|  
  |  
  |  
  |  
  |  
 
Ana Sayfa
  |  
Dosyalar
  |  
Kara Kutu
  |  
Ekonomi
  |  
Spor
  |  
Kültür Sanat
  |  
Teknoloji
  |  
Diraksiyon
  |  
 
EKONOMI

Etiyopya'da kalitenin adı Türk malı

19 Haziran 2006 / KADIR DIKBAŞ
2005'in Afrika yılı ilan edilmesi ile ivme kazanan Türkiye-Etiyopya ilişkileri hızla gelişiyor. Türk malları fiyatı ve kalitesiyle tercih sebebi.
Berhe Assefa, 38 yaşında Etiyopyalı bir işadamı. Kendisiyle Addis Ababa'da tanışıyoruz. Mayıs ayında İstanbul'da Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON) tarafından gerçekleştirilen ilk Afrika Ekonomi Zirvesi'ne Etiyopya'dan katılan tek isim. Adva kentinde 262 kişinin çalıştığı bir ayakkabı fabrikasına sahip. Onun dışında Addis Ababa'da bir başka ayakkabı fabrikasının da ortağı. Assefa, son yıllarda ekonomik alanda önemli ilerlemeler kaydeden Etiyopya'nın henüz gelişmekte olan özel sektörünün genç temsilcilerinden. Hedefi, ülke kaynaklarını harekete geçirmek, yoksullukla boğuşan halkı için daha çok üretmek. "Biz çok zor dönemler yaşadık ama çocuklarımız aynı sıkıntıları, yoklukları yaşamasın." diyor.

Ayağındaki ayakkabı da üzerindeki elbise Türk malı. Elbiseyi anlıyorum fakat ayağında Türk ayakkabısı olması garibime gidiyor. Sonradan öğreniyorum ki, kendi ürettiği ayakkabılar spor ayakkabılarıymış. Türk elbisesi ve ayakkabısı giymesinin sebebini "kalite" ile izah ediyor. Önce Addis Ababa'daki fabrikasını geziyoruz. Ardından bizi sadece Türk malı hazır giyim ürünlerinin satıldığı bir mağazaya götürüyor. "Bu tür mağazaların sayısı giderek artıyor. Çünkü Türk malı demek kalite demek. Şu an Etiyopya'da Çin ürünleri ile Türk ürünleri rekabet halinde ama Etiyopyalılar Türk ürünlerinin sadece ucuz değil kaliteli olduğunu da gördü." diyor.

MAKİNE İTHALATI ARTIYOR

Son dönemde, demir çelikten sonra Türkiye'den en fazla ithal edilen ürünler arasında makine ve otomotiv yedek parçaları yer alıyor. Buradaki genel kanaat şu: Avrupa'dan ithal edilen makineler çok pahalı. Aşağı yukarı aynı kaliteye sahip Türk makineleri ise daha ucuz.

Bir diğer Etiyopyalı işadamı Ethio-Italy PLC.'nin Yönetim Kurulu Başkanı Gioacchino Spina da Türkiye'den gelen tüketim malı ve makineler için, "Made in Turkey, burada kalitenin sembolü. Ucuz ama kaliteli ürünün adı." ifadesini kullanıyor.

Berhe Assefa, TUSKON toplantısı için gittiği İstanbul'da yaptığı görüşmelerden, gezdiği sanayi tesisi ve eğitim kurumlarından oldukça etkilenmiş. Özellikle de misafirperverlikten. "Ben Etiyopya insanının misafirperver olduğunu biliyordum. Ama Türkiye'ye ikinci gelişimde anladım ki, Türk insanı daha misafirperver." diyor.

