|  
  |  
  |  
  |  
  |  
 
Ana Sayfa
  |  
Kara Kutu
  |  
Dosyalar
  |  
Ekonomi
  |  
Kültür Sanat
  |  
Teknoloji
  |  
Diraksiyon
  |  
Hayat Bilgisi
  |  
 
EKONOMI

1,7 milyar dolar kül oldu

26 Nisan 2010 / KADİR DİKBAŞ
İzlanda, 2008’de batık bankalarıyla sarstığı Avrupa’yı bu sefer de volkan patlamasıyla korkuttu. Avrupa’yı ve dünyayı küle boğan patlamanın sadece hava yolu şirketlerine maliyeti 1,7 milyar doları buldu.

İzlanda, dün küresel krizde iflasın eşiğine gelmiş, batık bankalarıyla Avrupa’yı sarsmıştı. Bugün de, ülkede meydana gelen yanardağ patlaması, Avrupa’yı ve bütün dünyayı etkisi altına aldı. Eyyafyallayöküll volkanından yükselen kül bulutları kıtanın büyük bölümünü kapladı ve Türkiye’ye kadar ulaştı. Çok sayıda havaalanı kapandı. Uçuşlar iptal edildi, havaalanları felç oldu. Ve küresel krizin etkilerinden henüz kurtulamamış bazı sektörler yeni bir sorunla karşı karşıya kaldı. İlk anda hava yolu şirketleri, havaalanı işletmecileri, seyahat acenteleri, turizmciler ve sigorta şirketleri ciddi kayıplar verdi. Buna birkaç gün sonra cep telefonu üreticilerinden çiçek yetiştiren çiftçilere kadar geniş bir kesim dâhil oldu.

Avrupa’daki sorun ve yüzde 70’e ulaşan uçuş iptalleri, bütün dünyaya yansıdı. Avrupa ile ulaşım bağlantısı koptu. Polonya Cumhurbaşkanı’nın cenaze törenine uçak seferleri iptal edildiği için bazı ülke liderleri katılamadı. Yunanistan’ın IMF ile yapacağı görüşmeler bile ertelendi. Pek çok uluslararası toplantı ve konferans iptal edildi. Uçak seferlerindeki iptaller kargo teslimatlarında gecikmelere yol açtı. Avrupa ülkelerine giden turist sayısı yüzde 80-90 seviyesinde azaldı, daha önce gitmiş olanlar geri dönemedi. Avrupa’dan Türkiye’ye turist akışı da durdu. Ve daha pek çok toplantı, organizasyon ve plan altüst oldu.

Yolcular sıkıntılı günler yaşadı. Çare olarak ülkeler arası geçişleri kara yolu ya da demir yolu ile yapmak isteyen yabancılar, Avrupa’da vize çilesiyle de karşılaştı. En çok etkilenenler arasında Türk vatandaşları da vardı. Vizesi biten ya da geçiş yaptığı ülkenin vizesine sahip olmayan pek çok kişi kapılarda bekletildi, böyle bir dönemde bile vize eziyeti çekti.

OTOBÜS VE KAMYONA GÜN DOĞDU

Bu arada, yaşananların en çok kara, deniz ve demir yollarına yaradığını belirtmek gerekiyor. Artan talep karşısında Avrupa içindeki kara, demir ve deniz yolları araçları ihtiyaca cevap vermekte zorlandı. Ülkeler arası taksi seferleri başladı. Türkiye’den Avrupa’ya otobüs seferleri de başlatıldı. Atatürk Havalimanı aynı zamanda bir otobüs terminaline döndü. Bu gelişme otobüs işletmelerinin yüzünü güldürürken, lojistik şirketleri de kara yolu ile nakliyede ek hizmet kanalları açarak devreye girdi, yeni seferlerle uçakların ulaştıramadığı malları ulaştırmaya koyuldu.

Gelişmeler, sanayi ve ticarete de anında yansıdı. Bazı girdileri hava yolu ile temin eden üreticiler zor anlar yaşadı. Mesela, Alman otomotiv şirketi BMW, Avrupa’da üretilen vites kutularını gönderemediği için ABD’deki fabrikasında üretimini azaltmak zorunda kaldı. Almanya’daki üç fabrikasının üretimini de ihtiyaç duyduğu elektronik parçaları getirtemediği için durdurdu.

Bu arada Nissan, İrlanda’da üretilen bazı parçaların getirilememesinden dolayı Japonya’daki üç üretim hattında üretimine ara verdi. Bir başka otomotiv şirketi Honda da, üretimini kısmen durdurdu.

