|  
  |  
  |  
  |  
  |  
 
Ana Sayfa
  |  
Kara Kutu
  |  
Dosyalar
  |  
Ekonomi
  |  
Kültür Sanat
  |  
Teknoloji
  |  
Diraksiyon
  |  
Hayat Bilgisi
  |  
 
REFERANDUM

Aleviler anayasaya ‘ha-vet’ verecek

26 Temmuz 2010 / İBRAHİM DOĞAN
12 Eylül’deki referandumda Ali Balkız’ın başkanlığını yaptığı ABF ‘hayır’ diyecek. Ancak Balkız’ın kurduğu, eşinin ve Kazım Genç’in MYK üyesi olduğu EDP ‘evet’ oyu verecek. Referandumda Kılıçdaroğlu faktörü etkili olacak. Bektaşiler ise ‘evet’ diyor.

Aleviler, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP genel başkanlık koltuğuna oturmasından sonra CHP için koyduğu rezervleri kaldırdı. Kılıçdaroğlu’nun ‘Alevi inanç önderi’ olarak cumhuriyetin kurucu partisinin başına geçmesi, tartışmalarnın geri plana itilmesine sebep oldu. Öyle ki, 12 Eylül’deki anayasa değişikliğine ilişkin referandumda Alevi örgütleri ve parti tabanı, Kılıçdaroğlu’na göre şekilleniyor; buna karşı çıkanlar ise ‘hain, düşkün, İslamcı ya da AKP’li’ ilan edilme tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Mahalle baskısını andıran ve kitle psikolojisi ile harekete zorlanan Alevi kesimde açıktan ‘evet’ demek büyük risk. Hatta Alevi kesim içindeki sosyalistlerin boykot kararına karşı “Bu AKP’nin ekmeğine yağ sürmektir. Boykot kararı almak iki kere evet demektir.” sözleriyle bu kitleler de hayır cephesine çağrılıyor.         

Alevi tabanın ciddi bölümü yıllardır CHP’ye oy veriyor, son yıllarda bu MHP ve AK Parti lehinde değişmeye başladı. Deniz Baykal ile arasına mesafe koyan, memnun olmamasına rağmen oy veren Alevi tabanın MHP ve AK Parti’ye yönelişini durdurmak için Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Başkanı Ali Balkız’ın öncülüğünde sol çizgide Eşitlik ve Demokrasi Partisi (EDP) kuruldu. Balkız’ın desteğiyle Ziya Halis genel başkanlığa seçildi, bu destek olmasaydı Halis’in bu göreve gelmesi hayli zor görünüyordu. Zaten Halis kurultay konuşmasında Balkız ve arkadaşlarının verdiği destekten dolayı memnuniyetini dile getirdi. Ancak partinin içinde yer almak isteyen Balkız’a Alevi örgütleri tepki gösterince ABF çatısı altında çatlak oluştu.

Parti yönetiminde yer almaktan vazgeçen Balkız’ın yerine eşi Neval Oğan Balkız geldi; ayrıca Alevi örgütlerinde üst düzey yöneticilik yapan Kazım Genç, Necdet Saraç, Servet Demir gibi isimler yer aldı. 2011 seçimlerinde bu parti Alevi kamuoyunun karşısına çıkarılacak, oy istenecekti. Ancak Kılıçdaroğlu’nun CHP direksiyonuna geçmesi ABF’nin planlarını alt üst etti. Balkız ve ekibinin partiye verdiği destek konusunda pişman olduğu, partiyle yolları ayırmak için sebep aradığı öne sürülüyor. İlk yol ayrımının referandum olacağı öne sürülüyor.

Ali Balkız, olağan genel kurulda referandumda ‘hayır’ oyu vereceklerini söyledi. 17 Temmuz’da bir basın toplantısı düzenleyen Balkız’ın eşi ve en yakın çalışma arkadaşlarının da içinde bulunduğu EDP ise kamuoyuna ‘evet’ çağrısı yaptı. Partinin Genel Başkanı Ziya Halis basın toplantısında şunları söyledi: “Tüm olumsuzluklara ve yetersizliklerine rağmen, bu değişiklik paketinin asker kişilerin sivil mahkemelerde yargılanabilmesi; 12 Eylül’ün suçlularının yargılanmasını engelleyen geçici 15. Madde’nin kaldırılması; Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkı; HSYK’nın ve Yüksek Askeri Şura’nın bazı kararlarına karşı yargı yolunun açılması gibi kimi reform adımlarını içermesinden ötürü, Eşitlik ve Demokrasi Partisi, referanduma sunulan Anayasa değişiklik teklifine ‘evet’, bunu hazırlayan AKP iktidarına ‘hayır’ diyor.”

EDP’nin, referanduma ilişkin kararı yönetimden 7 kişinin itirazına rağmen ‘evet’ yönünde çıktı. Bu oyların tamamı Alevilerden oluşmuyordu. Alevi Bektaşi Federasyonu’nda genel sekreterlik, Pir Sultan Abdal Derneği’nde uzun süre genel başkanlık yapan Kazım Genç’in ‘evet’ yönünde oy kullandığı öne sürülüyor. Genç’in ABF ile karşı karşıya gelmek istemediği, bu ‘evet’ oyundan dolayı referandum sürecinde kamuoyunun karşısına çok çıkmayacağı ifade ediliyor. ‘Hayır’ oyu verenler arasında Ali Balkız’ın eşi Neval Hanım da yer alıyor. Partiden bir yönetici ABF ile EDP arasındaki bu farklılığı şöyle yorumluyor: “Aleviler, Kılıçdaroğlu’nun gelmesinden dolayı rezervlerini çözdü. CHP’ye karşı eski katılık yok. O yüzden CHP yönünde tavır alacak gibi görünüyorlar. Kararın, bu defaya özgü olduğunu düşünüyorum.”