Assefa şu an sadece Etiyopya pazarına mal vermiyor, İtalya'ya da ihracat yapıyor. Ayakkabıcılık ve deri sanayiinde büyümeyi, bunun yanında uygun diğer sektörlere de girmeyi planlıyor. 7-11 Temmuz tarihlerinde Addis Ababa'da 20'den fazla ülkenin katılacağı uluslararası dericilik ve ayakkabı fuarı düzenliyor. Şimdiden bu fuara katılmak isteyen Türk şirketleri olmakla birlikte Assefa, daha fazla işadamının katılmasını istediklerini, çünkü Türkiye'nin bu sektörde çok iyi bir seviyede olduğunu söylüyor. İlgi duyan işadamları bu fuar hakkında daha detaylı bilgi için www.ba-eilf.com adresine müracaat edebilir.

Türkiye'den daha büyük yüzölçümüne sahip olan Etiyopya'nın nüfusu, 71 milyon. Eritre'nin 1993'te bağımsızlığını ilan etmesi sonrasında Kızıldeniz'e olan kıyısını kaybetmiş. Ülke nüfusunun yarısını Müslümanlar oluştururken yüzde 45'ini Ortodokslar, geri kalanını da animistler ve diğer dinlerin mensupları oluşturuyor. Afrika Birliği'ne de merkezlik yapan başkent Addis Ababa, 3 milyon nüfusa sahip. 110 ülkenin büyükelçilik açtığı kentte çok sayıda uluslararası yardım kuruluşunun da temsilciliği mevcut. Ayrıca Afrika'ya yönelik hedefleri, planları olan pek çok organizasyona da rastlamak mümkün. Okuma yazma oranı yüzde 40'lar civarında. Ülke, kişi başına düşen 100 dolarlık milli gelirle, dünyanın en fakir ülkeleri arasında yer alıyor.

1990'ların başından itibaren serbest piyasa ekonomisine dayalı politikaların izlenmeye başladığı Etiyopya'da özel sektör gelişme aşamasında. Ülke, Afrikalı pek çok ülkenin yaşamakta olduğu yoksulluk çemberini henüz kıramamış. Bununla birlikte fakirliğe karşı ciddi bir mücadele içinde. Üç yıldır yüksek oranlı büyüme sergileyen Etiyopya ekonomisi, dünyanın hızlı büyüyen ekonomileri arasına girmeyi başarmış. Geçen yılki büyüme oranı yüzde 8,9 gibi yüksek bir oran.

Milli gelirin yüzde 49'u tarım, yüzde 38'i hizmet, yüzde 13'ü de sanayi üretiminden. İhracatın yüzde 60'ı tarımsal ürünlerden oluşuyor. İstihdamın yüzde 80'i de yine tarım kesiminde yoğunlaşmakta. Ekonomide tarımın eski yöntemlerle yapılıyor olması bazı sorunların aşılmasını zorlaştırıyor. En büyük ihracat kalemi kahve ve qat denen sakinleştirici bir bitki ile yağlı tohumlar.

Etiyopya Yatırım Ajansı'nın verilerine göre, son 14 yıl içinde 17 bin yabancıya yatırım izni verilmiş. Tutar 231 milyar Birr, yani yaklaşık 23 milyar Avro. Bu izinlerden 56 milyon Birr (Yaklaşık 5 milyar Avro) tutarındaki 4 bin 700 adeti gerçekleştirilirken 698 bin 300 kişi iş sahibi olmuş. Son beş yıllık dönemde ortalama yıllık enflasyon 3,6 gibi düşük bir seviyede. Para birimi Birr'in dolar karşısındaki değeri istikrarlı seyir izliyor. Şu an 1 dolar = 8,69 Birr dolayında.

Ülkenin denize doğrudan çıkışının olmayışı ihracat ve ithalatta bir takım zorlukları da beraberinde getiriyor. Eritre ile devam eden sorunlar sebebiyle genelde Cibuti limanı kullanılıyor.

Ekonomik büyümeye paralel olarak inşaat sektöründe canlılık ve hızlı bir yapılaşma dikkati çekiyor. Fakat ülkede üretim yapan iki çimento fabrikasının kapasitesi, artan talebe cevap veremiyor. Fabrika çıkışı 91 Birr olan çimentonun piyasa fiyatı 180-190 Birr'e kadar çıkıyor. Sadece çimento değil diğer inşaat malzemelerinde de artan bir talep göze çarpıyor. Bunun yanında ülkenin değerlendirilmeyi bekleyen geniş bir turizm potansiyeline sahip olduğunu da belirtmek gerekiyor.