Çin’de büyük miktarlarda ürün Avrupa’ya gönderilmek için trafiğin açılmasını bekledi. Güney Kore’de yüzlerce ton cep telefonunun ambarlarda kaldığı, Bangladeş’te üretilen giyim eşyalarının Avrupalı müşterilere yollanamadığı açıklandı. Kenya, Zambiya, Uganda, Ekvador ve Kolombiya gibi ülkelerden Avrupa’ya çiçek, sebze ve meyvelerin gönderilmesi durdu. Bozulan pek çok ürün imha edildi. Bu durum, mallarını genelde kara yolu ile Avrupa’ya taşıyan Türk ihracatçısı için fırsat oldu. Özellikle Türkiye’den çiçek talebi ikiye katlandı.

1982’DE ATLATILAN FACİALAR

Volkanik patlamayla saçılan küller yüzünden Güney Avrupa dışındaki kesim yaklaşık bir hafta boyunca ticari uçuşlara kapalı kaldı. Hiç bir hükûmet yetkilisi risk almak istemiyordu. Çünkü, bulutlar uçuş güvenliğini tehdit ediyordu ve geçmişte yaşanmış olumsuz örnekler de vardı. 1982’de British Airways’e ait bir uçağın motorları, Endonezya’da bir yanardağdan yükselen kül bulutunun içinden geçerken durmuş, büyük irtifa kaybından sonra yeniden çalıştırılabilmişti. Bir facia kıl payı atlatılmıştı yani. Bundan 19 gün sonra da Singapore Airlines’a ait bir uçak benzer bir tehlike yaşadı.

Hava yolu şirketleri ilk günden itibaren uçuş yasağının çok katı uygulandığını, gevşetilmediği takdirde büyük zararların oluşacağını ileri sürdü. Bazı şirketler test uçuşları yaparak kül bulutlarının uçaklara zarar vermediğini ispat etmeye çalıştı. Ancak yasak yine de altı gün boyunca uygulandı. 24 ülke hava sahasını kısmen ya da tamamen kapattı. Trafik, kül bulutlarının dağılmasıyla birlikte normale döndü. Ve 6 gün süren kül bulutu krizinin ardından 22 Nisan’da uçuşların tamamına yakını gerçekleşti.  Fakat mahsur kalan yolcuların memleketlerine dönüşünün günler, hatta haftalar alması bekleniyor.

Volkan krizi boyunca 100 bin civarında sefer iptal oldu. Bunun hava yolu şirketlerine çıkardığı fatura çok ağır. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği IATA’nın açıkladığına göre, bu süreçten 1,2 milyon yolcu etkilendi ve dünya hava yolu taşımacılığı sektörünün uğradığı gelir kaybı 1,7 milyar dolara ulaştı. Ve bu, küresel mali kriz sebebiyle geçen yıl 9,4 milyar dolar zarar eden, bu yıl için de 2,8 milyar dolar zarar etmesi beklenen bir sektör için hiç de az bir rakam değil. Özellikle de Avrupa hava yolu şirketleri için önemli zararlar gündemde.

THY’NİN KAYBI 6,5 MİLYON AVRO

Başta THY olmak üzere Türk hava yolu şirketleri de durumdan etkilendi. Ancak Kuzey ve Orta Avrupa’ya yapılan seferlerin iptal edilmesi üzerine Güney Avrupa ve diğer bölgelerde açık olan hava alanlarına ek seferler düzenlenerek hem kayıp en aza indirildi, hem yolcuların açık durumdaki en yakın Avrupa havaalanlarına ulaştırılması sağlandı.

Bununla birlikte THY, 15-19 Nisan tarihleri arasındaki 5 günde Avrupa seferlerinin yüzde 57’sinin iptal edildiğini, bu iptaller sebebiyle ortaya çıkan gelir kaybı ve ilave maliyetin 6,5 milyon avro olduğunu açıkladı. İptallerden etkilenen yolcu sayısının da 67 bin olduğunu duyurdu.

İstanbul Atatürk Havalimanı’nı işleten TAV Havalimanları Holding AŞ de, 15-18 Nisan tarihleri arasında İstanbul Atatürk Havalimanı dış hat geliş ve gidiş seferlerinde yaklaşık 600 uçuş iptali yaşandığını, aynı dönemde yaklaşık 1350 dış hat geliş ve gidiş seferi gerçekleştirilebildiğini açıkladı. Yani İstanbul uçuş trafiği de en az 1/3 oranında darbe yemiş oldu.

Zararın hava yolu şirketleriyle ilgili kısmı, az çok tahmin edilebiliyor. Ancak dalga dalga yayılan diğer etkilerini, zaman kaybının yol açtığı maliyetleri çıkarmak pek mümkün değil.

Volkan şu an için sakin ve bulutlar dağılmış görünüyor. Ancak anlaşılıyor ki, yerel bir felaket bir anda küresel kaosa dönüşebiliyor. Ve koca bir Avrupa, onun dev şirketleri, gelişmiş teknolojiler bir kül bulutunun altında kalabiliyor. Dünyanın bu olaydan da çıkaracağı dersler olsa gerek.