| SİYASET |
Demokrat Parti (DP) çatısı altında sağlı sollu ittifak arayışlarına başlayan eski politikacı Hüsamettin Cindoruk ve Mesut Yılmaz, yeni oluşum için sol kesimle temaslarını sürdürüyor. CHP’liler dışında kalan birçok eski siyasetçiye davet götüren DP yönetimi, şimdiye kadar bu isimlerden olumlu bir cevap alamadı. Aslında sol siyaset, ciddi bir sendrom içinde. Her geçen gün bir bölünmeyi yaşıyor. Rahşan Ecevit’in Demokratik Sol Halk Partisi (DSHP) ile Mustafa Sarıgül’ün liderliğinde parti kurma çalışmalarına başlayan Türkiye Değişim Hareketi, sol yelpazede yerini almayı bekleyen son adaylar. CHP, DSP, SHP gibi mevcut partileri de düşünürsek, soldaki parti listesi giderek çoğalıyor.
Peki, bunlardan hangisi DP çatısı altına girmeyi kabul eder? Ya da hangi sol parti, 28 Şubat’ın siyasi aktörleri olarak zihinlere kazınan Hüsamettin Cindoruk ve Mesut Yılmaz ile iş birliği yapar? İddiaya göre DP’yi hafif sola kırmakta kararlı görünen Cindoruk, Mustafa Sarıgül liderliğindeki Türkiye Değişim Hareketi (TDH) ile birleşmek istiyor. Ancak Sarıgül bu formüle sıcak bakmıyor. DP’ye şimdiye kadar soldan geçen tek isim eski CHP’li Celal Doğan. Zaten DP’nin hayata geçirmek istediği sağlı sollu ittifak arayışı çok da ilgi görmedi. Çünkü bu taktik geçmişte çok kez denendi. Ve hepsi de fiyasko ile sonuçlandı. En son deneyen isim de Rahşan Ecevit’ti. Eşi hastalanınca bu projeyi tamamlamak istemiş; fakat gittiği her kapıdan eli boş dönmüştü. Şimdi bu projeyi Cindoruk ve Yılmaz hayata geçirmek istiyor. Fakat sağlı sollu ittifaka ilk tepki DSP’den geldi. Genel Başkan Masum Türker, böyle bir ittifak içinde kesinlikle yer almayacaklarını vurguluyor: “Bu şemsiyenin altına DSP olarak biz asla girmeyiz. Çünkü bizim tabanlarımız farklı. İlke ve ideolojimiz DP ile örtüşmez. Onlarla aynı düşüncede değiliz ve hiçbir şekilde iş birliğine girmeyiz. Merkez soldaki bir parti olarak yolumuza devam edeceğiz.”
DSP liderine göre bu proje tutmaz. Çünkü hem ANAP hem de DP, tabanlarını AK Parti’ye kaptırdı. Seçime giremeyecek kadar zayıfladılar. Bu yüzden birleşmeleri de toplumda bir heyecan oluşturmadı. DSP tabanının başka bir partinin şemsiyesi altına girmeye izin vermeyeceğini söyleyen Türker, DP ile farklı siyasi kulvarda olduklarını belirtiyor. Bu farkı ise şöyle anlatıyor: “Biz demokratik açılımdan yana tavır koyuyoruz. Onlar tam tersini yapıyor. Biz Ergenekoncu değiliz. Bilakis Ergenekon’un bizi vurduğunu söylüyoruz. Ergenekon’un yapmak istediği sivil darbeden en çok etkilenen biziz. Ama onların tavırları ortada.”
DSP Genel Başkanı, sağlı sollu ittifak arayışında asıl amacın solu bitirmek olduğunu iddia ediyor: “Türkiye’de sağ sol yoktur deyip solu ortadan kaldırma operasyonudur bu. Biz bunu reddediyoruz ve buna da karşı çıkacağız. Bana göre Celal Doğan, DP yönetimine girerek solu terk etti. Sol kesimden kim bu ittifak içine girerse solu terk etmiş olur.”
DSP’yi seçimlere sokma vaadiyle bu partiye lider seçildiğini kaydeden Türker, solda yeni parti kurmaya çalışan Rahşan Ecevit ve Mustafa Sarıgül’ü de rakip olarak görmüyor. Onların daha partileşemediğini, tüzük ve ideolojilerinin belli olmadığını söylüyor. Rahşan Hanım ile bütün ilişkilerini kestiğini, Sarıgül’ün ise solda olmadığını ifade ediyor. DSP olarak yeniden toparlanmaya çalıştıklarını kaydeden Türker, parti örgütlerini yenileyerek 2011 seçimlerine şimdiden hazırlanmaya başladıklarını kaydediyor.
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
||||||||||||||||||||||||||||