KANAATKÂR İNSANLAR ÜLKESİ

Ülke ekvator kuşağında yer aldığı için gece ile gündüz süresi aşağı yukarı eşit zamana bölünmüş. Hava sıcaklığı, 2 bin 400 rakımlı başkent Addis Ababa'da Haziran ve Eylül ayında yaşanan yağmur mevsimi hariç genelde 20-30 derece arasında değişiyor. Kıtlık ve açlık özellikle ülkenin daha alçak bölgelerinde az yağış görüldüğü dönemlerde ortaya çıkıyor.

Başkentte hızla yükselen modern binalar ile fakirliğin sembolü derme çatma barakaları yan yana görmek mümkün. Başkent dışına çıktığınızda bazı bölgelerde çamur ve kamıştan, bazı yerlerde de taş ve tenekelerden yapılmış mütevazı evlere, barınaklara rastlıyorsunuz. Bununla birlikte halkın bulduğu ile kanaat ettiğini hemen fark ediyorsunuz. Halkın bu kanaatkârlığından ve sabrından olsa gerek, ülkede asayiş diğer Afrika ülkeleri ile kıyaslandığında son derece iyi. Her bölgeden insanın bulunduğu, göçmenlerin mesken tuttuğu Addis Ababa'da dahi hırsızlık olayları son derece az. Can güvenliği konusunda sorun yok. Bu özelliği ile Etiyopya Afrika'da parmakla gösterilen nadir ülkelerden biri.

İLİŞKİLER ERDOĞAN'IN ZİYARETİYLE İVME KAZANDI

Türkiye ile Etiyopya aslında tarihten gelen köklü ilişkilere sahip. Fakat uzun yıllar boyu ekonomik ve ticari ilişkiler çok küçük rakamlarda kalmış. Bunun sebebi olarak, coğrafi uzaklığı ve Türk ekonomisinin, özel sektörünün dünyaya açılmakta gecikmesini gösterebiliriz. Fakat son yıllarda özel sektör dünyanın dört bir yanında iş yapar hale gelmiş fakat Afrika'ya açılım istenilen seviyeye ulaşmamış. Bununla birlikte iki yıldır bu durumun değişmekte olduğunu görüyoruz.

Afrika ile başlayan yakın işbirliklerinin geçmişi 1998'de uygulamaya konulan 'Afrika'ya Açılım Eylem Planı'na dayanıyor. Bu plan, hükümetin 2005 yılını Afrika Yılı ilan etmesiyle hız kazanmış. 2005 yılında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Etiyopya'dan başlayan Afrika ziyareti, Addis Ababa'da TİKA ofisinin açılması, THY'nin Etiyopya seferlerine başlaması ve Etiyopya hükümetinin de Ankara'da büyükelçilik açması ekonomik ve ticari ilişkilere ivme kazandırmış.

Türkiye'nin Addis Ababa Büyükelçisi Can Altan, "Etiyopya Afrika'nın saygın ülkelerinden. Hiçbir zaman sömürge olmamış. Kısa bir İtalyan işgali dönemi var. Dolayısıyla bütün Afrika ülkeleri bu ülkeye saygı duyuyor." diyor. "Afrika ülkeleri Türkiye'yi, sömürgeci olmayan, eşitlik bazında ilişkileri geliştirmeyi arzu eden ve gelişme bazında kendilerine örnek teşkil edebilecek bir ülke olarak görüyorlar." diyen Büyükelçi Altan, 2000 yılından bu yana iki ülke arasındaki ticaret hacminin yüzde 500 dolayında arttığını belirterek, bunun siyasi ilişkilere de yansıdığını ifade ediyor.

