|  
  |  
  |  
  |  
  |  
 
Ana Sayfa
  |  
Kara Kutu
  |  
Dosyalar
  |  
Ekonomi
  |  
Kültür Sanat
  |  
Teknoloji
  |  
Diraksiyon
  |  
Hayat Bilgisi
  |  
 
DOSYALAR

Meclis, ‘taş atan çocuklar’ın elinden tutacak mı?

5 Temmuz 2010 / HAMZA ERDOĞAN
Eylemlerde taş attığı için gözaltına alınan yaklaşık 4 bin çocuğu ilgilendiren tasarı  Meclis Genel Kurulu’na geliyor. Muhalefet tasarıya karşı. Ancak iktidar çok önemsiyor. Zira, bu çocuklar ya ıslah edilip yeniden topluma kazandırılacak ya da PKK’nın kucağına itilecek…

Demokratik açılım ve anayasa değişikliği sebebiyle sert tartışmaların yaşandığı TBMM, gelecek hafta yine hareketlenecek. Kamuoyunda, ‘taş atan çocuklar yasa tasarısı’ olarak bilinen Terörle Mücadele Kanunu (TMK) kapsamında yapılmak istenen değişiklik nihayet TBMM Genel Kurulu’na geliyor. Söz konusu Tasarı, 10 Aralık 2009 günü Genel Kurul’da görüşülmek istenmiş; ancak gerek sokak gösterileri gerekse MHP’nin sert muhalefeti yüzünden ertelenmişti. Bunun üzerine, AK Parti Grubu düzenlemeyi, konuyla ilgili tasarı ve teklifleri birleştirerek ‘Terörle Mücadele Kanunu ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’ adı altında yeniden gündeme getirdi. Önce alt komisyonda daha sonra Adalet Komisyonu’nda görüşülen tasarı kabul edilerek Genel Kurul’a havale edildi. Tasarının 13-14 Temmuz tarihleri arasında Genel Kurul’da görüşülerek yasalaşması bekleniyor.

Peki yaklaşık bir yıldır Meclis gündeminde olan ve PKK’nın hedefindeki 4 bin çocuğu ilgilendiren tasarı ne içeriyor?  Öncelikle, TMK’nın ‘terör suçları’ tanımını yapan ve ilgili maddeleri sıralayan 3. maddesi ile ‘terör amacı ile işlenen suçlar’ başlıklı 4. maddesinde yazılı suçlar, çocuklar için uygulanmayacak. Yaş ayrımı yapılmaksızın, terör suçu işleyen bütün çocuklar, ancak ‘çocuklar için kurulan mahkemelerde’ yargılanacak. Kanun kapsamına giren suçlarla ilgili olarak da; çocuklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması, seçenek yaptırımlara çevirmeye ve ertelemeye ilişkin hükümler uygulanacak. Bu değişiklikle, çocuklar hakkında verilen hürriyeti bağlayıcı cezalar, para cezasına çevrilebilecek.

Tasarı; toplantı ve gösteri yürüyüşlerine, kanunda sayılan silah veya araçları taşıyarak katılanlara verilen cezayı düşürüyor. Ateşli silahlar, patlayıcı maddeler, her türlü kesici, delici aletler, taş, sopa, demir ve lastik çubuklar gibi silah ve araçları taşıyarak toplantı ve gösteri yürüyüşlerine katılanlara verilen 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası, 6 aydan 3 yıla kadar indiriliyor. Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na çocuklara yönelik uygulanacak hükümler ekleniyor. Buna göre, çocukların, kanuna aykırı toplantı ve gösteri yürüyüşlerine katılmaktan, dolayısıyla örgüt üyeliğinden ve bu sırada işledikleri propaganda suçundan mahkûm olduğu cezalar, süresi aynı olmak kaydıyla, çocuklara özgü güvenlik önlemi altında infaz edilecek. Ancak, bu suçları birden fazla işleyen çocuklar ve ateşli silah, mermi, kesici, delici, patlayıcı veya yakıcı maddelerle toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılan çocuklar için bu hüküm uygulanmayacak. Kısaca kanunsuz gösteri ve eylemlere katılan çocuklar TMK’ya göre cezalandırılacak; ancak, ağır ceza mahkemelerinde yargılanamayacak, bu mahkemelere özgü soruşturma ve kovuşturma hükümleri çocuklar için uygulanmayacak.

