| TERÖR |
Türkiye ile Ermenistan arasında hazırlanan protokolün önemli maddelerinden biri de ASALA ve PKK konusundaki istihbarat paylaşımı. Protokole göre Ermeniler, ASALA'nın 1970'lerde başlayıp 1980'lerde devam eden Türk diplomat ve sivillere yönelik saldırılarını kınayan bir bildiri hazırlayacak. Örgüt her ne kadar marjinalleşmiş durumda olsa da ASALA mensubu olup Ermenistan'da bulunanlara dair bilgileri Türk istihbarat birimleri istiyor. Ermenistan ise PKK konusunda bilgi talebinde bulunacak. İki ülkenin istihbarat birimleri istihbarat paylaşımına gidecek. Çünkü sınırın açılmasını hem ASALA artıklarının hem de terör örgütü PKK'nın sabote edebileceğine dair endişeler var. Bu yüzden, PKK-ASALA işbirliği, işlerin yolunda gitmesi durumunda ‘sınırı aşıp' açılımları sabote edebilir mi sorusunun cevabı bekli de açılımın akıbetini belirleyecek önemli etkenlerden biri olacak. Zira, terörün doğuracağı sonuç iki ülkeyi karşı karşıya bırakabilir. Türkiye, ASALA hakkında bilgi isterken, Ermeni yetkililer PKK'nın kendi ülkelerinde konuşlanmasından, hatta etkin hâle gelmesinden rahatsız. Özellikle Türkiye sınırına yakın Yezidi köylerine sızan PKK, iki ülke tarafından da benimsenmiyor.
Türkiye'nin ASALA konusunda istihbarat istemesinin sebeplerinden biri, ASALA'nın PKK içerisine sızarak yoluna devam ettiği yönündeki bilgiler. Zaten PKK'nın içinde Ermenistan vatandaşlarının olması bu kuşkuyu doğruluyor. Hâlihazırda PKK içinde Ermenistan nüfusuna kayıtlı 20'ye yakın kişi bulunuyor. Örgütte, Suriye uyruklu Ermeni kökenlilerin sayısı da az değil. Suriye Ermenilerinin Anadolu'dan göç edenler olması onların Türkiye'ye karşı öfkesini artırıyor. ASALA-PKK işbirliği ve ASALA'nın hâlâ canlı kalmasında bu kinin etkili olduğu belirtiliyor. Örneğin bir dönem PKK'da Halkın Savunma Güçleri (HPG) komutanlığı yapan ve operasyonlarda etkili olan Bahoz Erdal kod adlı Fehman Hüseyin, Suriye vatandaşı bir Ermeni. Hüseyin, PKK'nın ‘Ergenekoncu kanadı' ile birlikte hareket ediyor ve silahlı mücadeleyi benimsiyor. Tıpkı Bahoz gibi diğer Ermenilerin de örgütteki durumu iyi. Yönetici sıfatında olan başka Ermeniler de mevcut.
PKK, geçmiş yıllardaki gibi, Ermenistan'da etkili olmak için çalışmalarını artırdı. Yezidi köyleri üzerinden Erivan'ın merkezine kadar ulaşan PKK, burada örgütlenmeye gidiyor. Ağrı'nın Doğubeyazıt ilçesi yakınlarındaki Mako kentinin (İran'a bağlı) dağlık Zambat bölgesini üs olarak kullanan örgüt, Türkiye'ye buradan girip çıkıyor. PKK'nın Ermenistan temsilciliğini ise Ağrı doğumlu Sozdar kod adlı Mirdisi Özbay yürütüyor. İstihbarat kaynaklarına göre, Ermenistan'daki PKK varlığı, ASALA militanları için de can simidi konumunda. ASALA'ya mensup fanatik Ermenilerin burada PKK ile birlikte çalıştığı ileri sürülüyor.
Konunun gizli bir boyutu da var. Türkiye'nin terör tarihinde gizli veya ‘Kripto Ermeniler'in olduğu, terör örgütlerinde de Türkiye karşıtı Ermenilere büyük sempati duyulduğu bir gerçek. Bölücü Ermeniler en fazla PKK içerisinde yer alıyor. İmralı'da tutuklu teröristbaşı Abdullah Öcalan, ikinci kez devlet başkanı seçilmesi sonrasında Ermenistan Devlet Başkanı Robert Koçaryan'a 10 Nisan 1998'de gönderdiği mektupta, 1915 tehcirini soykırım olarak tanıdıklarını bildiriyor. Öcalan'a göre Ermeni soykırımı, Hitler'in Yahudi soykırımına önayak olmuştu. Aynı şekilde PKK'ya yakınlığıyla bilinen Avrupa'daki sözde ‘Kürdistan Parlamentosu' Nisan 1997'de aldığı bir kararla Ermeni tehcirini ‘soykırım' olarak tanımıştı.
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||