Etiyopya hükümetinin sağladığı teşviklere dikkati çeken Büyükelçi, Türk işadamlarının bu fırsatlardan yararlanması gerektiğini vurguluyor. Özellikle tekstil, çiçekçilik ve dericilik konusunda önemli avantajların bulunduğunu belirterek, buraya gelecek Türk yatırımcıların sağlanan teşviklerden yararlanmanın yanında ABD ve Avrupa Birliği pazarına da çok daha kolay girme imkanını elde edeceklerini söylüyor.

Bilindiği gibi, dünyanın en büyük pazarı ABD ve Avrupa Birliği. Etiyopya'nın African Growth Opportunity Act (AGOA) Anlaşması yoluyla ABD'ye, Everything But Arms (EBA) Anlaşması yoluyla da AB'ye tekstil ve giyim ürünleri için gümrüksüz ve kotasız girme hakkı bulunuyor. Ülke bunun yanında Doğu ve Güney Afrika Ülkeleri Ortak Pazarı'nın da (COMESA) üyesi. COMESA üyesi ülkeler arasında tercihli tarife oranları uygulanıyor.

Şu anda Etiyopya'da 30 kadar Türk vatandaşı yaşıyor. Büyükelçi'nin ifadesine göre bu sayı kısa zamanda artış gösterebilir. Çünkü yatırım için temasta bulunan şirket sayısı artıyor. Büyükelçi Altan, "Son üç ay içinde benimle iki önemli tekstil firması ile bir müteahhitlik firması görüştü. Tekstil firmaları önümüzdeki aylarda yatırım yapmayı planlıyor. " diyor.

GENİŞ YATIRIM İMKÂNLARI

Geniş bir coğrafya, büyük bir nüfus ve tabii kaynaklara sahip Etiyopya'da iğneden ipliğe hemen her alanda yatırıma ihtiyaç duyuluyor. Hükümetin uyguladığı teşvik tedbirleri, yerli ya da yabancı yatırımcılar arasında veya farklı ülke vatandaşları arasında ayrım yapmıyor. Sanayi için elektrik ücreti 0,036 ile 0,06 dolar/KWh arasında. Benzinin litresi ise 60 cent. İşçilik ucuz. Etiyopyalı işadamı Gioacchino Spina'nın verdiği bilgiye göre, kalifiye olup olmamasına göre bir işçinin işverene maliyeti 25 Avro'dan başlıyor 150 Avro'ya kadar çıkabiliyor. Ortalama ise 35 Avro dolayında.

Tigray bölgesinin başkenti Mekelle'nin belediye başkanı Mengistu Yitbarek, "Halkımızın yüzde 50'si fakir. Günde bir doların altında gelire sahip olanlar var. İşsizlerimiz için yeni iş sahaları açmamız gerekiyor. Türkiye ile ilişkilerimiz hızla gelişiyor. Bu çerçevede Türk yatırımcılarını bekliyoruz. Sizin teknolojinizden ve bilgi birikiminizden yararlanmak istiyoruz. Yatırımın şekline göre, 3-5 yıllık vergi muafiyeti söz konusu." diyor.

Ülkede yatırım yapacak yabancının 100 bin doları gözden çıkarması gerekiyor. Yani yatırım alt limiti 100 bin dolar. Berber, lokanta, bakkal vs. gibi esnaf işletmesi açılmasına izin verilmiyor. Marketler zinciri kurmak, otobüs, minibüs işletmeciliği yapmak, fırın açmak gibi işlerde yabancılara bazı sınırlamalar getirilmiş.

Yerli tarımsal üretimin artırılması, gıda işleme, paketleme sanayiinin geliştirilmesi, Etiyopya'nın ekonomik önceliklerinden biri. Bu bakımdan bu alanda yapılacak yatırımlar da teşvik kapsamında. Bu sektörde bilgi birikimi, teknoloji, makine ve teçhizata sahip Türk şirketleri için yatırım imkânları mevcut.

Geçen yıl bir şirketin daveti üzerine Türkiye'ye ziyarette bulunduğunu söyleyen restoranı işletmecisi Yosief Abrha, gıda işleme konusunda bir Türk ortakla iş yapma isteğini dile getiriyor. İnşaatını tamamladığı İtalyan tipi bir işyerini bize göstererek, "Yerim hazır. Şimdi tereyağı, süt ya da makarna ve bisküvi üretmeyi düşünüyorum. Bu konuda bir Türk ortakla çalışmak veya en azından makineleri Türkiye'den getirmek istiyorum." diyor.

