| SPOR |
Karabükspor, Bank Asya 1. Lig’de şampiyonluğunu haftalar önce ilan etmişti. Artık merakla beklenen, Süper Lig’e yükselecek diğer iki takımdı. Özellikle son haftalarda hem ikincilik hem de ilk altı için müthiş bir heyecan yaşandı. İki Süper Lig bileti için mücadele edenlerden üçü, İzmir takımlarıydı. Bu takımlardan Buca, sezonu averajla ikinci sırada bitirip İzmir’in yıllar süren Süper Lig özlemine son verdi. Altay ve Karşıyaka’nın yanı sıra Adanaspor ve Konyaspor, kalan bir bilet için terfi maçları oynayacaktı. İstanbul’daki karşılaşmalar sonunda mutlu sona ulaşan, ‘hoca’ farkıyla Konyaspor oldu. Tecrübeli teknik adam Ziya Doğan, birçok sıkıntıya rağmen takımını Süper Lig’e yükseltti.
Önce isterseniz, Buca’nın sürpriz başarısına değinelim. Bucaspor, İzmir’in köklü kulüplerinden. 1928’de kuruldu ve sarı-lacivert renklere sahip. Futbol dışında başka branşlarda da faaliyet gösteriyor. Ancak hiçbir zaman İzmir’in önemli kulüpleri arasında zikredilmedi. Tabii bunda İzmir merkeze nispeten uzak bir yerde olması da etkili oldu. 1980’den sonra aldığı göçlerle ilçe büyüdü, spor kulübü gelişti. Bucaspor amatörlükten profesyonelliğe terfi etti. Uzun yıllar hep alt liglerde bir futbol figürü olarak kalan takım 1990’larda, ama en çok da 2004 sonrasında çıkış yaptı. Daha önceki dönemlerde de belediye başkanlığı yapan ve sporla iç içe bir isim olan Cemil Şeboy, 2004’te önce CHP’den seçildi ancak daha sonra AK Parti’ye geçti. Bu süreçte ‘Cemil Şeboy Spor Tesisleri’ adı verilen ve içinde Yeni Buca Stadı’nı da barındıran harika bir eser ortaya çıktı. Bu arada Bucaspor altyapısı da ilginç bir sisteme bağlandı, A takımdan bağımsız hâle getirildi ve Türkiye’nin değişik yerlerindeki genç yetenekleri tarayarak bünyesine kattı (Bursasporlu Ozan İpek, G.Saray’a transfer olan Mehmet Batdal gibi). Alt yaş kategorisinde başlayan uzun süreli birliktelik, beraberinde takım ruhunu da getirdi. Nitekim takım, 2008-09 sezonunda 2. Lig şampiyonu olarak Bank Asya 1. Lig’e çıktı.
Yetiştirdiği gençlerin arasına Yılmaz Özlem, Erman Güraçar, Yunus Altun, Cenk Tekelioğlu gibi tecrübeli isimleri de yerleştiren Bucaspor, Bank Asya’daki ilk sezonunda büyük bir sürprizi gerçekleştirdi ve Süper Lig bileti aldı. Üstelik devre arasında teknik direktör Kemal Kılıç’ı kaptırıp yerine Özcan Kızıltan’ı getirmesine, dönem ortasında ciddi bir ekonomik sıkıntıya girmesine rağmen…
İzmirli olmayan, Buca’da yaşayıp üniversite okuyan ve bir internet sitesinde spor yazarlığı da yapan Mert Oral, dışarıdan bir gözle Bucaspor için şunları söylüyor: “İzmir’in merkezi ve ilçelerinin neredeyse tamamı ya doğal güzelliklerden ya turizmden ya da sanayiden nemalanmışken; Buca, İzmir’in en fakir ilçelerinden. Üniversite ve cezaevi gibi şehir dışında tutulmak istenen ne varsa Buca’da… Bucaspor, İzmir’in garip takımı aslında. Şampiyonluğa yaklaştıklarında bir maç sonrası resmî sitelerinde ‘kıskananlar çatlasın’ diye yazmışlardı. Mesaj, başarılarını kıskanan, onlara inanmayan İzmir’i çatlatmaya yönelikti. Çünkü İstanbul gibi İzmir’in de sözde 3 büyüğü var: Göztepe, Karşıyaka ve Altay… Basın, kamuoyu, siyasiler, iş adamları gibi kent dinamikleri bu 3 takımın etrafında pervane olurken, Bucaspor’un başarısı görmezden geliniyor, yerel gazetelerde dahi gereken yer verilmiyordu. İzmir’in sözde 3 büyüğü sırtlarını zengin iş adamlarına yaslamış, borç yükü içinde federasyon iteklemesi ile giderken; Buca’da öyle bir sistem var ki yaprak kımıldasa yerine hemen bir yenisi geliyor. 90’ların başında kurdukları sabırlı sistemin meyveleri 2010’da geliyor. Son yıllarda alt yaş gruplarında Türkiye dereceleriyle dikkat çekmişlerdi zaten. Bir de taraftarları var tabii. Bucaspor, gençlerin ve esnafın takımı. Kendilerini sürekli geliştiriyorlar. Tribünleri rengarenk. Ayrıca centilmen bir taraftarları var.”