HAPİS YERİNE MESLEK

EDİNMELERİ SAĞLANACAK

Tasarının amacı, bu kapsamda suç işleyen çocukların ceza durumlarına göre meslek ve sanat edindirme kurslarına katılması veya kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasını sağlamak. Bir başka ifade ile bu çocukların topluma kazandırılması yönünde daha sağlıklı bir sürecin yürütülmesi hedefleniyor. Ancak muhalefet tasarıya sıcak bakmıyor. MHP yasanın yetişkinleri de kapsayacağı gerekçesiyle itiraz ediyor. Hatta Adalet Komisyonu’nda MHP’li üyeler son toplantıyı terk etti.  CHP de ‘çocuklar üzerinden terör örgütü üyelerine af geliyor’ iddiasıyla tasarıya destek vermeyeceğini söylüyor.

AK Parti ise tasarının tamamen çocukları ilgilendirdiğini vurguluyor. Tasarının mimarlarından Batman Milletvekili Mehmet Emin Ekmen’e göre, bu tasarı çocukları terör örgütünün eline düşmekten kurtaracak. Ekmen, bunu şöyle açıklıyor: “Bu yasa teklifi ile kamuoyu vicdanında çok ciddi bir rahatsızlık oluşturan birçok çocuğun sadece bir taş attığı için veya bir eyleme katıldığı için 13-15 yıl ceza yemesinin önüne geçiyoruz. Bununla birlikte çocuklarımızı kazanmak, milletimize ülkemize faydalı birer evlat olarak yetiştirmek için onlara bir şans tanıyoruz. Yani bu tür eylemlere bir kez katılan çocuklarımıza güvenlik tedbirleri uygulanacak, doğrudan hapis cezası verilmeyecek. Bu şekilde çocuklarımızın eğitim ve kültüryuvalarında bu memlekete birer faydalı insan olmaları için çalışılacak.”  Ekmen, muhalefetin, demokratik açılımın ilk yasal somut örneği olacağı için yasaya karşı çıktığını savunuyor.

 

 

AK Parti Batman Milletvekili Mehmet Emin Ekmen:

 

Amaç, taş atan çocuğu silah atar hale getirmemek

 

Bu teklifin üç ayağı var. Birincisi, imza attığımız BM Uluslararası Çocuk Sözleşmesi’ne göre ve taraf olduğumuz diğer örgütlerin yanı sıra anayasamızın 90. maddesince ortaya konan ilkelerle uyumluluk sağlanıyor. Yani çocuklar hangi suçu işlerse işlesin bunlar çocuk yargılama usullerine tabi olacak ve çocuk mahkemelerinde yargılanacak. Bu çocuklara aynı kanun maddesi uygulanacak; ama çocuk mahkemelerinde pedagoglar var ve hâkimleri farklı şekilde seçiliyor. Şu an taş atan bir çocuk molotofkokteyli ya da kurşun atan bir çocuk gibi 5 yılla başlayan cezalara çarptırılıyordu. Bunun alt sınırlarını 6 aydan 3 yıla indiriyoruz. Son olarak 1983 tarihli Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Kanunu ile 2005’te çıkan TCK’yı uyumlu hâle getiriyoruz. Bir diğer önemli yenilik bu eylemlere ilk defa katılanların, çocuklara uygulanan özel güvenlik tedbirlerine tabi tutulmasıdır. Yani çocuk koruma kanununun 5. maddesinde güvenlik tedbirleri ile birlikte mesela hâkim, karşısına çıkan çocuğa, “Aslında benim sana 5-6 yıl ceza vermem gerekiyor. Ama bu devlet senin vatanına milletine faydalı bir fert olmanı istiyor. 6 yıl boyunca eğitimine devam edersen, kültür programlarına, gençlik spor il müdürlüklerinin, sosyal hizmetlerin, MEB’in şu programlarına uyarsan biz seni hapse atmayacağız” diyecek. Bugün 4 bine yakın çocuk bu suçlama ile yargılanıyor 14-15 yıl ceza alıyor. Örgüt bu çocuklara ve ailelerine gidip diyor ki; “Siz devletin kara kaplı kitaplarına girdiniz, bundan sonra iflah olmazsınız. En iyisi gelin birer kahraman olun, bizim davamıza katılın.” Biz bu çocukları doğal bir şekilde ülkenin sınırları ve hukuku içinde sağlıklı bir zeminde tutmak istiyoruz. Bir ıslah programını yürütmeye çalışıyoruz. Zaten şu an valiliklerde bu çocuklara yönelik çok ciddi programlar uygulanıyor.

Çocukların bir kısmı dershaneye, fırına, bakkala giderken kendini olayların içinde buluyor. Ciddi ideolojik bakış açısı ile katılanların sayısı 5-10 değil. Bu konuda psikologların, pedagogların yaptığı çok ciddi çalışmalar, istatistikler var. Ama bir kere cezaevine girmek ve 15 yılla yargılanıyor olmak korkusu, bu çocukları elimizden alıp götürüyor. Biz diyoruz ki ‘Bu çocukların yeri sokak değil, eğitim yuvalarıdır.’