Etiyopya, hayvan varlığı açısından Afrika'nın en şanslı ülkelerinden biri. Dünyada da ilk 10'a giriyor. Ülke 35 milyon sığıra, 20 milyondan fazla koyun ve keçiye sahip. Fakat tarım gibi hayvancılık da geleneksel yöntemlerle sürdürüldüğünden verim düşük. Dericilik de bu potansiyele rağmen gelişmemiş.

En büyük ithalat kalemi, buğday ve petrolden sonra makine ithalatı. Makine ve yedek parça ithalatında gümrük vergileri yüzde 5. Tüketim malı ithalatında ise yüzde 100'e varan oranlar söz konusu. Bu yüzden, Türkiye'de 60 Ykr dolayında olan bir paket makarnanın market fiyatı 1 dolara çıkabiliyor.

İLK YATIRIM, NECAŞİ TÜRK OKULU

Türkler adına Etiyopya'da gerçekleşen ilk ve en anlamlı doğrudan yatırım, Türk okulu. Almanya'daki Türk işadamlarınca açılan Addis Ababa'daki Necaşi Türk Okulu, 13 Eylül 2003 tarihinde eğitime başlamış. Şu an 82 öğrenciye hizmet veren okul için bu yıl yeni bir bina yapılıyor. 2 Mart 2005 günü Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın temelini attığı yeni bina ile okulun kapasitesi 600 öğrenciye çıkacak.

İşadamı Yusuf Dikbaş, Etiyopya'da yatırım ya da ticareti düşünen Türk işadamlarına önce gelip Etiyopya'yı görmelerini sonra karar vermelerini tavsiye ediyor. Temmuz ayında yapılacak deri ve ayakkabıcılık fuarının bu sektörde faaliyet gösteren Türk şirketleri için önemli bir fırsat olduğunu belirten Dikbaş, bugüne kadar Etiyopya'da düzenlenen fuarlara katılıp da iş bağlantısı yapmadan dönen olmadığını söylüyor. Dikbaş, kalkınma için eğitimli, donanımlı insanlara ihtiyaç olduğunun altını çizerek, inşaatı devam eden Türk okulunun bu bakımdan Etiyopyalılar tarafından takdirle karşılandığını ifade ediyor.

Addis Ababa'nın girişinde Alemgena bölgesinde inşaatı devam eden yeni okul, 22 bin metrekarelik arazi üzerinde kuruluyor. Yeni öğretim yılına yeni binada başlayacaklarını ve 14 Eylül'de açılış yapacaklarını söyleyen Okul Müdürü Barbaros Batır, "Okula en fazla sahip çıkanlar Etiyopya halkı. 82 öğrencimizin olduğu eski okulumuzda üçü Türk, diğerleri yerli olmak üzere toplam 14 öğretmenimiz var. Okulda İngilizce eğitim veriyoruz. Ana dil Amherikçe'nin yanında Türkçe de okutuyoruz." diyor. Açılış törenine Almanya'dan 100'ün üzerinde işadamının katılması bekleniyor.

Öğrendiğimize göre, bu ülkede beyaz öğretmenlerin eğitim verdiği okul bir anda popüler hale gelebiliyor. Ama Türk okulunun başka artı yönleri de var. Her şeyden önce Türk insanına bakış çok olumlu. Yeni açılacak bina ile birlikte artacak okul kontenjanından faydalanmak için gerek Müslüman gerekse Hıristiyan bütün Etiyopyalılardan yoğun talep geliyor. Özellikle Harar bölgesinden olup Addis Ababa'da yaşayan ve atalarının Osmanlı Türkü olduğunu söyleyen topluluk, çocuklarının bir Türk okulunda eğitim görmesinden, Türkçeyi öğrenmesinden son derece mutlu.