Alevi örgütleri, özellikle ABF çevresinde hareket edenler bütün enerjisini bu partinin kuruluşuna harcadı. Bir Alevi sivil toplum örgüt yöneticisi bundan dolayı referandumda ABF çevresinin dağınık olduğunu, enerji bölünmesi yaşanacağını anlatıyor. Buna rağmen Ali Balkız ve ekibi, referandum öncesinde bir kampanya başlatacak. Balkız kurduğu partiyle değil, Kılıçdaroğlu’nun partisiyle aynı çizgide hareket edecek. Aynı Alevi sivil toplum örgüt yöneticisi “Aleviler referandumda Kılıçdaroğlu’nu çiğnemez. Kılıçdaroğlu, ‘hayır’ derse, Aleviler de, ‘hayır’ der.” diyor. Zaten yaz aylarında devam eden festival, anma gibi etkinliklerinde referanduma ilişkin bir kampanyanın düğmesine basıldı. Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesinde her yıl düzenlenen etkinliklerde de ana temanın referandum ve Kılıçdaroğlu olması bekleniyor, 16–18 Ağustos arasındaki etkinlikler için bu yönde hazırlık yapılıyor.

Alevi örgütlenmesinin bir diğer önemli ismi Cem Vakfı Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan. Referandum sürecine ilişkin net bir tavır belirlediği söylenemez, ne ‘evet’ ne ‘hayır’ diyor şu an için. Ancak İzzettin Hoca, bu süreçte oyunun ‘hayır’ ekseninde olabileceğine dair işaret veriyor. Ancak bu adımı atmadan önce hükümetin anayasa paketindeki yargıyla ilgili düzenlemelerde Alevi kamuoyunu endişeye sevk eden maddelerle ilgili aydınlatıcı bilgiler vermesini istiyor.

Referanduma ‘hayır’ denmesini isteyenler, paketin geçmesi halinde yargıdaki Alevi kadrolarının bundan olumsuz etkileneceği propagandasını yayıyor. Devlet Bahçeli’nin iddiasına göre, AK Partiler MHP teşkilatlarına giderek, “Anayasa değişikliğini HSYK’daki Alevi yapılanmasını yıkmak için yapıyoruz” diyor. Bu sözler de Alevi kesimi yönlendirmek için kullanılıyor. Hükümet esasında bu eleştiriler üzerine HSYK’ya Meclis’ten üye atanmasının önünü kapattı. İzzettin Doğan da bu konulardaki tereddütleri hükümetin gidermesi çağrısında bulunuyor.

Hükümetin, Alevilerin sorunlarını anlama ve onlara çözüm bulma yolunda attığı adımlar bir yılı aşkın süredir devam ediyor. Tüm Alevi kesimleri çalıştaylarda dinlendi, sorunları not alındı. Hazırlanan ön rapor kamuoyuna sunuldu, bu hafta içinde 250 sayfalık Alevi açılım raporunun açıklanması bekleniyor. Son metin, ön raporun çok ötesine geçecek; Alevilerin sorunları enine boyuna değerlendiriliyor, tartışılıyor. Sorunların kaynağına iniliyor, çözüm önerileri üretiliyor. Devletin hataları sorgulanıyor. Hükümetin kamuoyuna sunacağı rapor Alevilerin ötekileştirilmesine karşı yazılı bir kaynak olacak. Alevileri, Madımak konusundan daha çok cemevlerinin statüsünün ne olacağı ilgilendiriyor. Hükümetin de cemevleri ile ilgili bazı adımlar atacağı ifade ediliyor. Bu arada Alevi Dernekleri Federasyonu Başkanı Metin Tarhan, Alevi Bektaşi Araştırmaları Merkezi Direktörü Şenol Kaluç  ve Dünya Ehli Beyt Vakfı Başkanı Fermani Altun pakete desteğini açıklayanlar arasında.

 

Bektaşiler ‘evet’ diyor

 

Alevi Bektaşi Federasyonu’nun içinde Bektaşilerin ismi geçmesine rağmen, bu inancın mensupları yer almıyor. Yüzlerce Alevi örgütü, referandum konusunda farklı görüş bildirirken Bektaşiler tek ağızdan konuşuyor. Bektaşiler, inanç açısından bağlı bulundukları dedebabanın otoritesine uymak zorunda, uymayanlar dışlanıyor. Babaganlar en önemli Bektaşi kolu olarak öne çıkıyor. Mustafa Eke Dedebaba’nın yazılı onayıyla Alevi açılım toplantılarına Bektaşileri temsilen katılan Kurtçebe Noyan, referandumda ‘evet’ oyu kullanacaklarını açıkladı. Eski Bektaşi dedebabalarından Bedri Noyan’ın oğlu olan Kurtçebe Bey, ‘evet’ kararı almalarının gerekçesi olarak şunları söylüyor: “AK Parti’yi destekliyoruz çünkü ilk defa Alevi Bektaşi açılımını başlatan, ortaya çıkaran, gerçekleşmesi için gayret eden bir hükümet var. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Bugüne kadar hiçbir siyasi parti yapmadı, biz işi basite indirgiyoruz. Fazla detaylandırınca öz kaybolur, biz özüyle bakıyoruz olaya.”