| SPOR |
Bursaspor’un sezonu şampiyon tamamlayıp adını Türk futbol tarihine 5. büyük olarak yazdırmasının yankıları uzun süre devam edecek. Futbolun kurulu düzenine başkaldıran Bursaspor gibi takımların örneğini Avrupa’da görmek, 2000’li yıllarda sıradan olmaya başladı.
Bunlar arasında en başarılısı, elbette Lyon. Bugünlerde Fransa’nın en başarılı takımı olan Lyon, ilk şampiyonluğunu 2002’de elde etti ve 2008’e kadar tam 7 yıl arka arkaya şampiyonluğu kimseye kaptırmadı. Bursaspor aynı başarıyı gösterir mi bilemeyiz; ama ezber bozan bir başarıya imza attığından şüphe yok. Fransa Ligi’nde Paris Saint Germain, Monaco, Bordeaux ve Marsilya kulüplerini silen Lyon’un başarısının temelini, 1987’de kulübü satın alan Jean Michel Aulas attı. Bir taraftan takıma bol para akıtırken, diğer taraftan genç yeteneklerin keşfi için teknik adamları teşvik etti. Essien, Malouda, Eric Abidal, Kerim Benzema, Muhammed Diarra ve Patrick Müller gibi isimleri futbola kazandıran Lyon, 2002 yılında ilk şampiyonluğunu elde ederek yılların hasretine son verdi.
Rusya Ligi demek, Moskova demektir. Adının önünde CSKA, Spartak, Dinamo ve Lokomotiv olan Moskova takımları, şampiyonluklara yıllarca ambargo koydu. Moskova hegemonyasına 2007’de Fatih Tekke’nin o zamanki takımı Zenith Petersburg son verirken, Gökdeniz Karadeniz’in takımı Rubin Kazan da 2008 ve 2009’da şampiyon olarak Moskova takımlarına hüsran yaşattı. Bu takımlar, tarihlerinde ilk kez şampiyonluğa ulaştılar.
Keza Ukrayna Ligi’nde ‘sadece Dinamo Kiev şampiyon olur’ anlayışı vardı. Bu anlayışı Shakhtar Donetsk yıktığında yıl 2002 idi. Şu anda Mircea Lucescu’nun çalıştırdığı Shakhtar Donetsk, son 9 yıla 5 şampiyonluk sığdırarak en önemli rakibine üstünlük kurdu.
Romanya Ligi de yakın zamana kadar Bükreş takımlarının kontrolü altındaydı. Bükreş takımları Dinamo, Steaua ve Rapid’in hegemonyasına 2008’de CFR Cluj son verip tarihinde ilk kez şampiyon oldu. Özellikle diktatör Çavuşesku döneminde altın yıllarını yaşayan Bükreş takımları, demokrasinin gelmesiyle ‘devlet’ desteğini ve ‘saha dışı’ avantajını kaybetti. CFR Cluj’dan bir yıl sonra da bu kez FC Unirea tarihinde ilk kez şampiyon oldu. Bu takımın 2006’da Romanya 1. Ligi’ne çıktığı hesaplanırsa, başarısının büyüklüğü daha iyi anlaşılır. Romanya’da bu sezon da Bükreş takımları şampiyon olamadı. Artık kurulu düzen iyice yıkılmışa benziyor. Bu yıl şampiyonluk sırası yine CFR Cluj’daydı.
Hollanda, futbolun lokomotif ülkelerindendir. Johan Cruyff, Van Basten, Gullit gibi onlarca efsane yetiştirmiştir. Bu yıldızların çıkış takımları Ajax, PSV Eindhoven ve Feyenoord’dur. Konu şampiyonluğa gelince Ajax ve PSV adları hep öne çıkmıştır ve arada Feyenoord bu takımlara eşlik etmiştir. Hakkını yememek lazım; bu takımlar sadece yerel lig başarısıyla yetinmeyip Avrupa’da da kupa kaldırmıştır. Geçen sezon 28 yıl aradan sonra AZ Alkmaar şampiyon olduğunda ‘seneye kesin Ajax veya PSV şampiyon olur’ yorumu yapılmıştı. Ancak bu ezberi bu kez tarihinde ilk kez şampiyon olan Twente bozdu. Twente, bu sezon UEFA Avrupa Ligi’nde Fenerbahçe ile aynı grupta yer almış, 8 puan toplayarak grupta ikinci olmuştu. Tıpkı Fenerbahçe gibi Avrupa’ya 2. turda veda etmişti.
Almanya, dünya futboluna yön veren ülkelerin başında geliyor. Bundesliga şampiyonluğu denildiğinde ise akla ilk olarak Bayern Münih geliyor. Bayern Münih’in şampiyon olmasının değil, olmamasının haber olduğu Almanya’da ezber bozan takım Wolfsburg oldu. Felix Magath yönetimindeki Wolfsburg, 2008-09 sezonunda Edin Dzeko ve Grafite gibi iki usta golcünün sayesinde tarihinde ilk kez şampiyonluk sevinci yaşadı. Magath, sadece Wolfsburg’u şampiyon yapmakla kalmadı, bir yıl önce Bayern Münih’i şampiyon yapmasına rağmen kendisini kovan yöneticilerden de intikamını en güzel şekilde aldı.
Portekiz için ‘Avrupa’nın Brezilyası’ denir. Mozambik asıllı Eusebio gibi bir yıldızı yetiştiren Portekiz’in son dünya markası Christiano Ronaldo oldu. Göze hitap eden bir futbol oynanan Portekiz Ligi’nde konu şampiyonluğa gelince Porto, Benfica ve Sporting Lizbon takımları öne çıkar. 2003’te tarihinde ilk kez şampiyonluğa ulaşan Boavista, 2004-05 sezonunda ortaya çıkarılan ‘altın düdükler’ skandalında en ağır cezayı alarak 2. lige düşürüldü. Bir zamanlar Nuno Gomes, Petit ve Bosingwa gibi yıldızların forma giydiği Boavista, bu ligde de fazla tutunamayarak 3. lige düştü.
“Norveç ligini nasıl bilirsiniz?” sorusuna “Rosenborg takımından ibarettir” cevabı yanlış olmasa gerek. 1992-2004 yılları arasında 13 kez üst üste şampiyon olan Rosenborg, bu cevabı elbette hak ediyor. Norveç Ligi’nin ezber bozan takımı ise tarihinde ilk kez 2008’de şampiyon olan Stabaek IF oldu.
İsveç’te ise 2000’li yıllarda ilk şampiyonluğu yaşayan iki takım var. Hammarby IF 2001, Kamlar FF 2008 yılında ligi zirvede bitirdi.
2004’te Avusturya Ligi şampiyonluğuna tarihinde ilk kez ulaşan Grazer AK, 2006-07 sezonunda iflas ederek kayyuma teslim edildi. 6 yıl öncenin lig şampiyonu şu an 3. ligde bulunuyor.
Çek Cumhuriyeti’nde de Slovan Liberec takımı, 2002 ve 2006 yılında şampiyon olarak Prag takımlarının (Slavia Prag, Sparta Prag) ligdeki hâkimiyetine son verdi. 2004 yılında da Banik Ostrava, tarihinde ilk kez Çek Cumhuriyeti Ligi’nde şampiyonluk ipini göğüsledi.
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||