İşadamı Berhe Assefa da, Etiyopya için eğitimin hayati önem taşıdığı üzerinde duruyor. Bu yüzden Tigray bölgesinde kurulan Tigray Development Association'a (Tigray Kalkınma Derneği'ne) maddi destek sağlayan işadamları arasında. Bu kuruluşun en önemli faaliyetlerinden biri de eğitim. Kurdukları lise ve Mekelle Teknoloji Enstitüsü, eyaletin en başarılı öğrencilerine eğitim veriyor. Assefa, Afrika'nın bilinen imajının eğitim ve ekonomik kalkınmayla değişebileceğine inanıyor. Ve Türk işadamlarının Addis Ababa'da açtıkları okulu da bu açıdan takdirle karşıladıklarını vurguluyor. Assefa, bu okulların ülkenin diğer bölgelerinde de açılması gerektiğinin altını çiziyor.

Bu arada Addis Ababa'da, aralarında Yunan ve Ermeni okullarının da bulunduğu çok sayıda yabancı okul, uzun yıllardan beri faaliyet gösteriyor.

TİKA DA OKUL KURACAK

Geçtiğimiz yıl Başbakan Tayyip Erdoğan tarafından açılışı gerçekleştirilen Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı'nın (TİKA) Addis Ababa ofisi Afrika'da ilk. Ajans bu ofisle ilk kez Afrika'ya açılmış. Ofis Koordinatörü Himmet Özdenoğlu, 1990'lı yıllarda Orta Asya'ya olan akımın Afrika'ya da olacağının altını çiziyor. Etiyopya'nın yüksek yatırım potansiyeline vurgu yapan Özdenoğlu, Afrika'ya bakışın değişmesi gerektiğini belirterek, "Ne yazık ki, Afrika'ya karşı genelde bir bilgisizlik, küçümseme ve endişe var dünyada. Ama bu değişecek. Son dönemlerde Türkiye'den de uzmanlar geliyor. Gelenlerin fikri anında değişiyor. Keşke bu faaliyetlere 1980'lerde başlasaydık. Bu kıtaya açılmaya mecburuz." diyor. TİKA, bugüne kadar bilgi ve tecrübe paylaşımı programı çerçevesinde, 80 Etiyopyalı uzmanı Türkiye'deki kamu kurumlarına göndermiş. Susuzluk çeken değişik bölgelerde 30 dolayında su kuyusu açmış. Yakın bir gelecekte de Addis Ababa Üniversitesi'nde Türkoloji bölümü açılmasına destek vermeyi, Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte tekstil ve inşaat ağırlıklı bir meslek okulu açmayı planlıyor.

İEtiyopya'da Türk yatırımları başlamadan önce bir Türk müteahhitlik şirketi çimento fabrikası yapımını üstlenmiş. Söz konusu proje, Eritre sınırına yakın bölgede bulunan Mekelle şehrinde Enka İnşaat tarafından inşa edilen Messebo çimento fabrikası. Fabrikanın inşaatı 1997'de başlamış 2000'de bitmiş. İnşaatın 1998 Eritre savaşında bile kesintiye uğramaması, Türkiye adına iyi bir intiba bırakmış.

İmalat sanayiinde faaliyet gösteren ilk firma olarak da plastik kapı ve pencere üreten Ethio-Win şirketi biliniyor. Ufuk Aygün, kardeşiyle birlikte işe koyulmuş ve başlangıçta yaşadığı birtakım sıkıntılara rağmen ayakta kalmayı başarmış bir işadamı. Aygün, Etiyopya'ya gelecek işadamlarına öncelikle ihracat ve ithalatı tavsiye ediyor, üretim ve ortak seçimi konusunda dikkatli davranmak gerektiğini söylüyor.