Özetle, Bucaspor sistemli büyümenin mükâfatını alırken, İzmirli büyüklerine de iyi bir mesaj vermiş oldu. Şimdi merak edilen, “Acaba Süper Lig’de kalıcı olabilirler mi?” sorusunun cevabı… Geçtiğimiz hafta teknik direktör Bülent Uygun ile anlaşan Bucaspor, Türkiye’nin en üst liginde kalıcı olacağının güçlü mesajlarını veriyor. Bakalım, bekleyip göreceğiz.
Bank Asya’da Karabükspor ve Bucaspor’un ardından Adanaspor, Altay, Karşıyaka ve Konyaspor, Süper Lig’e yükselen üçüncü takım olabilmek için terfi maçlarında karşı karşıya geldi. Yeni statüye göre maçlar tek devreli lig usulüyle tarafsız bir yer olan İstanbul’da oynandı ve geçen sezon Süper Lig’den düşen Konyaspor, sadece bir yıllık aranın ardından yeniden geri dönmeyi başardı. Aslında son yıllarda bunun pek çok örneği görülmüş; Sakaryaspor, Antalyaspor, Kasımpaşa ve Manisaspor beklemeksizin geri dönmüşlerdi. Lakin 2008-09 sezonunda Konyaspor ile aynı kaderi paylaşan Kocaelispor ve Hacettepe’nin bu sene de bir alt lige düşmeleri, çok sık görülen bir durum değildi!
Sezonun başlarında kötü futbola rağmen genelde son dakikalarda gelen tek farklı galibiyetlerle ligi lider götüren Konyaspor, sonrasında ciddi bir düşüşe geçti. Teknik direktör Hüsnü Özkara’nın yerine Fuat Yaman getirildi. Fakat kötü gidiş bir türlü önlenemiyor ve takım 7. sıraya kadar geriliyordu. Ancak sonrasında yine tecrübeli hoca modeli devreye girdi ve Ziya Doğan’ın gelişiyle birlikte Konyaspor ilk 6’daki yerini muhafaza etmeyi başardı. Aynı Ziya Doğan faktörünün terfi maçları sonunda şampiyonluk getirdiği de rahatlıkla ifade edilebilir. Çünkü lig sürecinde Branimir Poljak’ı trafik kazasında sakat kaldığı için, kalecisi Recep’i ise şike soruşturması kapsamında kaybeden Konyaspor, terfi maçlarının belki de en zayıf halkası olarak görülüyordu. Ancak ilk maçta favori Adanaspor’u 3-1 mağlup edip ikinci maçta Karşıyaka engelini 1-0 ile aştılar. Neredeyse daha ikinci maçlarda bile Süper Lig turu atacaklardı -ki ilk maçında Karşıyaka ile golsüz berabere kalan Altay, Adanaspor’a uzatmalarda galibiyet golü atınca iş son maça kaldı.
Baraj maçları boyunca Konya’dan belediye ve iş adamları destekli yüzlerce otobüs kaldırıldı. Aynı durum final için de geçerliydi ve yaklaşık 20 bin Konyalı heyecan fırtınası şeklinde geçen maçı seyretmek üzere İstanbul Olimpiyat Stadı’ndaydı. Yüksek tempolu maçın ilk yarısı 1-0 Altay üstünlüğü ile bitti. İkinci devre, sonradan oyuna giren Ramazan’ın iki güzel golüyle skor avantajını sağlayan Konyaspor, son bölümlerde kalesinde bir gol daha görmesine rağmen direndi ve maç 2-2 sona erdi. Böylece Konyaspor 7 puana ulaştı ve Süper Lig’e döndü.
Bu arada, en son 2002-03 sezonunda Süper Lig’de yer alan Altay, 2006 ve 2007’de finalde, geçen sezon ise yarı finalde kaybetmişti. Bu sezon da üçüncü finalini kaybetmiş oldu. Ayrıca terfi maçları sürecinde uğur olması için bıyık bırakan Altaylı futbolcuların bu teşebbüsleri de sonuç vermemiş oldu…
Konyaspor, neticede bir şehir takımı. Sırf bu yüzden pek çok destekleyeni var. Ancak açık konuşmak gerekirse, mesela bir Bursaspor gibi asla değil! Belirgin bir Konyasporluluk kültürü hâlen oluşmamış, Konyalıların çoğu İstanbul takımlarını tutuyor ve kesin bir camia kültürü yok ortada. Umarız ki bu düşüş ve sancılı çıkış Konyalıların, Konyaspor’un değerini daha iyi anlamalarına vesile olur…
Son olarak, geçen sezon terfi maçları finalini Süper Lig’in son haftasına denk getirip sponsor Bank Asya’ya ciddi haksızlık yapan Futbol Federasyonu, bu kez doğru bir uygulamaya imza attı ve dikkatlerin bu organizasyona yoğunlaşmasını sağlayacak şartları hazırlamış göründü.
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||