştırma yapıp çıkarmalıdır. Her zaman buna uyulduğuna inanmıyorum. Hele hele Yargıtay’da kurula seçilen bir insanın seçildikten sonra Yargıtay’a şu ya da bu yolda hükmetmeye çalışmasını anlayamadığımı belirtmek isterim.”
K4: “Kurulun Yargıtay ihtiyacına cevap verecek şekilde seçim yapması gerekir. Hukuku Yargıtay’da öğrenecek olan uzun süre idarecilik yapan kişilerin seçilmesine sıcak bakılmamalı, istisnaen bu tip seçim yapılmalı. Yargıtay üyesinin kürsüden ya da tetkik hâkimleri arasından seçilerek gelmesi gerekir.”
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|||||||||||||||
| Ali Bayramoğlu | ![]() |
||
| Kemikler, askerler, süpürgeler… | |||
| Ahmet Turan Alkan | ![]() |
||
| Muktedir bir Türkiye, Batı’yı korkutuyor | |||
| Ahmet Taşgetiren | ![]() |
||
| Hangi Türk, hangi Kürt? | |||
| Selim Savaş Genç | ![]() |
||
| Mısır’ın demokrasi adımları | |||
| Adem Güneş | ![]() |
||
| Ne padişah olsanız anlayabilirsiniz ne vezir... | |||
| M. Nedim Hazar | ![]() |
||
| Aksan kurban olsun sana! | |||
| Melda Bekcan | ![]() |
||
| Hepimiz ‘yalancı emzik’ ile aldatıldık | |||