Adıyaman'da faaliyet gösteren Narin Grubu ise, kısa bir süre önce özelleştirme ajansından kiraladığı Awassa ve Arbaminch tekstil fabrikalarıyla bu ülkede faaliyet gösteren en büyük Türk firması haline gelmiş. Awassa Textile Share Company CEO'su M. Habib Narin, 3 bin dolayında işçi çalıştırdıklarıını belirterek, devraldıkları tesisleri modernize ederek daha verimli hale getireceklerini söylüyor. Narin, Etiyopya'nın tekstil ve hazır giyimde zengin bir potansiyele sahip olduğunu ifade ediyor. Narin Grup bu iki fabrikaya mayıs ayı sonunda satın aldığı bir fabrikayı daha ilave etti. Özelleştirme ajansı, Edget iplik fabrikasını 1 milyon dolar bedelle Narin Grubu'na sattı. 68 bin 307 metrekare alan üzerine kurulu fabrikada 540 işçi çalışıyor.

VESTEL'DEN SONRA TOFAŞ DA ETİYOPYA'DA

Bunların yanında Etiyopyalıların çok yakından tanıdığı bir Türk markası var: Vestel. Etiyopyalı işadamı Tebarek Hassan, Addis Ababa'da kurduğu montaj tesisinde Vestel marka televizyon üretiyor. Parçalar Türkiye'den getirilerek burada montajı yapılıyor. Üretilen televizyonların çevre ülkelerde de satıldığı belirtiliyor. Televizyonu nihai ürün olarak ithal etmeye kalksanız yüzde 100 gümrük söz konusu. Fakat parçaların ithalinde yüzde 5 gümrük uygulanıyor. Hükümet, yurt içi üretimin gelişmesi için bunu özellikle yapıyor. Vestel'in yanı sıra Beko da ilk bayiliğini vererek bu pazarda yerine almaya başlamış.

Büyükelçi Can Altan'ın verdiği bilgiye göre, benzer şekilde Tofaş'la anlaşıp Addis Ababa'da otomobil üretmeyi planlayan bir Etiyopya şirketi Koç Grubu ile görüşmelerini sürdürüyor. Bu işbirliğinin de yakında sonuçlanması bekleniyor. Şirket Tofaş'ın ürettiği modellerden birinin montajını Addis Ababa'da yapmayı kararlaştırmış. Önümüzdeki günlerde Tofaş uzmanları gelerek buradaki uzmanlara montaj işlemleri hakkında kurs verecek. Kredi desteğini Hollanda'dan alan şirketin hedefi ilk yıl 500, ikinci yıl 1000 otomobil üretmek.

Sonuç olarak şunu söyleyebilirim. Şahsen ben kafamdaki Afrika'dan çok daha farklı bir Afrika gördüm Etiyopya'da. Açlık, yokluklar, hastalıklar ve ölümlerden başka. Fakirliği yenecek imkanlar, fırsatlar, kaynaklar fazlasıyla mevcut. Yapılması gereken öncelikle eğitim, ardından ortaklıklar ve "sen de kazan, ben de kazanayım" noktasında buluşma. Bu işbirliğinde "sömürge sabıkası" olmayan Türkiye ve Türk işadamları, Batılılardan çok daha şanslı görünüyor.

EKONOMİK BÜYÜME

2002 % 0,5

2003 % 3,4

2004 %11,3

2005 % 8,9

2006* % 7,5

* Hedef


ETİYOPYA İLE DIŞ TİCARETİMİZ (Bin $)

İhracat İthalat

2000 27.205 185

2001 32.315 450

2002 32.317 7.677

2003 49.657 20.129

2004 77.687 18.017

2005 109.378 30.293

2006* 31.301 9.373

*Ocak - Mart dönemi


EN FAZLA İHRAÇ ETTİĞİMİZ ÜRÜNLER

• Demir ve çelik

• Elektrikli makine ve cihazlar

• Metalden nihai ürünler

• Giyim eşyası ve aksesuarlar

• Sanayide kullanılan makine ve cihazlar



EN FAZLA İTHAL ETTİĞİMİZ ÜRÜNLER

• Yağlı tohumlar ve meyveler

• Deri, kösele, ham post

• Sebzeler, meyveler ve mamulleri

• Tekstil lifleri

• Hayvansal ve bitkisel hammaddeler